<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-1" ?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" href="RSS_xslt_style.asp" version="1.0" ?>
<rss version="2.0" xmlns:WebWizForums="http://syndication.webwizguide.info/rss_namespace/">
 <channel>
  <title>Tek Sevgi - Forum</title>
  <link>http://www.teksevgi.com/forum</link>
  <description>XML içerik linki; Tek Sevgi - Forum : Son 10 Gönderilenler</description>
  <copyright>Copyright (c) 2006 Web Wiz Forums - All Rights Reserved.</copyright>
  <pubDate>Fri, 30 Jul 2010 11:25:29 +0000</pubDate>
  <lastBuildDate>Mon, 26 Jul 2010 03:07:08 +0000</lastBuildDate>
  <docs>http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss</docs>
  <generator>Web Wiz Forums 8.06</generator>
  <ttl>30</ttl>
  <WebWizForums:feedURL>www.teksevgi.com/forum/RSS_topic_feed.asp</WebWizForums:feedURL>
  <image>
   <title>Tek Sevgi - Forum</title>
   <url>http://www.teksevgi.com/forum/forum_images/web_wiz_forums.gif</url>
   <link>http://www.teksevgi.com/forum</link>
  </image>
  <item>
   <title>&#304;nsan Kaynaklar&#305; : Daha İyi Toplum, Daha İyi Sonuçlar, Eğitim, Biz ve Başkaları</title>
   <link>http://www.teksevgi.com/forum/forum_posts.asp?TID=278&amp;PID=333#333</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.teksevgi.com/forum/member_profile.asp?PF=1">hrkaripcin</a><br /><strong>Konu:</strong> Daha İyi Toplum, Daha İyi Sonuçlar, Eğitim, Biz ve Başkaları<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 26 Jul 2010 Saat 3:07am<br /><br /><P align=justify>Bizler normal yetişkinler olarak; değişmek, daha iyi olmak, hep aynı hataları yapmamak isteriz. Dahası çocuklarımız, yanımızda çalışan insanlar ve çevremizdeki eş, dost, arkadaş her kimse; onların da daha iyi olmalarını, aynı hataları sürekli olarak yapmamalarını arzu ederiz. Bu isteğe ulaşmak için de; insanlara nasihat ederiz, eğitmeye çalışır, onları eğitimlere, kurslara, bazen psikiyatrist veya psikologlara dahi göndeririz. Amacımız onları pozitif yönde değiştirip, daha da iyi olmalarını sağlamaktır... Onların da kendimizin de "daha iyi olması" arzu edilir sonuçlara yani; amaçlarımıza ulaşmamız için gereken sürekli bir düzeltmedir.</P><P align=justify>Daha fazla eğitilmiş, daha da "doğru" davranan, daha çok şey bilen insanlar; sosyal bir canlı olan insanın ailesi, işi ve arkadaş çevresi ve hatta tüm toplum ve insanlık için arzu ettiği bir durumdur. Hatalardan ve hatalı davranışlardan şikâyet ederiz. Bu durumları hiç istemeyiz...</P><P align=justify>Elbette eğitimin, öğrenmenin, bilgi paylaşmanın ve her türlü yardım ile "istişarenin" hepimiz için geliştirici yararı çoktur. Peki öğrenmenin ve eğitimin neden ömür boyu sürdüğünü sadece değişime ve öğrenilecek yeni şeylerin olduğuna mı bağlamak gerekiyor?</P><P align=justify>Teknik ve güncel "öğrenim" dışında kalan asıl eğitim; "İnsanlık ve Doğru Davranış Eğitimi" neden önemli ve sürekli olmalı? diye düşündüğümüzde, "Doğru / ideal davranışları kazanmanın" zaman istemesi kadar; "Doğru ve iyi insanın" iyi vatandaşların "iyi şeyler" üreteceği, toplum yaşamında motivasyona, sevgiye, biribirine ve hayata bağlılığa hatta, teknik konularda bile gelişmeye, "sürekli öğrenmeye" katkısı olacağını görmeliyiz.</P><P align=justify>Toplum en küçük "çekirdek aileden" başlayıp; iş ve arkadaş çevresine, giderek hiç tanımadığımız diğer insanlara kadar bizi biz yapan olgudur. Tüm ihtiyaçlarımız, en ilkel ve hayvanlarda da olanlarından tutun en karmaşık isteklerimize kadar toplum dediğimiz; "başkaları" tarafından karşılanmaktadır. Sevgi ve saygı görmek isteriz. Bunu yapacak karşımızdaki bir başka insandır... Ev, araba, seyahat, dinlenmek, ünlenmek, öğrenmek, konforlu yaşamak, güven duymak ve güvenilmek, birisi tarafından sinirlendirilmemek, rahatsız edilmemek isteriz. Bunları bize sağlayacak olanlar da, diğerleridir. Toplumdur... Oysa bir yanda da ne kadar büyük bir "ego"muz var. "Biz kendimiz ne kadar önemliyiz." Nefsimizi aşmak ne kadar zor değil mi?</P><P align=justify>Bu minik hatırlatmadan sonra başa dönerek şunu söyleyeceğim; nefsimizi yenerek, kendimiz örnek insan olamıyor, "fazlaca hata yapıyor" ve kendimizin de "ideal olarak" istediği davranışlara önce "kendimiz" giremiyorsak, çevremizdekilere sadece o da "yarım yamalak" teknik bazı şeyler öğretebilir ve sadece bu konularda gelişimlerini sağlayabiliriz.</P><P align=justify>Buna karşılık; aynı insanların genel kabul görmüş "doğru" davranışlarda bulunmalarını, örneğin; açık ve net olmalarını, kendilerine güvenmelerini, insanlar ile "mış" gibi yapmadan ve onları anlamaya çalışarak iletişim kurmaya çalışmalarını veya iyi birtakım olabilmelerini sağlayamayız.</P><P align=justify>Bir işletmede sürekli "kalite" sözü ediliyorsa, kalite konusunda çok daha dikkatli olun... Yine; bir başka işletmede sloganlar havada uçuşuyorsa ve bunlar içinde örnek bir tanesi de; "Biz birtakımız" ise; takım diye aramanız gereken sadece "ciğer takımı" veya benzeri bir takım olabilmektedir... Maalesef bu örnekleri o kadar çok gördüm ki; sizlerin de dikkatini çekmek istedim. Aman bu tür kişilerden olmayalım. Hele birilerine örnek olmak, onları doğruya sevk etmek ve eğitmek istiyorsak...</P><P align=justify>Kendileri sigara içen ve fakat, çocuklarına "Sigara içmeyin, sağlığınızı düşünün..." diyen bir baba fazlaca etkili olmazken; kendisi sigara içmeden bu nasihati veren baba, çok daha etkili ve genelde "sonuç" alıcıdır.</P><P align=justify>Bizler iş yaşamımızda bu gerçeğe çok dikkat etmeliyiz. Doğru şeyleri isteyen ve bu doğrulara ulaşılması için, konuşan, nasihat veren, eğitimler verdiren bir yönetici olabiliriz. Sizi temin ederim ki; bizler, kendimiz değişip, örnek olmaz isek, yaptıklarımız "nafile" mertebesini aşamaz. Bizler, en önce ve hatta beklide bir tek,"kendimizi değiştirebiliriz...".</P><P align=justify>Kendimiz değişerek, ideale doğru yol almaya başladığımızda, işimiz çok daha kolay olur ve diğer insanlara sadece yönetici olarak değil; "Lider bir yönetici" ve "Lider bir arkadaş" hatta "Lider bir eş ve baba/anne" olarak hizmet etmiş, onların gelişimine, eğitimine çok daha fazla katkı sağlamış oluruz. Çevremiz, işimiz ve toplum geliştikçe de; daha az üzülür, daha az sinirlenir ve çok daha fazla verimli oluruz.</P><P align=justify>Önce biz değişelim.</P><P align=justify>Biz daha da&nbsp; ideal&nbsp; davranma gayreti&nbsp; içinde olalım ki; toplumdan ve çalışanlarımızdan da beklemek hakkımız olsun...</P><P align=justify>Biz insanlar daima ideal ve doğru olan fakat; kendimizde olmayanı "çok konuşmak" eğilimindeyizdir. Bir tespitim vardır ki; hep örnekler veririm. Sizlerle de paylaşmak istediğim bu tespit istisnaları hariç şudur:</P><P align=justify>Evet diyorsak yanılıyoruz. Cevap, bekli de çok küçük bir ölçüde doğru olabilir. O da; teknik değişimi yakalamaya ve bazı teknik yeniliklere adapte olmaya ihtiyacımızın yadsınamaz olduğundandır.</P><P align=justify>Ahmet Levent ÖNER</P>]]>
   </description>
   <pubDate>Mon, 26 Jul 2010 03:07:08 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.teksevgi.com/forum/forum_posts.asp?TID=278&amp;PID=333#333</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>&#304;nsan Kaynaklar&#305; : Aktif Olarak Başarıyla Satış Yapacak Eleman Neden Kolay Bulunmuyor?</title>
   <link>http://www.teksevgi.com/forum/forum_posts.asp?TID=277&amp;PID=332#332</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.teksevgi.com/forum/member_profile.asp?PF=1">hrkaripcin</a><br /><strong>Konu:</strong> Aktif Olarak Başarıyla Satış Yapacak Eleman Neden Kolay Bulunmuyor?<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 26 Jul 2010 Saat 3:06am<br /><br /><P align=justify>Aktif Olarak Başarıyla Satış Yapacak Eleman Neden Kolay Bulunmuyor?</P><P align=justify>Bulunursa da Neden Kalıcı Olamıyor?</P><P align=justify>Bu soru iş yaşamında en sık rastlanan sorulardan biri olup; önemli bir ihtiyacın sorun durumuna gelmiş halidir</P><P align=justify>Önce "Satış Elemanı" neden bulunamıyor sorusunu cevaplamaya çalışayım: Satış mesleği fiktif yönü hiç olmayan meslektir. Söz söylemek, lâf anlatmak, satış görevini ifa ederken ne kadar önemliyse de satıcılık "lâf kaldırmayan, kısaca palavraya gelmeyen bir iştir. Satış mesleği, sözden fazla icraat (eylem) ve bilgi kadar hatta bilgiden fazla beceri gerektirir.</P><P align=justify>Öyle ya; müşteri bulacaksın, müşteriyi elde tutacaksın, müşteriden "parasını alacaksın" tüm bunları sürekli kılabilmek için de; çalışkan, oturmayı sevmeyen, hatta kabına sığamayan bir insan olacaksın; hem empatik iletişimi (ikna etmeyi) bileceksin, hem çok bilgili olacaksın, hem de ukalâ olmayacak hatta biraz "esnaf" ruhlu olacaksın. Ölme eşeğim, ölme...</P><P align=justify>Satış bence tüm mesleklerin anasıdır ve her meslekteki insanın mutlaka biraz da satıcı olması gerekirken, bir de çeşitli mal, hizmet ve fikri satarak sadece bu işten para kazanan insanın durumunu düşünün. Satış gerçekten de zor, fakat zevkli bir "yaşam mesleğidir"</P><P align=justify>Satıcılık "ikna edicilik" ve yaşam mesleği olduğu halde; satıcılığı halen çoğumuz yeterince beceremiyoruz. Hatta bununla övünenler ve "satıcı olamamayı" marifet sayanlarımız var. "Ben satıcılığı beceremiyorum" demek;</P><P align=justify>• Ben insanlara haber veremiyor, istek ve önerilerimi anlatamıyorum,<BR>• Amaçlarıma ulaşmak için ya zor kullanıyorum yada mevkii gücümü veya babalığımı, ağalığımı, ağabeyliğimi kullanıyorum.<BR>• Bazen "ağlayıp, sızlanıp" kendimi açındırıp; istediklerimi yaptırıyorum.<BR>• Bazen de; "Hasbel kader bilgi kazandım. Bilgim var. Bu nedenle birileri bana "mecbur", bana seve, seveC!') katlanmak zorundalar..." Kısaca durumumu idare ediyorum, velhasıl, bir şekilde insanlara açık veya gizli şekilde tahakküm ederek, geçinip gidiyorum demektir...</P><P align=justify>Hiç unutmayalım ki; şartlar ve durum gereği, çevremizde bizimle beraber olmak durumunda kalan insanlar, biz gerçek bir satıcı olduğumuzda bizimle istekli olarak daha uzun süre beraber olabilirler. Aksi takdirde, yarım verimle ve gözleri dışarıda kalarak onlar da durumu ve bizzat "bizi" idare ederler. İnsanların "özü candan" beraber olmadıkları her ortam bunun aksine nazaran, verimsiz, daha az bağlılık, saygı ve sevginin olduğu "zorlama" yapay ortamlardır. Bu durum, aile ve iş ortamı için de geçerlidir. Kendimizi kandırmadan düşünürsek, sizce doğruluğu ne kadar?</P><P align=justify>Kısaca başarı gösterecek bir satıcı bulmak; kendinle barışık, insanı ve yaşamı anlayabilmiş, ikna becerisi kazanmış ve geliştirmiş, hayata pozitif bakan ve çalışmayı, hareket etmeyi seven "sağlıklı" bir insan bulmak kadar kolay veya zordur...