Geçtin atılmış bir sigara ölüsü gibi yalnız kenttenBir ırmağın kollarında sıktığıSafralanmış gök altındaYıldız indiren yağmurdaGeceyi bir süt gibi içmiş olarakVe yangın yaprakları halinde.
Kapıları ardına dayalı evlerinÇatal sular akan kovuklarındanArayıp çocukluğunun zevrakçesiniKoyu elmas yalnızlığınıGüneş rahatsızı çocukluğununSesi boşaltılmış sokaklarındanGeçtin bir şeyi bir âna sığdırmak gibi.Kent suyu çekilmiş saksılardaSavaş alanlarına sürülmüş erkekleriniDağarcığından kadınlarınBir bir çekilerek.
Onlar ki tutup ellerindenTopraktan göğermiş elleriyleGeniş yaprak alınlarınıDayayıp süt bezlerineVe bırakıp kucaklarınaKentin boş vitrinlerineResimler çizen çocuklarını.
Çekince savaş kargılarını kandanGökyüzü çillerini doğurduSerperek senin de yüzüneKızartısı sulara vurdu doğu yaylalarınınVe ölümün yarım bıraktığı insanlarKoltuk değnekleri el arabalarıylaÇevirip göz namlularınıÇevirip çevirip çevirip.
Barış böyle geldiHiçbir değişikliğe uğratmadanHiçbir şeyi