Mahmut Kemal, Midhat Cemal Kuntay'la beraber bir düğünde nikâh şahitliğine çağrılır. Gelinle damat içeri girince üstadın kaşlan çatılır. Gelin oldukça açık giyinmiştir zira. Bu duruma çok sinirlenen üstat damada yaklaşarak;- Burası plaj mı, zifaf odası mı oğlum? Şu kızın hâli ne böyle? diye azarlar.Salondan ayrılırken de yüksek sesle bağırır:- İnsanlar giyinir de soyunur da ama, herbirinin bir yeri vardır. Bu kızcağız çok aceleci davranmış!