</P><P align=justify>Satış eğitimlerimde "Neden satış mesleğini seçtiniz?" diye sorduğumda bir sınıf dolusu katılımcının neredeyse yüzde sekseni şunlara benzer cevaplar vermektedirler:</P><P align=justify>• "İnsan ilişkileri gerektiriyor. Ben de sosyal ve konuşkan insanım..."<BR>• "Bir yere bağlılığı ve sürekli oturması yok. Otoyla geziyoruz..."<BR>• "Ben başka bir iş bulamadım. Bu işi buldum bu nedenle..."<BR>• "Satıcılığın kazancı daha iyi dediler. Bu nedenle..."<BR>• "Satış işinde çok daha özgürüm, vaktimi kendim istediğim gibi planlayabiliyorum..."</P><P align=justify>Bunların hepsinde doğruluk payı olmasına rağmen, satış mesleğini seçmek için gereken kişisel vizyon ve misyonu ifade etmekten çok uzaktalar.</P><P align=justify>Başarılı satıcılar, insanlara hizmet etmeyi, işlerini kolaylaştırmayı, onları "doğruya" yönlendirmeyi arzulayan kişiler oldukları takdirde satış mesleğinde öne çıkabilmektedirler. Keza; bir firmaya, satıcılık için başvuran insan, o işi kuran müteşebbis kadar sektöre, işe ve ürünlere inanıyor, onları satmaktan gurur duyuyor olmalıdır. İyi satıcı demek bu vizyon ve misyon ile harekete geçen halis insan, halis vatandaştır. Özetle; "Gezmek tozmak, hür olmak ve çorba parasını kotarmak" için yapılan satıcılık sadece "başarısızlık" ile sonuçlanmaktadır.</P><P align=justify>İşin pratiğini özetlersek; kendini geliştirmiş, kendinden kaçmayan, kendini aşmak ve kanıtlamak isteyen, masa arkalarına sığınarak, fiktif görevlerde teorik işlerle uğraşmak yerine; sürekli imtihan ve çabalama ortamını seçmiş, vizyonu ve misyonu olan; çalışkan, gelişip, öğrenmeye açık insanlar her meslekte bilhassa satıcılıkta başarı adayıdırlar. Satıcıda yukarıda saydığım özellikler yoksa veya yetersiz ise; başka bir mesleğe göre çok daha çabuk başarısız olur. Başarısızlığı "iyot gibi açığa çıkar". Eh bu durum oluşunca da; satıcı ya kendi gider, ya da gönderilir. Kalıcı olamaz. İlanlar verilir. Yeni satıcılar aranır...</P><P align=justify>Rastgele ve başarısız olacak satıcı almamız (istihdam etmemiz) dışında, neden kalıcı olamıyor satıcılar dersek; bu konuda da gözlem ve izlenimlerimi paylaşayım:</P><P align=justify>Diyelim ki; iyi ve başarılı "olabilecek" bir satış görevlisi istihdam ettik. Bu elemanların tatmin edilmesi, bakımı ve yönlendirilmesi de oldukça zordur... Satıcıya lider olmak rutini daha fazla olan bir masa başı işinde çalışanlara veya yine bir depo çalışanına, hatta üretim işinde çalışanlara liderlik etmeye benzemez. Satıcılık da satıcıya liderlik etmek de bilgi kadar, beceri de gerektirir. Sahadan kopuk, bilgisi yetersiz, becerisi az yöneticiler satıcılara liderlik yaparken zorlanırlar. Hatta yapamayabilirler.</P><P align=justify>Bunların yanında, satıcı daha özerk, daha girgin; adeta müteşebbis yönü olan ve zaten bu yönleri olmasa "başarısız" olacak bir elemandır. Satıcı kendisine organik açıdan bağlı olmayan ve "cebinden parasını alacağı" müşteriler ile çalışması, dahası baş etmesi gereken bir elemandır. Satıcıyı sarsacak, motivasyonunu düşürecek günlük olayların ortaya çıkma olasılığı başka işleri yapan elemanlara göre daha fazladır.</P><P align=justify>Satıcı, müşterileri ile kendi lideri ve firması arasında yastık durumunda kalan elemandır. Yararları, ilişkileri, her konuyu dengelemek ve ilişkileri uzun vadede sürdürmek zorundadır. Dışa dönük ve bizatihi dışarıda "piyasada" olan satıcı sürekli çevre edinir ve geliştirir. Girgin ve satıcı mizacı gereği az ile yetinmez. Şartlarını daha iyileştirmek ister. Bu durumda satıcının "iyi maaş" veya daha da iyisi "sağlam, iyi çalışan bir prim sistemi" ile desteklenmesi, ödüllendirilmesi gerekir.</P><P align=justify>Oysa satışa sadece sözde değer veren pek çok firma, satıcılarını gereği kadar yüksek ücretle istihdam edemedikleri gibi, çalışan iyi ve sağlam bir prim sistemi ile de ödüllendirememektedirler. Bunların üzerine, yetersiz hatta hatalı bir "Satış Liderliği" de gelince, bu kez de en önce "en başarılı elemanlar" olmak üzere eleman kaybı oluşmakta, yeni eleman arama çabaları adeta hiç bitmemektedir.</P><P align=justify>Ahmet Levent ÖNER</P>]]>
   </description>
   <pubDate>Mon, 26 Jul 2010 03:06:28 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.teksevgi.com/forum/forum_posts.asp?TID=277&amp;PID=332#332</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Her &#351;ey Dahil Sistem : Sebzeler ve Faydaları</title>
   <link>http://www.teksevgi.com/forum/forum_posts.asp?TID=276&amp;PID=331#331</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.teksevgi.com/forum/member_profile.asp?PF=1">hrkaripcin</a><br /><strong>Konu:</strong> Sebzeler ve Faydaları<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 25 Jul 2010 Saat 12:40pm<br /><br /><P align=justify>Sebze ve meyveyi az yiyenlerde cesitli hastaliklar daha cok goruluyor ve bunlar ciliz, boysuz, dayaniksiz ve kisa omurlu oluyor.</P><P align=justify>Ispanak yemenin faydaları nelerdir</P><P align=justify>Amerika BirlesIk Devletleri nde (ABD), tuketimde ispanak salatasi basi cekiyor. Demir yonunden zengin, koyu yesil yaprakli ve guzel tadi olan ispanak, diger yaprakli sebzelere nazaran daha cok protein iceriyor. Salatada yenilen cig ispanak, harika bir lif kaynagi. Ispanak suyu, bol C vitamini ile soguk alginliklarina karsi dayaniklilik veriyor ve hemoroid rahatsizligina iyi geliyor.<BR>Ispanak, provitamin A, C vitaminleri, demir ve cesitli enzimlerce cok zengin olup, bu maddeler, insanda bol kan yapiyor. Ispanak ayrica, kemiklerin ve dislerin saglamligini temin ediyor. Ispanak suyu, kalp adalelerini de kuvvetlendiriyor. Ozel enzimi ile pekligi giderip bagirsak zehirlenmesini onluyor. Kalp rahatsizligi olanlara, haftada 1-2 fincan taze sIkilmis ispanak suyu icmeleri oneriliyor.<BR>Uzmanlar, ispanagin, karacigeri, lenf bezlerini, kan dolasimini uyardigini belirterek, hamilelere, kanli-canli bir bebege sahip olmalari icin bol ispanak yemelerini tavsiye ediyor.</P><P align=justify>Fasulye</P><P align=justify>Taze fasulyenin, vucudun calismasini, gelismesini ve tamirini sagladigini vurgulayan uzmanlar, genc-ihtiyar herkese tavsiye ediyor. Uzmanlar, taze fasulyenin, pankreas bezesini, bobrekleri, karacigeri ve kalbi kuvvetlendirdig ini, albumin ve sekerde de cok fayda verdigini bildiriyor.</P><P align=justify>Bezelye</P><P align=justify>Kansizligi gideren ve pekligi geciren taze bezelyenin, kan kanserine karsi koruyucu etkisi oldugunu ifade eden uzmanlar, gida degeri ve insana zarar vermeme bakimindan fasulyeden daha ustun oldugunu savunuyor.</P><P align=justify>Sivri Biber</P><P align=justify>Uzmanlar, biberlerde, bol beta karoten, C, P ve K vitaminleriyle bazi alkoloidler bulundugunu kaydederek, bunlarin, mideyi kuvvetlendirdig ini, istah actigini ve mide tembelligini giderdigini soyluyor. Ozellikle aci biberin, erkeklerde cinsel istegi arttirdigini belirten uzmanlar, P vitamini ile damarlari yumusatip kanamayi onledigini, K vitamini ile de kanin pihtilasma kabiliyetini arttirarak kanamalari durdurdugunu bildiriyor.</P><P align=justify>Patlican</P><P align=justify>Uzmanlar, patlicanin, A vitamini, fosfor ve kendine has bazi esanslara sahip oldugunu, bunlarla sinirleri teskin ettigini ve kalp carpintisini giderdigini vurguluyor. Patlicanin pankreas, karaciger ve bobrekleri kuvvetlendirdig ini, bol idrar sokturdugunu, vucuttaki fazla suyu disari bosalttigini ve kilo verdirdigini kaydeden uzmanlar, seker hastalarinin, patlican salatasindan cok fayda gordugunu, kansizliga iyi geldigini, kani arttirdigini ve kalbe sukunet verdigini ifade ediyor. Uzmanlara gore, patlican, en saglikli olarak kul veya ocakta pisirilip kabuklari soyulmali ve ince kiyilmali.</P><P align=justify>Lahana</P><P align=justify>Bol miktarda B, C ve E vitamini ve potasyum iceren lahananin, seker ve romatizma hastalari icin de cok faydali oldugunu belirten uzmanlar, bol arsenik, kukurt ve vitaminleri ile kani temizleyip cildi guzellestirdigini, bol idrar sokturdugunu, vucuttaki suyu ve zehirli maddeleri idrarla disari attigini bildiriyor. Uzmanlar, lahananin kansizligi giderdigini ve kansere karsi etkili oldugunu da kaydediyor.<BR>Uzmanlar, sadece lahana cesitlerinde bulunan U vitamininin, mide ve bagirsaklarin ic yuzeyini korudugunu, oralardaki yaralarin iyilesmesini sagladigini da vurgulayarak, bu sebzenin, yaslanmayi onleyici ve kalp krizine karsi koruyan bir mineral kabul edilen selenyumun kaynagi oldugunu hatirlatiyor. Uzmanlar, selenyumun ayrica, saglikli gorunuslu bir cilt verdigini ve erkegin cinsel gucunu arttirdigini da belirtiyor.</P><P align=justify>Karnabahar</P><P align=justify>Fosfat ve potasyum ihtiva eden ve iceriginde, kadinlari gogus kanserine karsi koruyan indol-3 karbonal bulunan karnabaharin, lahanadaki besin degerinin coguna sahip oldugunu bildiren uzmanlar, “Karnabahar cicek oldugu icin, bol bol fosfor ve vitaminleri, cinsiyet hormonu, bol E vitamini ve protein icerir. Bu maddeleri ile cinsel gucu arttirir, buna bagi olarak kalp rahatsizliklari ni da giderir. Sinirleri ve beyni iyi calistirir, onlarin yipranmasini onler” diyorlar.</P><P align=justify>Brokoli</P><P align=justify>Uzmanlar, brokolide, havuctakinden daha fazla beta karoten bulundugunu soyleyerek, bu sebeple yenilebilecek, suyu icilebilecek en iyi besinlerden oldugunu kaydediyor. Beta karotenin, guclu bir kanser savascisi oldugunu vurgulayan uzmanlar, yemek borusu, mide, bagirsak kanserleri tehlikesini azalttigini ifade ediyor.<BR>Brokolinin ayrica, B1 ve C vitamini ile dolu oldugunun altini cizen uzmanlar, yuksek miktarda kalsiyum, kukurt, potasyum ve selenyum maddeleri icerdigini belirtiyor. Mineral ve demir eksIkligini gideren brokolinin vitamin deposu oldugunu bildiren uzmanlar, suyunun havuc veya elma suyu ile karistirilarak icilmesinin de faydali oldugunu kaydediyor.</P><P align=justify>Pirasa</P><P align=justify>Pirasanin bol vitaminleri, mineralleri ve cesitli nitritleri ile cok sifa verici ozelligi bulundugunu vurgulayan uzmanlar, mide-bagirsak rahatsizliklari , deri hastaliklari, damar sertligi icin faydali oldugunu belirtiyor.<BR>Uzmanlar, pirasa yemeginin, bagirsaklara yumusaklik verip pekligi giderdigini, hemoroidi olanlara da ferahlik sagladigini bildiriyor. Uzmanlar, pirasa corbasinin, bobrekleri calistirarak bol idrar sokturdugunu ve vucutta birikmis ure asidi ve urat tuzlarini disari attigini ifade ediyor.</P><P align=justify>Enginar</P><P align=justify>Karaciger ve kalbin en iyi dostu olan enginarin kani temizledigini ve yorgunlugu giderdigini vurgulayan uzmanlar, diger zehirli maddeleri ve yorgunluk maddelerini idrarla disari atarak vucuda dinclik verip dinlendirdigini soyluyor. Uzmanlar, enginarin, beyin yorgunlugunu cabucak gecirdigini, kalp adalelerini kuvvetlendirdig ini, onu rahatsiz eden ure ve kolesterolu dusurerek kalbin rahat calismasini sagladigini, seker hastalari icin de cok faydali oldugunu, mide ve bagirsaklari dezenfekte ederek ishalleri durdurdugunu kaydediyor.