Bir imtihandı Mîrâc, düştü küfre gulgule,
Fakat, elhamdülillâh, toz konmadı O güle.
Alaylı bir edâyla, Ebûbekre geldiler,
“O’nun dediklerine inandın mı?” dediler.
Dedi ki; “O ne derse, doğru söyler. Sözü hak,
Daha da ne söylerse, inanırım muhakkak!...”
Başta Sıddîk-i ekber sarsılmadı bir zerre,
O’na şeksiz îmânla bağlanmıştı bir kerre.
Ebûbekir bu yüzden aldı “Sıddîk” unvânı,
Cenâb’ı Hak yanında, üstün oldu îmânı.
Sonra eshâb fütursuz inandılar bu işe,
Hiç gelmedi onlara aslâ şüphe, endîşe.
Tasdîk edip cümlesi hep tebrîke gittiler,
Bir kaç zayıf îmanlı ancak inkâr ettiler.