Gök kuşağı yedi renk İstanbul. kılıfında sıyrılmış güneş. mevsim bahar ay nisan. Beyazıt suskun yetim. sultan Ahmet insan seli akar bakışları kirlenmiş iki göl. gamzeler çamura bulaşmış ay pamuktan minik iki el. adını bilmediğim çocuk dilenir henüz beş yaşında gözler ıslak boncuk,boncuk bir açılır,bir kapanır.. sesiz utangaç avuçlar. utanır yedi renk gök kuşağı gider. duygulanır bulutlar ağlar çocuk şaşkın İstanbul şaşkın. Sokaklar yağmurdan sel olup akar körpecik bedene kaldırım yataklar nerede her zorluğu aşanlar. utanır çocuk,utanır İstanbul. utanmaz yinede utanmaz insanlar solup,solup giden bir zambak. al sana hayat al sana yaşam adını bilmediğim çocuk dilenir henüz beş yaşında bir çocukla başlar her şey gelecek,umut ve yarınlar haykırmak geliyor içimden uyanırlar belki saraylardaki bey bir çocuk dilenir beş yaşında anlatır utangaç bakışlar binlerce çocuk sokaklarda mevsim bahar ay nisan Beyazıt suskun yetim sultan Ahmet insan seli akar bir çocuk dilenir beş yaşında