 Üye Girişi
 Ara - Bul
|
  
|
|
Fıkralar |
|
|
     |
10-01-2006 |
| DABANCAN BATSIN |
|
|
guruyagalasıca herif...
İsmayl'â ünlü bir kuyucu. O devirde kuyular bel'le kazılır, kova ile boşaltılır, ta ki, bol su bulunsun. Fatmâ'nımın da bağ'ına kuyu kazılacak, İsmaylâ'yı tavsiye etmişler. İsmayl'â aynı zamanda kahve tiryakisi, üstelik nazlı bir usta. Kahvesi, kuyu kazarken sık sık gelmezse, dedikleri olmazsa, işi yarım bırakır çeker gider.. İsmayl'â böyle bir adam. Fatma'mın da erkeği yok, yalınız bir kadıncağız, durum kendisine izah edilmiş, sık sık kahve getirmesi tenbih edilmiş. İsmayl'â kuyuyu kazmaya başlamış. Aradan biraz zaman geçince Fatma'nım kahve tepsisi ile gelmiş kahveler içilmiş, kuyu kazmaya devam edilmiş. Aradan birkaç saat daha geçmiş, kuyu epey ilerlemiş, kuyuya kahveyi kovanın içerisinde sarkıtmışlar. İsmayl'â kahvesini içmiş. Çalışmalar sürüp giderken Fatma'nım da merak içerisinde arada bir kuyuya eğilir İsmayl'âya sorarmış: - İsmayl'â su nereye geldi?... - Ayak bileklerime çıktı!. Aradan zaman geçer, kahveler gelir, kuyuya kova içerisinde sarkıtılır, kahve içilir, Fatma'nım: - İsmayl'â su nereye geldi?... - Diz gapaklarımı buldu!. Yine aradan zaman geçer, yine karşılıklı soruşmalar, «Baldırımda» cevabı alınır, derken akşama doğru, Fatma'nım yine kahve tepsisi ile kuyunun başına gelir, kahve aşağı sarkıtılır, Fatma'nım yeniden sorar: - İsmayl'â su nereye geldi??.. aşağıdan tok bir sesle cevap gelir: - Dabanca'da... Fatma'nım sorduğuna soracağına pişman olur, arkasına döner, bir yandan da: - Annaaavvv.. Dabancan batsın guruyagalasıca herif!.. demekten kendini alamaz. O gidiş, gidiştir, kuyu bitinceye kadar ne kahve gelir, ne de Fatmâ'nım...
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|