hep yol boyunca düşündüm bunlarısadece kuşlardı aralanınca ölümün kapısı şarkı söyleyen çıplak ve yalnız.
sesleri çarkların ve dişlilerin seslerine benzeyen kuşlardı.
babam derdi ki,"bütün tiranlar ölümlüdür"
"acılı günlerde daha çok konuşacaksın ama zorda kalınca da susmasını bileceksin"
eskiden merdiven altlarına gizlenen gölgemo saklı bulutların izlerine yapışmışgök köpürdüğü zaman çılgın düşlere dalan
çocuktu.
gümüş kararmıyordu ıslak değildi yağmur iğdelerin ve keçi boynuzunun üzerinde henüz gezinmemişti kanlı ellerimiz.
ay yıkılınca ay yıkılınca
koca bir çınar gibi üstümüze sislerin arasında kırmızı bir ay.
kimi sözleri söylemeye sevda yetmemişti aşkın bile umarsız halleri olurdu peki şimdi kim bildirecekti ateşin vaktini
bize.