</P><P align=justify>Kereviz</P><P align=justify>Kerevizin yaprak ve saplarinin, bol vitaminleri ve cesitli madeni maddeleriyle cok faydali oldugunu belirten uzmanlar, mideyi kuvvetlendirdig ini ve istah actigini bildiriyor. Uzmanlar, kerevizin, ic salgi bezlerini ve ozellikle vucutta cok cesitli vazifesi olan bobrek ustu bezlerini calistirdigini, sinir yorgunlugunu da onledigini ifade ediyor. Kani pisliklerinden temizledigini ve sivilcelerin gecmesine, yuzun pembe bir hal almasina yaradigini vurgulayan uzmanlar, kerevizin diger faydalarini soyle siraliyor: “Karacigerin sisligini giderip onu yorgunluk maddelerinden temizliyor. Sariligi gideriyor, bobrekleri calistiriyor, fazla suyu disari atiyor. Bobreklerden kumu, tasi dokuyor. Sismanlari zayiflatiyor ve cinsel faaliyeti cok arttiriyor.”</P><P align=justify>Semizotu hangi hastalıklara iyi gelir</P><P align=justify>Semizotunun, kanama hastaliklarinda ve peklikte cok faydali oldugunu kaydeden uzmanlar, kani temizledigini, bol idrar sokturdugunu, kani, ure ve benzeri pisliklerinden temizledigini, sinir krizleri ve beyin yorgunlugunu gecirdigini, bobrekteki kum ve tasi doktugunu bildiriyor.<BR>Semizotunun, seker hastalarinin susuzlugunu azalttigini, sismanlara kilo verdirdigini belirten uzmanlar, semizotu, yesil salata olarak yenirse faydasinin fazla oldugunu ifade ediyor.</P><P align=justify>Patatesin besleyici özellikleri nelerdir, vücudumuz için faydası nedir ?</P><P align=justify>Avrupa ve ABD de mutfagin bas kosesinde yer alan patatesin besleyici maddelerinin cogunlugunun, kabugunun hemen altinda veya yakininda oldugunu belirten uzmanlar, bu sebeple patatesin, kul veya buharda pisirildikten sonra soyulmasi gerektigini vurguluyor.<BR>Patatesin mutlaka salata veya soganla yenilmesi gerektigini ifade eden uzmanlar, patates, yagda kizarmis olarak yenmezse kilo aldirmadigini, sismanlar ve seker hastalari icin iyi bir gida oldugunu bildiriyor. Seker hastalarinin, ekmek yerine bol patates yiyebilecegini soyleyen uzmanlar, ancak potasyumun zayi olmamasi icin, patateslerin kulde veya cift tabanli tencerede pisirilmesi gerektigini kaydediyor.<BR>Uzmanlara gore, patatesin yaklasIk yuzde 20 si karbonhidrat ve kalori degeri oldukca dusuk. Bol B vitaminleri, C vitamini, protein, kalsiyum, demir ve fazla miktarda potasyum iceriyor. Orta boy bir patates, gunluk C vitamini miktarinin 1/3 unu temin ediyor. Sindirimi kolaylastiriyor. Bagirsaklari, bobrekleri ve kani temizliyor, kabizligi onluyor. Kansere karsi koruyor ve yorgunluga karsi birebir.</P><P align=justify>Domateste hangi vitaminler bulunur ve ne gibi faydaları vardır</P><P align=justify>Bol ve cesitli vitaminleri, mineralleri ve faydali organik asitleri ile tibbi degeri cok yuksek bir sebze olan domatesin, vucuda kukurt, fosfor ve organik sodyum verdigini vurgulayan uzmanlar, bir domatesteki C vitamininin, tavsiye edilen gunluk miktarin yuzde 50 sinden fazla oldugunu bildiriyor.<BR>Uzmanlar, domatesin damarlari yumusattigini, kani durulttugunu, ure miktarini dusurdugunu, vucudu genclestirdigini belirterek, kalp, karaciger, bobrek bozukluklari ve sekerliler icin cok faydali oldugunu ifade ediyor.<BR>Domatesin, bobrekleri calistirarak bol idrar sokturdugunu ifade eden uzmanlar, vucutta biriken ure asidi ve urat tuzlarini eriterek idrarla disari attigini, vucutta biriken suyu bosalttigini kaydediyor. Uzmanlar, kansere tutulmamak icin domatesin iyi bir sebze oldugunu bildiriyor.<BR>Domatesin C ve E vitaminleri icerdigini, zengin bir potasyum kaynagi oldugunu ve cok az miktarda tuz bulundugunu soyleyen uzmanlar, yuksek kan basincini dusurmeye yardimci oldugunu ve vucudun su tutmasini engelledigini ifade ediyor. Domatesin hazmi kolaylastirdigini, ozellikle nisastali yiyeceklerin (hamur isleri, kuru erzak) kolay sindirilmesini sagladigini vurgulayan uzmanlar, kabuk ve cekirdekleriyle bagirsaklari harekete gecirdigini ve pekligi giderdigini belirtiyor.</P><P align=justify>Soğanın faydaları nelerdir, sağlığımıza ne gibi katkıları vardır</P><P align=justify>Soganda bol miktarda A, B ve ozellikle C vitamini, bol fosfor, iyot, silis, kukurt gibi vucuda cok faydali maddeler, antibiyotik vazifesi goren esanslar ve hazim arttirici fermentler bulundugunu kaydeden uzmanlar, kalp ve prostat bozuklugu, pankreas tembelligi (sekerliler), sinir zafiyeti, romatizma, cilt hastaliklari, cinsel iktidarsizlik, mide zayifligi gibi hastaliklarda cok fayda verdigini, bol idrar sokturdugunu ve vucutta birikmis su ve ureyi disari attigini bildiriyor. Soganin, vucuttaki fazla tuzu da disari attigini belirten uzmanlar, pankreasi calistirarak insulin ifrazatini arttirdigini ve kanda seker seviyesini dusurdugunu kaydediyor.<BR>Fazla sogan yenen ulkelerde kanserin nadir goruldugunu ve o ulke halkinin uzun yasadigini ifade eden uzmanlar, soganin, karacigeri ve bagirsaklari dezenfekte edip zehirlerini temizledigini ve gidalarin orada vucudu zehirlemesini onledigini, bagirsak kurtlarini doktugunu bildiriyor.<BR>Uzmanlar, agizda sogan kokusunu gidermek icin yemekten sonra biraz ekmek kabugu veya maydanoz cignenmesinin yeterli oldugunu soyluyor. Uzmanlar ayrica, soganin patateslerden ayri, kuru, soguk bir yere kaldirilmasi gerektigini, cunku sogan ve patatesin birbirini etkiledigini ve soganin, patateslerden salinan nemle yumusadigini hatirlatiyor.</P><P align=justify>Sarımsakta bulunan yararlı maddeler nelerdir ve sarımsak hangi konularda vücut için yararlıdır ?</P><P align=justify>Uzmanlara gore, bu keskin kokulu yumruda, her turlu harika ozellik mevcut. Sarmisagin tansiyon dusurdugu, kan pihtilasmasini azalttigi, kotu LDL kolesterolunu dus, durdugu, bazi mide kanserlerini onledigi, bagisIklik sistemini guclendirdiginin ispatlandigini soyleyen uzmanlar, sarimsaktaki “allicin” denilen bir maddenin, sadece kendi ozgu kokusunu vermekte kalmadigini, ayrica bakteri gelisimini onledigini, vucuttaki mantari ve maya olusumunu tahrip ettigini kaydediyor.<BR>Uzmanlar, sarimsakta 2 kuvvetli antibiyotik, cok tesirli esanslar, bol iyot ve kukurt bulundugunu ve insan sagliginda cok degerli vazife gordugunu belirterek, “Damar sertligini giderir, kani durultur, kalbi kuvvetlendirir, bronslari dezenfekte eder, cilt hastaliklarini giderir ve kansere karsi korur” diyorlar.<BR>Uzmanlar, sarimsakli yogurdun, zehirlenmelere karsi insani korudugunu ve sarimsagin en ince damarlari dahi temizleyerek oralara kan gitmesini sagladigini bildiriyor. Uzmanlar, sarimsagin, butun salgi bezlerini calistirmak ve vucudu zehirlerinden temizlemek suretiyle, genc ve dinc olmayi, uzun yasamayi sagladigini kaydediyor.</P><P align=justify>Havuç hangi organlarımız için faydalıdır</P><P align=justify>Uzmanlar, havucun, suratle kan yapici, kuvvetlendirici, ishal kesici, peklik giderici, mide ve bagirsagin yakin dostu, safra akitici, karacigeri kuvvetlendirici ve yeri doldurulamayan bir sebze oldugunu soyluyor. Kansizlik halinde, sabah-ogle-aksam taze cikarilmis 1 cay bardagi havuc suyu icilmesi, suyu cikarilamazsa ince rendelenmesi ve iyice cignenerek yenilmesi oneriliyor.<BR>Mide ve bagirsak kanamalarinda da havuc suyunun cok faydali oldugunu ifade eden uzmanlar, havucun, ozel sekeri, A vitamini ve bol vitaminleri ile karacigeri kuvvetlendirdig ini, ona rahatsizliginda kendi kendini tamir imkani verdigini, vucuttaki ure asidi, urat tuzlari, benzeri yorgunluk maddelerini, diger zehirleri idrarla disari attigini vurguluyor.<BR>Havucun, bol A vitamini ile cilde temizlik ve pembelik verdigini ve gozlerin sihhatli kalmasini sagladigini belirten uzmanlar, kalp rahatsizligi ve damar sertligi olanlara havucun cok fayda verdigini, her gun yenen bir havucun da akciger kanseri tehlikesini yariya indirdigini bildiriyor.<BR>Uzmanlar, havuctaki beta-karotenin de gozleri, yasliligin getirdigi gorme zayifligindan korudugunu ve bagisIklik sistemini kuvvetlendirdig ini vurgulayarak, havuclarin cig veya pismis olarak yenilirken asla soyulmamasi gerektigini, sadece temiz yikamanin kafi oldugunu kaydediyor.</P><P align=justify>Salatalık yemenin yararları nelerdir</P><P align=justify>Salataligin kani temizledigini, karacigeri ve bobrekleri calistirarak bol idrar sokturdugunu ifade eden uzmanlar, idrarla birlikte vucuttaki ure asidi ve urat tuzlarini eritip disari attigini bildiriyor. Salataligin, icerigindeki bol kukurdu ile kani temizledigini, ciltteki ter bezlerini calistirdigini belirten uzmanlar, bol vitamin ve madeni madde verdigini, boylece cildin taze ve puruzsuz olmasina yardim ettigini vurguluyor.<BR>Salataligin kendisi veya suyunun, cildi bir tonik kadar temizledigini soyleyen uzmanlar, et yemeklerinin verdigi susuzlugu kestigini kaydediyor. Salataligin, sicak bir havada ic isisinin dis isidan 20 derece daha dusuk oldugu ve bu sebeple serinletici olarak yendigi bildiriliyor.</P><P align=justify>Turpta hangi vitamin ve maddeler bulunur ve sağlığımıza nasıl bir faydası vardır</P><P align=justify>Uzmanlar, cesitli esanslari, bol C vitamini, iyot ve kukurduyle turpun, karacigeri midcalistirdigni, bobreklerdeki kum ve tasi doktugunu, bronslara cok iyi tesir ettigini, dalak sisligini giderdigini ve cildi guzellestirdigini ifade ediyor. Uzmanlar, turpun bagirsaklari dezenfekte edip pekligi giderdigini, aksam yenilen turp veya icilen bir bardak turp suyunun cok iyi uyku verdigini soyluyor.</P><P align=justify>Maydanoz</P><P align=justify>Uzmanlara gore maydanoz, dunyadaki en besleyici yiyeceklerden birisi ve bir demir deposu durumunda. Genellikle taze yenen maydanozda, kalsiyum, potasyum, kukurt ve A vitamini bulunuyor. Bir tutam maydanoz, gunluk C vitamini ihtiyacinin cogunu karsiliyor. Bobrekleri, karacigeri ve idrar yollarini temizlemeye yardim ediyor. Kan sekerini normal seviyede tutuyor ve kansere karsi da koruyucu.</P><P align=justify>Marul</P><P align=justify>Bol miktarda cesitli mineralleri iceren marulun, sinirleri teskin edip iyi uyku verdigini ve erkeklerde cinsel arzuyu frenledigini belirten uzmanlar, yemekten once salata seklinde yenen marulun, seker hastalarinin kandaki seker seviyesini dusurdugunu bildiriyor. Marulun bol idrar sokturdugunu ve kani pisliklerden temizledigini vurgulayan uzmanlar, karaciger ve dalak sisligini, sariligi giderdigini, kadinlarda adet donemlerinin, zamaninda ve agrisiz olmasini sagladigini bildiriyor. Uzmanlar, marul suyu, yuze surulurse ergenlik sivilcelerini giderdigini, oralara tazelik ve pembelik verdigini kaydediyor.</P><P align=justify>Roka</P><P align=justify>Cesitli esanslari, P ve K vitaminleri, cok faydali mineralleri iceren rokanin, karacigerin dostu, mideyi kuvvetlendirici, kansizligi gideren, cinsel gucu cok arttiran bir yesillik oldugu ifade ediliyor. Uzmanlar, yesil salata seklinde yenen rokanin, tadi ve asitleri ile mideyi calistirdigini, hazmi arttirdigini, istahi actigini, bobrekleri calistirdigini, idrar sokturdugunu ve karinda toplanan suyu bosalttigini bildiriyor.</P><P align=justify>Tere</P><P align=justify>Terenin, cig salatalara lezzet ve canlilik kattigini, ayrica degerli bir sebze suyu oldugunu vurgulayan uzmanlar, cesitli vitaminler ve ozellikle C vitamini, bazi faydali esanslar ve mineralleri ile cok tesirli ve faydali oldugunu belirtiyor. Uzmanlar, terenin, karaciger, bobrek ve bronslari calistirdigini, gribi gecirdigini, kanda sekeri dusurdugunu, kansizligi giderdigini, aci tadi ve diger maddeleriyle mideyi calistirip hazmi arttirdigini, istahsizlik cekenlere cok fayda verdigini, bol demiri ile kani tazeledigini, kansere karsi korudugunu, bagirsaklardaki cesitli solucanlari doktugunu kaydediyor.<BR>Uzmanlar, terenin sinirleri dinlendirdigini ve cinsel istegi arttirdigini belirterek, cig olarak, az miktarlarda yenilmesini tavsiye ediyor. Uzmanlar, fazlasinin zarar verdigi uyarisinda bulunmayi da ihmal etmiyor.</P><P align=justify>Salgam</P><P align=justify>Salgamin tas ve kum doktugunu, bronslari bosalttigini, bol idrar sokturdugunu ve pekligi giderdigini soyleyen uzmanlar, salgamin yapraklari ince kiyilarak salata seklinde yenirse yukaridaki hastaliklara iyi geldigini bildiriyor. Uzmanlar, seker hastalarinin da salgam yiyebilecegini vurguluyor ve salgam ne kadar cig yenirse o kadar faydali oldugunu hatirlatiyor.</P>]]>
