Kırıkışlalı Kara Mıstık günün birinde İstanbula gidiyor. O yılların en caf caflı yeri, taşralılar için Sirkeci.. Oteller orda. Gülhane Parkı orda. Vitrinleri balık, İstakoz dolu lokantalar orda. Mıstık da öğlen yemeğini yedikten sonra Gülhane Parkına gider. Bakar ki millet parkın kanapelerinde sereserpe yan gelmiş, kadın-erkek herkesin elinde bir gazete.. " Allah allah " der, elin İstanbullusu fors yapar da biz yapamaz mıyız.. Hemen bir gazete de o alır, okur gibi yapar. Oysa Mıstık okur-yazar değildir. Kanepenin yanına oturan bir kadın, Mıstığa bakar bakar da:- Amca gazeteyi niçin ters tutuyorsun? der..Mistik gayet pişkin cevap verir:- Doğruyu kim olsa okur. Marifet, benim gibi okumaktır..