Abdullah Cevdet, bir ara Shakespeare’in bütün eserlerini Türkçe’ye çevirmeye başlamış. Bir iki çevirisini yayımlamış. Fakat çeviriler hiç başarılı değilmiş. Shakespeare’in eserlerine lâyık bir tercüme yapamamış. Abdullah Cevdet bu tercüme işine devam ettiği bir sırada bir gün Süleyman Nazif’e demiş ki:
— Nazif, biliyor musun, şu Shakespeare’i çevirme işini bitirmeden öleceğim diye korkuyorum.
Süleyman Nazif bu yakınmadan yararlanarak kendi korkusunu açıklamış:
— Abdullah Cevdet, ben de tam aksine Shakespeare’i çevirme işini ölmeden önce bitireceksin diye korkuyorum. Herkes Shakespeare’in eserlerini ölümsüz diye bilir, sen onları Türkçe’ye çevirmekle ölümlü olduklarını ispatladın!..