yalnızlaştıkça büyüyen tek sevdadır
içinden içine kendini yenileyen
bir bayram şekerinin edasıdır
görünüp gitmen
ve bayram çocuğunun şenlenmesidir
bende her gün başlayıp bitmen
dişlerim lime lime üzüm koruğu
ağzıma dökülüyor genç yaşamın
durgunluğu
hayatın kıyımıdır
çocukluğumun savrulmuşluğu
sökülen/çürüyen her diştir
sevdayı yüzünün anlamında
körükleyen
seni bana iklim tanımaksızın/gözetmeksizin
çivileyen
neden deme nedensizdir
seni sevmem
inadına alayına
tenim delik deşik bin bir parça
bu amansız diyabet
ölüme koşuyorum korkusuzca
her şeker bir ensülindir avuçlarımda
ağzıma bastığım
bir tutam sevdanın tadıyla
uzak yolları yürüyüp
devetabanlarını ezmem
ezildikçe kendime gel(eme)mem
bir bayram şekeridir
bendeki tükenmeyen sen
bu yüzden severek beklerim
bayramları ben
bir çocuk gibi düşerim
ilk sabahtan kapının eşiklerine
tüm şekerlerine talibim nedense
neden deme
nedensiz sevdim seni ben be
şekerliği koyma önüme
birer birer yemeliyim
bir ömür yetmesin bitirmeme
diğer kapıları çalıyorum
çık(a)mıyor kimse
açanlardan kokmaya bezgin kolonya dışında
alamıyorum bir şey
toprağını alamayan
hangi vatanda yürek durur ki
şekersiz avuçta kolonya
yol arayan izci
nedense
neden deme
nedensiz sevdim seni ben be
yine bayram olacak
yine heyecan çökecek yüreğine/kirpiklerine
her kapının vuruşunda ben geleceğim
bekle
sabah namazını kılacağım eşiklerinde
düşe düşe
gece 12'den sonra başlar bayram
ben de dururum evinin önünde nöbete
kimse sunmamalı elini
beni bekleyen şekerliğe
ya ben olmamalıydım her şeyden önce
ya bayramlar bitmeli
bu ömürde
sana sevdalıyım şeker bahane
yine hazırla arifeden şekerleri önüme
koyulacağım evinin yoluna
senden önce
keşke her gün bayram olsa
sakın deme
delinin zoruna bak be
ben sevdandan delirdim
işte öyle
neden mi
neden deme
ben seni nedensiz sevdim be
körü körüne değil
göre
en derininden en tepesine
en sıcağından en serinine
en beninden en senine
kökünden
dallarının en ucunda açan
tazecik çiçeğe
ve öğrendim bu hayatın yokluğunda
sevmenin nedeni olmazmış/çokmuş be.