   </description>
   <pubDate>Sun, 25 Jul 2010 12:40:30 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.teksevgi.com/forum/forum_posts.asp?TID=276&amp;PID=331#331</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Her &#351;ey Dahil Sistem : Yönetim Takımı Neden Önemlidir?</title>
   <link>http://www.teksevgi.com/forum/forum_posts.asp?TID=275&amp;PID=330#330</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.teksevgi.com/forum/member_profile.asp?PF=1">hrkaripcin</a><br /><strong>Konu:</strong> Yönetim Takımı Neden Önemlidir?<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 25 Jul 2010 Saat 12:31pm<br /><br /><P align=justify>Birçok organizasyon takım çalışmasını yalnızca operasyonel düzeyde çalışan uygulama ve proje ekipleri için kullanılacak bir yaklaşım olarak görüyor. Bu görüş açısının bir sonucu olarak da, takım çalışması kültürünü kurum geneline yaymak için yalnızca bu ekiplerin üzerine odaklanıyorlar.</P><P align=justify>Bununla birlikte, bu yaklaşımının çoğu organizasyon için gözden kaçan belki de tercih edilmeyen bir diğer kullanım alanı ise “yönetim takımları”dır. Özellikle birçok organizasyonda tepe yöneticisi -ister profesyonel olsun ister patron- yöneticilerini bir takım gibi yönetmektense, “tek tek yönetme” yaklaşımını tercih ediyor. Tepe yöneticilerini bu tercihe iten nedenleri inceldiğimizde bazı ortak inanışlarla karşılaşırız.</P><P align=justify>En sık görülen inanışlardan biri, ‘tek bir yöneticiyi ikna etmek, bir yönetim takımını ikna etmeye nazaran çok daha kolaydır’ görüşüdür. İkna etmeyi salt karşı çıkmama olarak tanımladığımızda bu inanış doğrudur. Bununla birlikte, ikna olmuş gibi duran ancak kararı benimsememiş birçok yönetici ile çalışmanın peşinen kabul edildiği gözden kaçırılmamalıdır. Diğer bir yaygın inanış ise, farklı fonksiyonların yöneticilerine ayrı öncelikler tanımla****, fonksiyonlar arası tansiyonları tırmandırıp organizasyonun daha etkin yönetebileceği görüşüdür. “Eski kurt yöneticiler” organizasyonun içinde fonksiyonel kaleler oluşmasına yol açsa da bu yaklaşımı kullanmaya bayılırlar. Sektörünün lideri konumuna gelmiş organizasyonlarda bu tür yapılanmalara daha çok rastlanır. </P><P align=justify>Yukarıda anlatılan yaklaşımlara eklemeler yapmak mümkün. Özellikle 10-15 yıldır iş yaşamının içinde olan birçok kimse bu tür yaklaşımlarla oldukça sık karşılaşmıştır. Neredeyse her taşın altından çıkan “hain rekabet koşulları”, ne yazık ki bu konuda da peşimizi bırakmaz ve bu inanışları biran önce bırakmamız konusunda bizi zorlar. Bugüne kadar başkalarının fikirlerine pek ilgi göstermemiş ve alışkanlıklarına sıkı sıkıya bağlı tepe yöneticiler, “yönetim takımı” yaklaşımına pek sıcak bakmasa da; pabucun pahalı olduğunu gördüğünde, yöneticileri arasında barış sağlamanın çok ötesinde bir şeyler yapması gerektiğinin farkına varmıştır. Bu farkında olmanın ardından yönetim takımı olma yönündeki çabalar artmaya başlamıştır. Bu çabalarda neler yapılmıştır? </P><P align=justify>Öncelikle yönetim takımları ile birlikte organizasyonlarının vizyon, misyon ve stratejileri üzerinde tartışmalar yapıp, geleceği tanımlamaya çalıştılar. Bu çalışmalar sırasında yönetim takımı üyeleri zaman zaman farklı görüşleri duymaktan rahatsız olsalar da, sonunda uzlaştıkları noktaların hiçte az olmadığını gördüler.</P><P align=justify>Daha sonra başarının tanımını yeniden gözden geçirerek, başarının yalnızca finansal sonuçlar olmadığı; müşteri memnuniyeti, etkin süreç yönetimi, mutlu ve yetkin çalışanlar, kullanışlı teknolojik alt yapı ve kuvvetli bir yönetim sisteminden kaynaklandığını da fark ettiler. Bir sonraki aşamada uygulama disiplini gündeme geldi. Tüm bunların bir defa yapılarak kenara atılamayacağını, günlük işleyişin bir parçası olan “yönetim sürecinin” ciddi bir uygulama disiplini gerektirdiğini idrak ettiler. O güne kadar, daha çok anlık ve birbirinden kopuk hareket etmeye alışmış, reaktif davranmanın genlerine işlediği yöneticiler; ortak bir yaklaşımla, proaktif olma ve düzenli çalışma noktasında çok zorlandılar.</P><P align=justify>Planlama yapmak ve karar almak için bir araya gelmek hepsine başlangıçta çok sıkıcı ve zaman kaybı gibi gelmekle beraber, başına buyruk hareket etmenin günümüz iş yaşamında organizasyonlara ne kadar pahalıya patladığını görünce, tekrar çark etmek zorunda kaldılar. Takım olmayı aklına koyan yöneticiler en sonunda da, asıl sorumluluklarının ne olduğunu öğrendiler. İş bölümü yaparken, karar verirken ve elde edilen sonuçları yorumlarken, ‘her koyun kendi bacağından asılır’ yaklaşımının yerine, fonksiyonel şapkalarını çıkarıp şirket yöneticiliği bakış açısıyla hep beraber ‘taşın altına ellerini’ koydular.</P><P align=justify>Bu yöneticiler için takım olma ve takım gibi çalışma sürecinin hiç kolay olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Özellikle de zaman içinde gitgide büyümüş egolarını düşündüğümüzde. Hatta bu noktada ortaya biraz iddialı bir görüş atabiliriz: Önümüzdeki 5 yıl içinde birçok organizasyonun karşı karşıya kalacağı en büyük meydan okumalardan biri, yönetim takımı olmak ile ilgili olacak. Çevrenize şöyle bir göz atın, birçoğunuz bu görüşü destekleyeceksiniz.</P><P align=justify>Kaynak: Bu yazı, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için derlenmiştir.</P>]]>
   </description>
   <pubDate>Sun, 25 Jul 2010 12:31:57 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.teksevgi.com/forum/forum_posts.asp?TID=275&amp;PID=330#330</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Her &#351;ey Dahil Sistem : Ada Sahibi ya da Ada Olmak</title>
   <link>http://www.teksevgi.com/forum/forum_posts.asp?TID=274&amp;PID=329#329</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.teksevgi.com/forum/member_profile.asp?PF=1">hrkaripcin</a><br /><strong>Konu:</strong> Ada Sahibi ya da Ada Olmak<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 25 Jul 2010 Saat 12:31pm<br /><br /><P align=justify>Tanınmış gezgin Thomas Cook, bir araştırma gezisi sırasında Atlas Okyanusu'nun ıssız bir yerinde, çığlıklar atan milyonlarca kuşun havada daireler çizerek uçtuğunu gördü. Kulakları sağır edecek denli yüksek sesle çığlıklar atan kuşların kimileri yoruldukça, kendilerini okyanusun dev dalgaları arasına atıyorlardı. Onlar bu son hareketleriyle yaşamlarına son veriyorlar, kendilerini okyanusun dalgalarına bırakırken, çaresizlikten ölüme teslim oluyorlardı. </P><P align=justify>Bu olaya yalnızca Thomas Cook değil, o bölgede ki balıkçılarda yıllardır tanık olmuşlardı. Kuş bilimcileri ise, yaptıkları araştırmalarda göçmen kuşların farklı yönlerden gelerek okyanusta bu noktada birleştiklerini keşfediyorlar, fakat onların, birbirleri peşisıra kendilerini ölümün kucağına atmalarının nedenini bir türlü çözemiyorlardı. </P><P align=justify>Gerçek, geçtiğimiz yüzyılın ortalarında anlaşıldı. Bu trajik olayın yaşandığı yerde bir zamanlar bir ada vardı. Göçmen kuşların göç yolu üzerinde bulunan bu ada, bir deprem sonunda, okyanusa gömülmüştü. İnsanların, yok olduğunun bile ayırdına varamadıkları ada, göç yollarının ortasında kuşlar için vazgeçilmez "dinlenme" durağıydı. Kuşlar binlerce yıllık kalıtımsal alışkanlıklarıyla adanın yerini bilmekteydiler ve yıpratıcı, uzun yolculuklarının ortasında, biraz dinlenebilmek ve toparlanabilmek için, yine binlerce yıllık kalıtımsal güdüleriyle, okyanusun ortasındakiadaya geliyorlardı ama... Olması gereken yerde adayı bulamayınca, yorgunluktan bitkin bedenlerini çığlık çığlığa okyanusun sularına bırakmak zorunda kalıyorlardı. </P><P align=justify>Söz kendini toparlamaktan açılmışken soralım. Sizin hiç "kendinizi toparlayacağınız" bir adanız oldumu? Yaşamın uzun "göç yolları"nda acaba, sizinde bir yudum taze soluk alabileceğiniz, yolunuzun kalan bölümüne dinç olarak devam etmenizi sağlayabileceğiniz bir adaya sahip olabildiniz mi? Birgün yerinde bulamadığınızda ise, ona illede ulaşmak ve sığınmak için başınız dönercesine, dengeniz bozulurcasına çırpınıp kanat çırptığınız bir ada yaratabildiniz mi yaşamınızda kendinize? </P><P align=justify>Herşeyi sınırsızca paylaşabildiğiniz bir dost, yola birlikte çıkacak denli güven duyduğunuz bir arkadaş, size her zaman huzur verecek bir eş, ulaşmak için yıllardır uğraş verdiğiniz bir amaç edinebildiniz mi? Şöyle daha bir iyi bakın çevrenize... Size gelen, size sığınan...Sizin gittiğiniz, sizin sığındığınız...Sizin bulduğunuz dostlarınızı bir düşünüverin. Sonra da bir gerçeği görüverin gözlerinizle: </P><P align=justify>Sizin durup , soluklandığınız ve kendinizi toparlayabildiğiniz kaç adanız var çevrenizde ve... </P><P align=justify>Durup, sığınmak ve kendilerini toparlayabilmek gereksinimi duyan kaç dostunuz için siz bir adasınız? </P>]]>
   </description>
   <pubDate>Sun, 25 Jul 2010 12:31:06 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.teksevgi.com/forum/forum_posts.asp?TID=274&amp;PID=329#329</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Her &#351;ey Dahil Sistem : Fesatlık</title>
   <link>http://www.teksevgi.com/forum/forum_posts.asp?TID=273&amp;PID=328#328</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.teksevgi.com/forum/member_profile.asp?PF=1">hrkaripcin</a><br /><strong>Konu:</strong> Fesatlık<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 25 Jul 2010 Saat 12:30pm<br /><br /><P>Üç kardeştiler. Babaları öldükten sonra kalan arazi yüzünden birbirlerine girdiler… Gelinler, akrabalar olayı büyüttükçe büyüttüler. En büyük kardeş adeta kahretti. Köylerini terk etme kararı aldı.<BR>Kardeşlerine de;<BR>- Ben dedi hakkımdan vazgeçiyorum. Size bağışlıyorum bana düşen bütün arazileri, yarında köyü terk ediyorum. <BR>Kardeşler hem çok şaşırdılar, hem de sessiz kalmak işlerine geldi.<BR>Aslında sevinçlerinden neredeyse bayılacaklardı. Köyün en büyük arazisi yarı yarıya onlara kalacaktı.<BR>İkinci kardeş, içinden enayiliğine doyma ağam dedi. İnşallah caymazsın…<BR>Ağabey o tarihe kadar evlenmemişti. Kardeşlerinin büyümesini beklemiş, hayatını onlara hasretmişti.<BR>Ertesi gün, şafak sökerken vurdu sırtına azık torbasını, şoseye doğru düştü yola.<BR>Babasından kalan arazinin önünden geçerken, torbasındaki küçük bir keseyi çıkardı ve içine bir avuç toprak koydu.<BR>Kendi kendine;<BR>- Dedem rahmetlik, oğlum bu toprakta fesatlık var. Biz çıkıp gidemedik. Çık git babana aldırma derdi. Kısmet galiba bu güne..dedi. Ne dedeme, ne ondan öncekilere, ne de babamla amcalarıma hayretmedi. Şimdide, kardeşlerimle bana hayretmiyor. Bari bu kadar toprak hatıra kalsın.<BR>Şoseye vardı bir müddet bekledi. İlk gelen üstü açık kamyona el kaldırdı. Bindi gitti.<BR>Aradan 20 yıl kadar geçti.<BR>Büyük kardeş, namı bütün ülkede duyulan cinsten zengin olmuştu.<BR>Kardeşleri, kendi hakkından vazgeçen ağabeylerini ziyaret edip, gönlünü almak istediler.<BR>Düştüler yola…<BR>Ağabeylerinin yanına vardıklarında yüzlerindeki büyük pişmanlık hissinden başları yerdeydi.<BR>Ağabey kardeşlerini bağrına bastı. Şehrin her tarafını gezdirdi, yedirdi, içirdi, her birine, kıymetli ve değerli hediyeler armağan etti. Konak gibi bir yerde oturuyordu.<BR>Kardeşleri yattığında hanımına;<BR>Şunların kapısına bir var dedi, bak bakalım ne konuşuyorlar.<BR>Adamın hanımı, kulağını dayadı kapıya;<BR>Kardeşlerden biri ağlamaklıydı.<BR>- Ağamıza haksızlık ettik diyordu. Başkası olsa bizi tanımaz, adamlarıyla şehre bile sokmazdı.<BR>Diğeri ise;<BR>- Adamı yirmi sene önce yolcu bile etmedik. Biz adam mıyız gardaşım diyordu. Şu büyüklüğe bak, resmen duman olduk…<BR>Adamın karısı kocasına;<BR>- Bey dedi kardeşlerin bir pişman, bir pişmanlar ki sorma, ağlıyorlar…<BR>Adam acı acı güldü;<BR>- Bırak ağlasınlar dedi. Benim sakladığım köy toprağım var ya yarın yataklarını serdiğinde, görünmeyen kısımlara birer tutam serpiver.<BR>Ertesi akşam, adamın karısı denileni yaptı ve kardeşler odaya girdiklerinde yine dayadı kulaklarını kapıya.<BR>Kardeşlerden en küçüğü;<BR>- Bu kadar zenginlik bir adama çok diyordu, hem daha çocukları küçük ağamızı öldürelim, bölüşelim malını…<BR>Diğeri ise;<BR>- Benim karım öldü diyordu, ağamızı öldürdükten sonra, karısını da ben nikahlarım dedi, söyle ne zaman harekete geçiyoruz?<BR>Kadın heyecanla ve telaşla, gözyaşları içerisinde kocasına anlattı olanı-biteni.<BR>Adam, dışarıda bekleyen adamlarını çağırttı ve kardeşlerini yaka-paça aldırıp karşısına getirterek ve dedi ki;<BR>- Bu toprak size değdikçe, bu fesatlık sizden gitmez. Dua edin ki, kardeşimsiniz. Varın gidin fesatlıkla yoğrulan o topraklara…<BR>Sonra o küçük keseyi, en küçük kardeşine uzattı;<BR>- Al dedi, bu kese de size bıraktığım topraktan bir avuç vardı, tek bir parçasını bile istemem. Al bu da senin olsun. Gözünüz doyar belki…<BR>Kardeşler, kaçar gibi uzaklaştılar, ağabeylerinin huzurundan…</P>]]>
   </description>
   <pubDate>Sun, 25 Jul 2010 12:30:20 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.teksevgi.com/forum/forum_posts.asp?TID=273&amp;PID=328#328</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Her &#351;ey Dahil Sistem : İlişkilerin dört ana düşmanı</title>
   <link>http://www.teksevgi.com/forum/forum_posts.asp?TID=272&amp;PID=327#327</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.teksevgi.com/forum/member_profile.asp?PF=1">hrkaripcin</a><br /><strong>Konu:</strong> İlişkilerin dört ana düşmanı<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 25 Jul 2010 Saat 12:17pm<br /><br /><P align=justify>Sevimli bir çift 15 dakika sürecek bir araştırma için Washington Üniversitesi’nde Gottman psikoloji laboratuarına geliyor.</P><P align=justify>Sevgi dolu bu çift laboratuara alınıyor ve evdeki sıradan bir sorun hakkında konuşmaları isteniyor.&nbsp; Çift çöp sorunlarını seçiyor. Evdeki çöplerin dışarıya atılması ile ilgili 15 dakika tartışıyor.</P><P align=justify>Bu sırada bütün konuşmalar kaydediliyor. 15 dakika sonunda araştırmacılar, çifte teşekkür ediyor. Çiftler mutlu bir şekilde ayrılıyor.</P><P align=justify>Araştırmacılar, videoyu analiz ediyor ve bu çiftin 5 yıl içinde ayrılacağını iddia ediyor.</P><P align=justify>Beklenen oluyor ve çift üç yıl içerisinde ayrılıyor.</P><P align=justify>% 90 DOĞRULUK </P><P align=justify>Elimde 20 yıl boyunca aynı araştırmayı 3000’den fazla çift üzerinde yapan Prof. Gottman’ın “Evlilikler neden biter ya da devam eder” adlı kitabı var.</P><P align=justify>Sadece 15 dakikalık videoları analiz ederek, bir çiftin ayrılıp ayrılmayacağını % 90 doğruluk ile tahmin edebiliyor.</P><P align=justify>Hatta daha sonra sadece 3 dakikalık video kayıtlarından tahmin yapmaya başlıyor ve tahminleri %87 doğru çıkıyor. Peki, bunu nasıl yapıyor?</P><P align=justify>OLUMLU VE OLUMSUZ İFADELER</P><P align=justify>3 dakikalık her videoyu saniye saniye analiz edip, eşler tarafından sözlü ve beden dili ile ifade edilen olumlu ve olumsuz duyguları sayıyor. </P><P align=justify>Olumlu duyguların oranı, olumsuz duygularının oranına 5’e 1 ise, çiftler ayrılmıyor. Olumsuz duyguların oranı artıkça ayrılma ihtimalleri de artıyor. Ama bütün olumsuz ifadeler aynı derecede olumsuz etki yaratmıyor. Belirlediği 4 ana olumsuz duygu varsa, boşanma ihtimali çok daha fazla oluyor. Nedir bu dört ana duygu?</P><P align=justify>AŞAĞILAMA</P><P align=justify>En büyük negatif duygu aşağılanma. Eğer ilişkide aşağılama varsa, ilişkiyi kurtarmak neredeyse imkansız. Saygı olmayınca, ilişkinin temeli çok zayıf kalıyor. </P><P align=justify>Aşağılama kişinin direk kimliğine ve var oluşuna zarar veriyor. Verilen mesaj açık: sen sadece ilişkimizde kötü değilsin, sen tek başına kötüsün. Bu durumda çiftler ayrılsa bile, kişinin özgüvenine verilen zarar yıllarca etkisini sürdürüyor. </P><P align=justify>ELEŞTİRİ</P><P align=justify>Eleştiri, sürekli hata bulma ve yargılama davranışı. Davranışlarından ziyade, kişinin karakteri ve kişiliğini eleştirme.</P><P align=justify>Kişi kendisinde bir sorun olduğunu düşünüyor ve ilişkiden kendini kurtarmanın yollarını arıyor.</P><P align=justify>Kendisinin takdir edilmediği ortamlardan uzaklaşıp, takdir edildiği ortamlara gidiyor. Kendisini işe yaramaz hissediyor.</P><P align=justify>SÜREKLİ SAVUNMA </P><P align=justify>Ayrılığı getiren diğer davranış da çiftlerin karşı tarafı anlamaya çalışmadan, sürekli kendilerini savunması. </P><P align=justify>Her davranışa bahane bulmak,&nbsp; kendi davranışlarını sürekli rasyonelleştirmek, karşı taraf fikrini söylediğinde “sen bunu daha çok yapıyorsun” deyip oku ona çevirmek, karşı tarafı dinlemeden kendi fikrini söylemek önemli savunma davranışları. </P><P align=justify>Anlama odaklı değil de savunma odaklı olmak ilişkilerde yapılan en büyük hata sanırım.</P><P align=justify>SUSMA</P><P align=justify>Susma tehlikeli gibi görünmese de en tehlikelilerinden bir tanesi. Bir taraf endişesini söylediği zaman, kişi karşı tarafı tamamen yok sayıyor ya da konuyu başka tarafa çeviriyor.</P><P align=justify>“Karşı tarafa sen değersizsin” mesajını veriyor.</P><P align=justify>AYRILMA SEBEPLERİ </P><P align=justify>İşte araştırmacılar sadece bu dört davranışa bakarak bir çiftin ayrılıp ayrılmayacağına % 90 doğruluk ile karar veriyor.</P><P align=justify>Araştırmacılar bir de şunu keşfediyor. Olumsuz duyguların fazla olduğu ilişkilerde çiftler çok daha fazla hastalanıyor.</P><P align=justify>Şimdi siz ilişkinizi değerlendirin ve ayrılma(ma) ihtimalinizi hesaplayın. Bakalım ne çıkacak? </P>]]>
   </description>
   <pubDate>Sun, 25 Jul 2010 12:17:03 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.teksevgi.com/forum/forum_posts.asp?TID=272&amp;PID=327#327</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>&#304;nsan Kaynaklar&#305; : HANGİ AĞAÇTAN DÜŞTÜNÜZ!</title>
   <link>http://www.teksevgi.com/forum/forum_posts.asp?TID=271&amp;PID=326#326</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.teksevgi.com/forum/member_profile.asp?PF=1">hrkaripcin</a><br /><strong>Konu:</strong> HANGİ AĞAÇTAN DÜŞTÜNÜZ!<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 25 Jul 2010 Saat 12:03pm<br /><br /><P align=justify>CELTIC Astrolojisi ağaçlara dayanıyormuş. Ona göre doğduğunuz gün, hangi ağaçtan geldiğinizi ortaya çıkartıyor. agac acıklamaları asagıda...</P><P align=justify>&nbsp;<BR>&nbsp;<BR>DOĞUM ARALIĞI&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; AĞAÇ CİNSİ <BR>&nbsp;</P><P align=justify>23 - 31 ARALIK&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; ELMA AĞACI </P><P align=justify>01 - 11 OCAK&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; KÖKNAR</P><P align=justify>12 - 24 OCAK&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; KARAAĞAÇ </P><P align=justify>25 OCAK - 03 ŞUBAT&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; SELVİ </P><P align=justify>04 - 08 ŞUBAT&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; KAVAK </P><P align=justify>09 - 18ŞUBAT&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; SEDİR </P><P align=justify>19 - 28 ŞUBAT&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; ÇAM </P><P align=justify>01 - 10 MART&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; SALKIMSÖĞÜT </P><P align=justify>11 - 20 MART&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; IHLAMUR </P><P align=justify>21 MART&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; MEŞE </P><P align=justify>22 - 31MART&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; FINDIK </P><P align=justify>01 - 10NİSAN&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; ÜVEZ </P><P align=justify>11 - 20 NİSAN&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; AKÇAAĞAÇ </P><P align=justify>21 - 30 NİSAN&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; CEVİZ </P><P align=justify>01 - 14&nbsp; MAYIS&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; KAVAK </P><P align=justify>15 - 24MAYIS&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; KESTANE </P><P align=justify>25 MAYIS - 03 HAZİRAN&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; DİŞBUDAK </P><P align=justify>04 - 13HAZİRAN&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; GÜRGEN </P><P align=justify>14 - 23 HAZİRAN&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İNCİR </P><P align=justify>24 HAZİRAN&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; HUS </P><P align=justify>25 HAZİRAN - 04 TEMMUZ&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; ELMAAĞACI </P><P align=justify>05 - 14 TEMMUZ&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; ÇAM </P><P align=justify>15 - 25 TEMMUZ&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; KARAAĞAÇ </P><P align=justify>26 TEMMUZ - 04 AĞUSTOS&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; SELVİ </P><P align=justify>04 - 13 AĞUSTOS&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; KAVAK </P><P align=justify>14 - 23 AĞUSTOS&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; SEDİR </P><P align=justify>24 AĞUSTOS - 02 EYLÜL&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; ÇAM </P><P align=justify>03 - 12 EYLÜL&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; SALKIMSÖĞÜT </P><P align=justify>13 - 22 EYLÜL&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; IHLAMUR </P><P align=justify>23 EYLÜL&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; ZEYTİN </P><P align=justify>24 EYLÜL - 03 EKİM&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; FINDIK </P><P align=justify>04 - 13 EKİM&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; ÜVEZ </P><P align=justify>14 - 23 EKİM&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; AKÇAAĞAÇ </P><P align=justify>24 EKİM - 11 KASIM&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; CEVİZ </P><P align=justify>12 KASIM - 21 KASIM&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; KESTANE </P><P align=justify>22 KASIM - 01 ARALIK&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; DİŞBUDAK </P><P align=justify>02 - 11 ARALIK&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; GÜRGEN </P><P align=justify>12 - 21 ARALIK&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İNCİR </P><P align=justify>22&nbsp; ARALIK&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; KAYIN </P><P align=justify>&nbsp;<BR>VE AÇIKLAMALARI ; <BR>&nbsp;</P><P align=justify>&nbsp;</P><P align=justify>ELMA&nbsp; : ( AŞK ) <BR>&nbsp;<BR>Cazibeli, Fiziksel olarak dikkat çekici ve etkileyici - Hoş bir auraya sahip. Flörtöz ve maceraperest ama hassas ve her zaman aşık bir tip. Sevmeye ve Sevilmeye meraklı. Sadık ve&nbsp; hassas bir eş. Cömert. Bilimsel konulara yeteneği var. Bugün için yaşar. Hayal gücü yüksek. <BR>&nbsp;<BR>&nbsp;<BR>DİŞBUDAK : ( HIRS ) <BR>&nbsp;<BR>Farklı bir çekiciliğe sahip, hayat dolu, talepkar, düşüncesizce hareket eden ve eleştirilere kulak asmayan biri. Hırslı, akıllı, yetenekli, kaderine hükmetmeyi seven, egoist olmaya elverişlidir. Ama ona güvenebilirsiniz. Bazen beyni kalbine hükmedebilir. İlişkileri çok ciddiye alır ve sadıktır. <BR>&nbsp;<BR>KAYIN : ( YARATICILIK ) <BR>&nbsp;<BR>İyi bir zevki vardır. Görünüşe ve kendi görüntüsüne önem verir. Materyalist sayılır. Hayatı ve kariyeri için çok ve düzenli çalışır. Ekonomiktir. Gereksiz risklere girmez. Makul bir tiptir. Diyet ve sporla fiziğine dikkat eder. <BR>&nbsp;<BR>HUS : ( ESİNLENME ) <BR>&nbsp;<BR>Hayat dolu, etkileyici, elegan, arkadaş canlısı, gösterişten uzak, mütevazi, aşırılıktan hoşlanmayan, kaba şeylerden&nbsp; nefret eden biridir. Doğal ve sakin bir yaşamı tercih eder. Fazla&nbsp; tutkulu değildir. Hayal gücü yüksek ve az hırslıdır. Sakin ve Uygun ortamlar yaratır. <BR>&nbsp;<BR>SEDİR : ( GÜVEN ) <BR>&nbsp;<BR>Zarif, her ortama ayak uydurabilen, lüksü seven, sağlığına dikkat eden , kendine güvenen, başkalarına da biraz yukarıdan bakan biridir. Kararlı, Sabırsız ve Başkalarını etkilemeyi sever. İyimserdir ve beceriklidir. Tek ve Gerçek Aşkını bekler. Çabuk karar verir. <BR>&nbsp;<BR>KESTANE : ( DÜRÜSTLÜK ) <BR>&nbsp;<BR>Alışılmadık bir güzelliği vardır ve insanları etkilemek gibi bir derdi yoktur. Adil ve neşelidir. Doğuştan Diplomattır. Çok kolay huzursuzluğa kapılır ama her türlü ilişkisin de hassasdır. Bazen olağandışı davranır. Sevgili bulmakta güçlük çeker. <BR>&nbsp;<BR>SELVİ : ( SADAKAT ) <BR>&nbsp;<BR>Güçlü, fiziksel olarak güzel, her ortama uyabilen, hayatla fazla uğraşmayan, hoşnut, iyimserdir. Yalnızlıktan nefret eder. Kolay kolay tatmin edilemeyecek kadar tutkuludur. Ama sadıktır. Modu çabuk değişir. Kurallara boyun eğmez. Biraz da ukala ve ilgisizdir. <BR>&nbsp;<BR>KARAAĞAÇ : ( ASİL ) <BR>&nbsp;<BR>Müşfik, fiziksel olarak düzgün, giyimine dikkat eden , taleplerin de aşırılığa kaçmayan, insanlara neşe verebilen, liderlik etmeyi seven ama kendisi altta olmayı sevmeyen biridir. Dürüst ve sadık bir eştir. Başkaları için karar vermeyi sever. Cömerttir. Pratik zekası güçlü ve iyi bir espri anlayışı vardır. <BR>&nbsp;<BR>İNCİR : ( HASSASİYET ) <BR>&nbsp;<BR>Çok güçlü, bağımsız, tartışmalara ve zıtlıklara fazla izin vermeyen, aile hayatına düşkün, iyi bir baba ve hayvanseverdir.Sosyal bir kelebek gibidir. Espriden anlar, aylaklığı ve tembelliği de sever. Bencilliği vardır. Akıllı ve pratiktir. <BR>&nbsp;<BR>KÖKNAR : ( GİZEM ) <BR>&nbsp;<BR>Sıradışı bir zevki vardır. Sofistike ve kadirşinastır. Güzel olan her şeyi sever. Dikbaşlı, çabuk Modu değiştiren, bencil olmasına rağmen kendisine yakın olanlarla ilgilenen biridir. Çok mütevazi olduğu söylenemez. Hırslıdır ve memnun edilmesi zor bir sevgilidir. Çok arkadaşı vardır ve ona çok güvenebilirsiniz. <BR>&nbsp;<BR>FINDIK : ( OLAĞANÜSTÜ ) <BR>&nbsp;<BR>Çekici, anlayışlı, insanları nasıl etkileyeceğini bilen, fazla talepkar olmayan, sosyal hayatta aktif ve girişken hatta dövüşken biridir. Popülerdir. Psikolojik durumu çabuk değişir. Kaprisli bir aşıktır. Ama dürüst ve eşine toleranslı davranır. Kusursuz bir yargı yeteneği vardır. <BR>&nbsp;<BR>GÜRGEN : ( ZEVK SAHİBİ ) <BR>&nbsp;<BR>Cool bir güzel. Dış görüntüsüne ve bakımlı olmaya dikkat eder. Zevk sahibidir. Başkalarını kendinden fazla düşünür. Hayatı mümkün olduğunca kolay bir hale getirmeye çalışır. Disiplinli bir hayat için kılavuzluk eder. İlişkilerinde kibardır. Farklı sevgililer bulmak ister. Duygularıyla ilgili olarak mutluluğu yakalaması kolay olmaz. Çoğunlukla da başkalarına güvenmez ve kararlarından asla emin olmaz. <BR>&nbsp;<BR>IHLAMUR : ( ŞÜPHE ) <BR>&nbsp;<BR>Hayatın ona getirdiklerini kabul eder. Kavga ve tartışmadan nefret eder. Çalışkandır. Tembelliği ve bencilliği hiç sevmez. Streslidir. Yumuşak huylu ve merhametlidir. Arkadaşları için çekinmeden fedakarlık yapar. Becerikli olmasına rağmen bunları değerlendirmesini bilmez. Mızmızdır, zordur ama vefalıdır. <BR>&nbsp;<BR>AKÇAAĞAÇ : ( ÖZGÜR ZEKA ) <BR>&nbsp;<BR>Hayal gücü ve orjinallikle dolu hiç de sıradan olmayan biridir. Utangaç, hırslı, gururlu, kendine güvenen, yeni deneyimlere aç biridir. Genellikle sinirli ve gergin bir yapısı vardır. Hafızası kuvvetlidir. Çok kolay öğrenir. Aşk hayatı biraz karmaşıktır. Başkalarını etkilemeyi sever. <BR>&nbsp;<BR>MEŞE : ( CESARET ) <BR>&nbsp;<BR>Sağlam yaradışlı, cesur, güçlü, bağımsız ve girişkendir. Acıma duygusu çok yoktur. İşini şans'a bırakmayı sevmez. Ayaklarını yere sağlam basmak ister. Hareketlidir. <BR>&nbsp;<BR>ZEYTİN : ( ERDEM ) <BR>&nbsp;<BR>Makul biridir. Güneşi ve sıcak havaları sever. Kibar duyguları vardır. Agresyon ve şiddetten kaçınır. Sakin ve toleranslıdır. Adalet duygusu gelişmiştir. Hassas kıskançlıktan uzak bir yapısı vardır. Okumayı ve sofistike insanlarla muhatap olmayı sever. <BR>&nbsp;<BR>ÇAM : ( TİTİZ ) <BR>&nbsp;<BR>Uyumlu ilişkileri sever. Dinç ve güçlüdür. Nasıl rahat edebileceğini bilir. Doğal ve hareketli biridir. İyi bir partnerdir. Çok arkadaş delisi değildir. Çabuk aşık olur ama ateşi çabuk söner. Herşeyden kolay vazgeçebilir. İdeali bulana kadar her şey geçicidir. Güvenilir ve pratiktir. <BR>&nbsp;<BR>KAVAK : ( TATMİNSİZ )<BR>&nbsp;<BR>Fazla kendine güvenmeyen, sadece gerektiği zaman cesaretli olan biridir. Arkasının güçlü olmasını ve sıkı insanlarla muhatap olmasını sever. Çok seçicidir. Genellikle yalnızdır. Artistik bir doğası vardır. Kin tutar. İyi bir organizatördür. Felsefik takılmayı sever. Ama her durumda ona güvenilebilen biridir. İlişkilerini de çok önemser. <BR>&nbsp;<BR>ÜVEZ : ( HASSASİYET ) <BR>&nbsp;<BR>Dikkat çekici, neşe verici, bencillikten uzak, dikkat çekmeyi seven biridir. Hayata bağlıdır. Yerine ve duruma göre hem bağımlı hem de bağımsız olabilir. Zevklidir. Duygusal, hassas, tutkulu ve artistik özellikleri vardır. İyi bir eş olur ama çok zor affeder. <BR>&nbsp;<BR>CEVİZ : ( TUTKU )<BR>&nbsp;<BR>Garip ve zıtlıklarla dolu biridir. Egoist ve agresiftir. Beklenmedik tepkiler gösterir. Asil bir ruhu vardır. Spontandır. Çok hırslıdır ve hiç esnekliği yoktur. Zor ve alışılmışın dışında bir eş'tir. Çok zor beğenir. Çok kıskanç ve tutkuludur. Sadece takdir eder. Uyum göstermek için fazla fedakarlık etmekten de hoşlanmaz. İlginç stratejiler üretmeyi sever. <BR>&nbsp;<BR>SALKIMSÖĞÜT : ( MELANKOLİ ) <BR>&nbsp;<BR>Güzel ve çok melankoliktir. Etkileyicidir. Güzel ve zevkli şeylere meraklıdır. Seyahat etmeyi sever. Hayalperesttir. Kaprisli ama dürüsttür. Başkalarının duygularına önem verir. Çabuk etki altında kalır ama beraber yaşanması zor biridir. Talepkârdır. Sezgileri de kuvvetlidir. Aşıkken acı çeker ama demir atabileceği birini bulabilir.</P>]]>
   </description>
   <pubDate>Sun, 25 Jul 2010 12:03:16 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.teksevgi.com/forum/forum_posts.asp?TID=271&amp;PID=326#326</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Her &#351;ey Dahil Sistem : Evinizi Geniş Gösterme Hileleri</title>
   <link>http://www.teksevgi.com/forum/forum_posts.asp?TID=270&amp;PID=325#325</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.teksevgi.com/forum/member_profile.asp?PF=1">hrkaripcin</a><br /><strong>Konu:</strong> Evinizi Geniş Gösterme Hileleri<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 25 Jul 2010 Saat 12:02pm<br /><br /><P align=justify>1. Odanızı daha yüksek ve ferah göstermek için ışığı yansıtan renkleri tercih edin. Duvar ve tavana aynı rengi uygularsanız tavan olduğundan daha yüksek görünür.<BR>2. Dar bir odayı daha geniş göstermek için yer döşemesinde nötr renkler ve tek tip malzeme kullanın. Çizgili bir halıyı odanın enine sermek, metrekareyi daha geniş gösterir. Halıların, mobilya boyutlarından daha büyük olmasına da dikkat edilmeli.<BR>3. Odanızın boyutlarını geri plana atmak için dikkati üzerine çekecek bir odak noktası oluşturabilirsiniz. Bunun için, odanızın bir duvarına zıtlık yapacak bir renk uygulayabilir ya da televizyon ünitesi kullanabilirsiniz.<BR>4. Geniş alanları kaplayan desenli aksesuarlardan kaçının. Bunun yerine daha küçük alanlarda desen kullanın. Mesela, krem tonlarındaki bir kanepeyi desenli yastıklarla tamamlayın.<BR>5. Uyumak ve çalışmak için yeterli alanınız yoksa, katlanan paravanları tercih edin. Yatak olabilen kanepeler, küçük mekanlar için ideal mobilyalardır.<BR>6. Dar bir odada birçok parçayı aynı mekana sıkıştırmak yerine, köşe koltuğu gibi mobilyalar kullanın. Odanızın uzun duvarı önüne yerleştireceğiniz bir kanepeye, orta sehpanın altına itilebilen minik puflar gibi portatif parçalar eşlik edebilir.<BR>7. Yüksek mobilyalar dikkati alçak tavana çektiği için, onları duvarınızın renk tonlarında boyayarak kamufle edebilirsiniz.<BR>8. Bir mekanı canlı ve ışıltılı göstermek için beyaz, krem ve açık sarı tonlarını seçin.<BR>9. Farklı ve cesur tonlar kullanmak istiyorsanız, bunları tek bir duvarda uygulayın.<BR>10. Kırmızı küçük mekanlar için zor bir renktir. Odanızın ferahlığını bozmadan bu rengi uygulamak istiyorsanız, kırmızıyı sadece aksesuarlarda kullanın.<BR>11. Uzun ve dar bir odanın bitimindeki duvarı daha koyu bir tonda boyayarak, gözü mekanın içine çekebilir ve odanın kareye yakın algılanmasını sağlayabilirsiniz.<BR>12. Uzun ve dar dolaplar seçin. Fazla yer kaplayan kollu sandalyeler yerine daha küçük olanları tercih edin.<BR>13. Mutfakta kullanacağınız boy dolapları mekanın düşey yüzeylerini değerlendirir.<BR>14. Camlı ve raflı büyük bir mutfak dolabı yerine kullanım alanı geniş, düz hatlıları seçin.<BR>15. Ayakla yükseltilmiş mobilyaların altında kalan yüzeyleri bir an için görmek, mekanın daha hacimli algılanmasını sağlar.<BR>16. Göz hizasındaki bölgeleri boş bırakın. Duvara monte edilmiş ünitelerin kapı girişlerinin karşısında olmaması görüntü kirliliğini engeller.<BR>17. Odanın uzun duvarı önündeki uzun bir kanepe, gözün duvar boyunca gezmesini sağlar ve odayı büyük algılatır.<BR>18. Tavana kadar uzanan açık renkli dar dolaplar ve çok ince kulplar düşeyselliği vurgular. Alçak seviyedeki mobilyalar da yüksekliği pekiştirecektir.<BR>19. Boyuna çizgili desenler, mekanı yüksek gösterir. Çizgili bir halıyı mekan boyunca sererek veya alçak bir kanepeye enine çizgili yastıklar ekleyerek burayı geniş gösterebilirsiniz.<BR>20. Masa ve sandalyeleri duvara yaslamayın. Mobilyaları doğru şekilde yerleştirerek odanın kenarlarını ve köşelerini belirsiz hale getirebilirsiniz.<BR>21. Odadaki dar duvarın kapı aralığı varsa kapıyı veya pervazı duvarla aynı renge boyayın.<BR>22. Evinizin planı elverdiği ölçüde, cam tuğla veya buzlu camdan bölücü duvarlar ya da cam paneller kullanmak aydınlık bir mekan için idealdir.<BR>23. Mobilya sayınızı sadece bir ya da iki büyük ana parçaya indirgeyin. Küçük parçalar mekanı karmaşık gösterecektir.<BR>24. Mutfak ve banyoda kullanılan küçük yer ve duvar karoları, yüzeylerin daha büyük algılanmasını sağlar. Çünkü göz çok sayıdaki küçük karoyu, büyük bir mekanla özdeşleştirir.<BR>25. Yumuşak ışığı tavana yönlendirmek için, dekoratif lambalar ve duvara monte edilen aydınlatmalar kullanmayı tercih edins.<BR>26. Banyoda küvet yerine duşakabin tercih edin. Küçük ve penceresiz banyolarda ışık bantlarını buzlu cam panellerin veya aynanın arkasına yerleştirebilirsiniz.<BR>27. Dışarıya bakan pencereler, gözünüzü oda sınırlarının ötesine taşırken, saksılardaki bitkiler de ışığı kesmeden doğal sınırlar oluşturur.<BR>28. Kamufle edilmiş radyatörler, süpürgelikler ve resimlerin duvarlara tutturulduğu raylar, duvarla aynı renge boyayın.<BR>29. Krem ve kahverengi gibi renklerin uygulanması kolaydır. Evin bütününde kullanılmaya elverişli olan bu tonlar, odalar arasındaki sınırları da belirsizleştirir.<BR>30. Depolama için en pratik ve ekonomik malzeme kutulardır. Bunları hem düzenli bir mekan oluşturmada hem de dekoratif amaçlı kullanılabilirsiniz. Herkesin hayalinde geniş ve ferah bir ev vardır. Evin yüzölçümü bu hayale cevap vermezse, devreye bazı görsel hileler girer. Tıpkı ikisi de mimar olan Hüray-Kağan Erk çiftinin, 60 metrekarelik evlerinde yaptıkları gibi!</P>]]>
   </description>
   <pubDate>Sun, 25 Jul 2010 12:02:17 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.teksevgi.com/forum/forum_posts.asp?TID=270&amp;PID=325#325</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>&#304;SG - &#304;&#351; Sa&#287;l&#305;&#287;&#305; ve G&#252;venli&#287;i : Elle Taşıma İşleri</title>
   <link>http://www.teksevgi.com/forum/forum_posts.asp?TID=269&amp;PID=324#324</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.teksevgi.com/forum/member_profile.asp?PF=1">hrkaripcin</a><br /><strong>Konu:</strong> Elle Taşıma İşleri<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 21 Jul 2010 Saat 11:01am<br /><br /><P align=justify>Elle taşıma işi: Yüklerin, bir veya daha fazla işçi tarafından elle veya beden gücü kullanılarak;</P><UL><LI><P align=justify>Kaldırılması / indirilmesi,</P></LI><LI><P align=justify>İtilmesi / çekilmesi,</P></LI><LI><P align=justify>Başka bir yere götürülmesi,</P></LI><LI><P align=justify>Hareket ettirilmesi gibi işlerin yapılması veya</P></LI><LI><P align=justify>Bu işlerin yapılması için fiziki olarak destek olunmasını, ifade eder. (Elle Taşıma İşleri Yönetmeliği)</P></LI></UL><P align=justify>İşverenin Yükümlülükleri<BR><BR>Yüklerin elle taşınmasına gerek duyulmayacak şekilde iş organizasyonu yapmak ve yükün uygun yöntemlerle, özellikle mekanik sistemler kullanılarak taşınmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almalıdır.<BR><BR>Elle taşıma kaçınılmaz ise, riski azaltmak için;</P><UL><LI><P align=justify>İşteki sağlık/güvenlik koşullarını değerlendirmek ve Riskleri önlemek veya azaltmak için gerekli önlemleri almak ve düzenlemeleri yapmak zorundadır.</P></LI><LI><P align=justify>Bir işçiye bir görev verirken, sağlık ve güvenlik yönünden uygunluğunu göz önüne almalıdır.</P></LI><LI><P align=justify>İşçiler, maruz kalacakları İSG risklerine uygun olarak sağlık gözetimine tabi tutulmalıdır</P></LI><LI><P align=justify>İşçilerin işe girişlerinde sağlık durumlarının yapacakları işe uygun olduğunu belirten sağlık raporu alınır.</P></LI><LI><P align=justify>İşin özelliğine göre, işin devamında sağlık muayeneleri düzenli aralıklarla yapılır.</P></LI><LI><P align=justify>Kadın, çocuk, yaşlı, özürlü ve diğer hassas risk grupları, özellikle bunları etkileyen tehlikelere karşı korunurlar.</P></LI><LI><P align=justify>Sağlık/güvenliğin korunmasına yönelik tedbirler hakkında işçiler ve/veya temsilcileri bilgilendirilir.</P></LI><LI><P align=justify>İşçiler ve/veya temsilcilerine taşınan yükle ilgili (genel bilgiler, ağırlığı, ağırlık merkezi) kesin bilgileri verir.</P></LI><LI><P align=justify>Yüklerin doğru taşınması veya yanlış taşınması halinde ortaya çıkabilecek riskler hakkında işçilere yeterli bilgi ve eğitimi vermelidir.</P></LI><LI><P align=justify>Elle taşıma işleri konusunda işçilerin veya temsilcilerinin görüşlerini almalı ve katılımlarını sağlamalıdır.</P></LI></UL><P align=justify>Yaralanma riski varsa, önlemlerin hiyerarşisi:</P><OL><LI><P align=justify>İşlemi engelle,</P></LI><LI><P align=justify>Kalan işlemleri değerlendir,</P></LI><LI><P align=justify>Riski azalt,</P></LI><LI><P align=justify>Çalışanları ağırlıklar konusunda bilgilendir.</P></LI></OL><P align=justify><IMG border=5 hspace=20 vspace=10 align=left src="http://www.teksevgi.com/edosya/eti1.jpg" width=336 height=381></P><P align=justify>&nbsp;</P><P align=justify><BR>Kaldırma ve İndirme<BR>&nbsp;</P><P align=justify><BR>Kaldırma Ve İndirme İşlemleri İle İlgili Kılavuz Çizgiler (Göstergeler)</P><BLOCKQUOTE><BLOCKQUOTE><UL><LI><P align=justify>Yükün iki elle kolayca kavranabilir olduğunu,</P></LI><LI><P align=justify>İşlemin sabit bir beden pozisyonu kullanılarak makul çalışma koşullarında gerçekleştirildiğini varsayar.</P></LI><LI><P align=justify>Eller birden fazla kutucuğa girdiğinde, en düşük ağırlıklar geçerlidir.</P></LI></UL></BLOCKQUOTE></BLOCKQUOTE><P align=justify>Ağırlık kılavuz çizgileri aşıldığında veya eller, kutucuk bölgelerinin ötesine gittiğinde; ayrıntılı bir değerlendirme yapılmalıdır.<BR><BR>Bu kılavuz çizgi ağırlıkları, saatte yaklaşık 30 taneye kadar işlem için geçerlidir. Daha sık yapılan işlemler için düşürülmelidirler:</P><UL><LI><P align=justify>Dakikada 1 veya 2 işlem için %30 oranında;</P></LI><LI><P align=justify>Dakikada 5-8 işlem için %50 oranında;</P></LI><LI><P align=justify>Dakikada hemen hemen 12'den fazla işlem için, %80 oranında;</P></LI></UL><P align=justify>&nbsp;</P><P align=justify>Daha ayrıntılı değerlendirme gerektiren etmenler:</P><UL><LI><P align=justify>İşçilerin işin temposunu kontrol etmediği durumlarda; örn. montaj hattı;</P></LI><LI><P align=justify>İşin dinlenmek amacıyla duraklatılmaya müsait olmadığı yerlerde;</P></LI><LI><P align=justify>Faaliyette farklı kasların kullanılmasına izin veren değişiklikler olmadığında; </P></LI><LI><P align=justify>Yükün belli bir süre desteklenmesi gerektiğinde ortaya çıkar.</P></LI></UL><P align=justify><BR>Taşıma<BR><BR>Klavuz çizgi rakamları;</P><UL><LI><P align=justify>Yükün vücuda dayalı olarak tutulup 10 m. kadar dinlenmeden taşındığı durumlara da uygulanabilir. Daha uzun mesafeler veya parmak yüksekliği altındaki yükler için; daha ayrıntılı değerlendirme yapılmalıdır.</P></LI><LI><P align=justify>10 m.den fazla mesafelerde omuzda yük taşınması durumuna da uygulanabilir; ancak yükün omuza kaldırılması ve omuzdan indirilmesi için bir değerlendirme gerekebilir.</P></LI></UL><P align=justify>İtme ve Çekme<BR><BR>Klavuz çizgi rakamları; yükler kaydırılıyor, sürükleniyor veya tekerlekler üzerinde kaydırılıyorsa, kuvvetin parmak ile omuz yüksekliği arasında elle uygulandığını kabul eder.<BR><BR>Bir erkek için uygulanan gösterge rakam; yükü harekete geçirmek ve durdurmak için 25 kg, yükü hareketli durumda tutmak için 10 kg. civarında bir kuvvettir (Rakamlar kadınlar için 16 ve 7 kg dır).<BR><BR>Yeterli dinlenme fırsatları olması şartıyla; yüklerin itilip çekilebileceği mesafelerle ilgili kılavuz çizgi sınırları yoktur.</P><P align=justify>Elle Taşımada Risk Faktörleri<BR><BR>Riskleri önlemek veya azaltmak için dikkate alınması gereken etmenler;<BR><BR>1. Yükler,<BR>2. İşler,<BR>3. Çalışma ortamı ve<BR>4. Bireysel kapasite dir.<BR><BR>Yükle İlgili Risk Faktörleri<BR><BR>Yük çok mu ağır?<BR><BR>Daha önce verilen kılavuz çizgi rakamları, burada işe yarar; ama resmin sadece küçük bir parçasını oluşturur. İşe özgü etmenler (örn. bükülme veya tekrar) de sahneye çıkabilir veya yük iki veya daha fazla kişi tarafından taşınabilir. Yükün boyutu, şekli ve şeklini koruması da önemli olabilir.<BR><BR>Yük hantal ve kaba mı?<BR><BR>Büyük yükler; yaklaşılmaya müsait değildir, iyice kavranmaları zordur veya taşınırken görüşü kısıtlar. 75 cm'yi geçen boyut riski arttırır. 75 cm. den büyük birden fazla boyut varsa risk daha da büyür. Yüke uygun tutacaklar yerleştirmek riskleri bir parça azaltabilir.<BR><BR>Diğer etmenler; geniş bir yüke rüzgarın etkileri, yükün engellere çarpma olasılığı veya ağırlık merkezinin kaymış olması (kapalı ambalajdaysa).<BR><BR>Yükün kavranması zor mu?<BR><BR>Yükler geniş, yuvarlak, yumuşak, nemli veya yağlı olduklarında; İlave kavrama kuvveti gerektiren etkisiz kavrama pozisyonlarına girilebilir.<BR><BR>Yükün kaymasından başka, kavrama pozisyonu da değişebilir ve bunların her ikisi de yükün kontrolünü kaybetmeyle sonuçlanabilir.<BR><BR>Yük durağan değil mi?<BR><BR>Bu tür yükler; sabit ve kalıplaşmış değildir, nasıl davranacakları tahmin edilemeyebilir ve hem yükün hem de taşıyıcının korunması zorlaşabilir.<BR><BR>Durağan olmayan diğer yükler;</P><UL><LI><P align=justify>Yükün veya paketinin kendi ağırlığı altında deforme olabileceği veya</P></LI><LI><P align=justify>İçeriğinin, (kısmen dolu bir kutunun içindeki kitaplar gibi, aniden yer değiştirebileceği yükler).</P></LI></UL><P align=justify>Yük keskin, sıcak vs. mi?<BR><BR>Yükün kenarları keskin, yüzeyleri pürüzlü, aşırı sıcak veya soğuk olabilir. Koruyucu eldivenler veya giysiler kullanılarak doğrudan yaralanmalar engellenebilir. Ancak dolaylı riskler oluşabilir.<BR><BR>Örn. keskin kenarlar uygun olmayan bir kavrama pozisyonuna zorladığında veya soğuk nesneler vücuttan uzak tutulduğunda.<BR><BR>İşle İlgili Risk Faktörleri<BR><BR>Yükleri vücuttan uzak bir mesafede tutmak veya hareket ettirmek<BR><BR>Yük vücuttan uzakta taşındığında, sırtın alt tarafındaki baskı artar. Bir yükü kol uzunluğunda tutmak, aynı yükü vücuda yakın tutmanın beş katı baskı uygular.<BR><BR>Dengesiz vücut hareketi veya duruşu<BR><BR>Ayakları veya elleri koymak için uygun yer olmadığında yaralanma riski artar. Örneğin;</P><UL><LI><P align=justify>Ayakların birbirine çok yakın olması,</P></LI><LI><P align=justify>Vücut ağırlığının parmak uçlarına yüklenmesi,</P></LI><LI><P align=justify>Topuğa basılamaması vb.</P></LI></UL><P align=justify>yükü desteklerken vücudun döndürülmesi, sırtın alt tarafındaki baskıyı arttırır.<BR><BR>Yapılması gereken; vücudu bükmek değil ayağı hareket ettirmek olmalıdır.<BR><BR>Yukarıya uzanmak; kollara ve sırta daha fazla baskı uygulayıp, yük üzerindeki kontrolü azaltır.<BR><BR>Öne doğru eğilmek de sırtın alt tarafındaki baskıyı arttırır.<BR><BR>Yüklerin aşırı hareket ettirilmesi<BR><BR>Fazladan yük kaldırılması veya indirilmesi gerektiğinde riskler artar; özellikle zemin seviyesinden kaldırırken.<BR><BR>Yükün kavrama şeklinde değişiklik içeren hareketler özellikle risklidir.<BR><BR>Yüklerin aşırı taşınması yükün külfetini ve bu yüzden de 10 metre civarında taşıma mesafesi için geçerli olan kılavuz rakamlarını arttırır.<BR><BR>Aşırı itme veya çekme<BR><BR>Riskler; özellikle yükü hareket ettirebilmek için gereken kuvvetlerle ve taşıyıcının ayağının zemine basışıyla ilgilidir.<BR><BR>Riskler; parmak yüksekliğinin altında veya omuz yüksekliğinin üstündeki itme ve çekmelerde de artar.<BR><BR>Ani hareketten kaynaklı risk<BR><BR>Bir rafta sıkışmış bir kutuyu veya sıkışmış bir makina parçasını kurtarmak, özellikle de vücut duruşu dengeli değilse; vücuda beklenmeyen bir baskı uygulayabilir.<BR><BR>Sağlık sektöründe bir hastanın veya tarım işlerinde bir hayvanın beklenmeyen hareketi de benzer etkiler yaratabilir.<BR><BR>Sık veya uzun bedensel çaba<BR><BR>Özellikle iş, sürekli tekrar veya göreceli sabit vücut duruşu içeriyorsa; vücudun yorulmasına izin verildiğinde yaralanma riski artar.<BR><BR>Bir çalışma grubu içinde görevlerin periyodik olarak çalışanlar arasında değiştirilmesi, bu tür riskleri azaltmak anlamında çok işe yarayabilir.<BR><BR>Giysi, ayakkabı, vs.<BR><BR>Yapılan iş için gerekli olan KKD veya diğer giysi, ayakkabı, vs. türleri elle taşımayı güçleştirebilir veya bitkinlik, susuz kalma, vs. olasılıklarını arttırır.<BR><BR>Yetersiz dinlenme ve toparlanma<BR><BR>Özellikle bedensel güç gerektiren işlerde; dinlenme ve toparlanma fırsatı verilmesi, risklerin azaltılmasına katkı sağlar.<BR><BR>Bir işlemin dayattığı çalışma hızı<BR><BR>İşçilerin genellikle kısa molalar bile veremediği veya farklı kas gruplarını zorlama ve kullanma olanağı olmadığı durumlarda, montaj hattı ve üretim hattı faaliyetlerinin daha ayrıntılı değerlendirmeleri yapılmalıdır. Yine, bir çalışma ekibi içinde, periyodik rol değişiklikleri bir çözüm olabilir.<BR><BR>Çalışma Ortamına İlişkin Faktörler<BR><BR>Yer kısıtlamaları<BR><BR>Baş üstü boşluğun kısıtlı olduğu alanlar (genellikle bakım işlerinde) veya alçak çalışma yüzeyleri, elle taşıma sırasında öne eğilmeye zorlayacak ve engeller (örn. rafların önünde), başka kötü vücut duruşlarına yol açacaktır.</P><P align=justify>Kısıtlı çalışma alanları veya engelli geçişler, yükleri (özellikle daha ağır veya hantal olanlarını) hareket ettirirken riskleri arttırır. Aynı düzlemde olmayan, kaygan veya sabit olmayan zeminler kayma, takılma veya düşme risklerini arttırabilir.<BR><BR>Ayak basacak sağlam bir yerin olması, iyi taşıma tekniğinin önemli bir etmenidir. Hareketli çalışma yerlerinde de (örn. tren, tekne, yükseltilmiş çalışma platformları) ayak basma yeri kestirilemez. Bu tür durumlarda kılavuz çizgi ağırlıkları düşürülmelidir.<BR><BR>Çalışma yüzeyleri seviyelerindeki değişkenlikler<BR><BR>Yüklerin rampa, basamak veya portatif merdivende taşınması gerekiyorsa ve özellikle de bunlar dikse, riskler artacaktır. Bunların yüzeyindeki bir kayganlık; örn. buz, yağmur veya çamurdan dolayı, başka riskler yaratır.<BR><BR>Merdivenler veya dik basamaklarda sağlam bir tutma yerinin olması, göz önünde tutulmalıdır. Yüklerin yüzeyler arasında hareketi veya rafa kaldırılması da düşünülmelidir, (örn. zeminden omuz yüksekliğinin üstüne kaldırma gibi).<BR><BR>Sıcaklık ve nemin aşırı uçlarda olması<BR><BR>Yüksek sıcaklık ve nem, muhtemelen kavramayı etkileyecek olan terleme ile birlikte bitkinlik riskini de arttıracaktır. Düşük sıcaklıklarda çalışma (örneğin soğuk depolarda veya soğuk havalarda), esnekliği ve becerikliliği azaltabilir.<BR><BR>Eldiven ve kötü hava giysileri ihtiyacı, dikkate alınması gereken başka etmenlerdir.<BR><BR>Havalandırma sorunları veya rüzgarın ani ve sert esmesi<BR><BR>Yetersiz havalandırma bitkinliği arttırabilirken; kuvvetli rüzgar esintileri, geniş yükler taşırken önemli tehlikelere yol açabilir;<BR><BR>Örn. inşaat alanları arasında panelleri taşırken.<BR><BR>Zayıf aydınlatma<BR><BR>Yeterli aydınlatmanın olmayışı, kötü vücut duruşuna veya takılmaların artmasına yol açabilir. Bu ayrıca işçilerin tek tek yüklere ilişkin riskleri tanımlamasını engelleyebilir.<BR><BR>Örn. keskin kenarlar veya köşeler, kaymış ağırlık merkezleri.<BR><BR>Bireysel Risk Faktörleri<BR><BR>Önceki yaralanma veya sağlık bozukluğu<BR><BR>Uzun süreli kas-iskelet sorunları, bir yaralanma veya sağlık bozukluğu hikayesi olan (işle ilgi olmayanlar da dahil) veya kısa süreli yaralanma hikayesi olan işçilerin hepsi için, ek koruma gerekecektir.<BR><BR>Cinsiyet<BR><BR>Erkeklerin ve kadınların kapasiteleri arasında çakışmalar olsa da, genel olarak kadınların kaldırma güçleri erkeklerinkinden daha azdır.<BR><BR>Yaş<BR><BR>Genç işçilerin vücutları tam olarak güçlenmemiş olmakla birlikte yaşlı işçilerin güçlerinde ve dayanıklılıklarında giderek azalma olacaktır.<BR><BR>Deneyim<BR><BR>Daha olgun işçiler kendi kapasitelerini daha fazla bilip tempolarını ona göre ayarlarken; ayrıca daha iyi taşıma teknikleri de edinmiş olabilirler.<BR><BR>Hamilelik<BR><BR>Yeni veya hamile anneler korunmalıdır. Bünye ve boy pos<BR><BR>Bu etmenler önemli ölçüde değişkenlik gösterir.</P><P align=justify>Daha büyük genellikle daha güçlü demekse de, bazı işler veya çalışma ortamları daha uzun boylu işçileri öne doğru eğilmeye veya başka uygun olmayan taşıma pozisyonlarına zorlayabilir.<BR><BR>Genel hedef; tüm elle taşıma işlerinin, bedenen en formda ve sağlıklı çalışanlarca yapılmasını sağlamak olmalıdır.<BR><BR>Özel dikkat gösterilmesi gerekenler:</P><OL><LI><P align=justify>Olağanüstü kuvvet, yükseklik, vs. gerektirenler. Örn. ambalaj kağıdı bobinleri, bir makinaya sadece belli boydaki kişilerce güvenli şekilde yerleştirilebilir.</P></LI><LI><P align=justify>Hamile, engelli veya sağlık sorunları olan işçiler için ilave risk yaratanlar. Riskleri azaltmak için tekrar değerlendirme veya bazı kişilerin bu işleri yapmasına kısıtlama gerekebilir.</P></LI><LI><P align=justify>Özel bilgi veya eğitim gerektirenler.</P></LI></OL><P align=justify>Giysi, ayakkabı vs.<BR><BR>Bazı kişiler, eldiven, koruyucu giysi, soluma aygıtı vb. KKD veya giysilerin kullanımından diğerlerine göre daha fazla etkilenebilirler. Bunlar kullanıcının elle taşıma hareketliliğini ve maharetini önemli ölçüde etkileyebilir.<BR><BR>Benzer şekilde üniformalar veya kostümler (örn. eğlence sektöründe) de dikkate alınması gereken bir etmen olabilir.<BR><BR>Baltayı Bilemek<BR><BR>Bir ormanda iki kişi ağaç kesiyormuş. Birinci adam sabahları erkenden kalkıyor, ağaç kesmeye başlıyormuş, bir ağaç devrilirken hemen diğerine geçiyormuş. Gün boyu ne dinleniyor ne öğle yemeği için kendine vakit ayırıyormuş. Aksamları da arkadaşından bir kaç saat sonra ağaç kesmeyi bırakıyormuş.<BR><BR>İkinci adam ise arada bir dinleniyor ve hava kararmaya başladığında eve dönüyormuş. Bir hafta boyunca bu tempoda çalıştıktan sonra ne kadar ağaç kestiklerini saymaya başlamışlar.<BR><BR>Sonuç: İkinci adam çok daha fazla ağaç kesmiş.<BR><BR>Birinci adam öfkelenmiş: "Bu nasıl olabilir? Ben daha çok çalıştım. Senden daha erken ise başladım, senden daha geç bitirdim. Ama sen daha fazla ağaç kestin. Bu isin sırrı ne?"<BR><BR>İkinci adam yüzünde tebessümle yanıt vermiş:<BR><BR>Ortada bir sır yok. Sen durmaksızın çalışırken, ben arada bir dinlenip baltamı biliyordum. Keskin baltayla, daha az çabayla daha çok ağaç kesilir.<BR><BR>"Kendimizi geliştirmek, baltamızı bilemektir. Kendimize zaman ayırıp, yaşamımızı objektif bir bakışla gözden geçirmektir. Zayıf bulduğumuz alanlarımızı geliştirmek için caba göstermektir.<BR><BR>Bu, zihnimizin, ruhumuzun, karakterimizin güçlenmesi için olmazsa olmaz bir koşuldur.<BR><BR>Delhi'deki ünlü tapınakta Sokrat'ın su sözü yer alır: "İnsan Kendini Tanı."<BR><BR>Kendini tanımak, şu anda olduğumuz noktayla olmak istediğimiz nokta arasındaki yoldur.<BR><BR>Kendini tanımak, kendimizi nasıl gördüğümüz ile başkalarının bizi nasıl gördüğü arasında fark olmaması anlamına gelir.<BR><BR>Bireysel ve iş yaşamımızda başarılı, mutlu ve doyumlu olmak istiyorsak, baltamızı bilemek için kendimize zaman ayırmalıyız.<BR><BR>Riskleri Önlemek Veya Azaltmak<BR><BR>Riskleri önlemek için alınacak önlemler:<BR><BR>1. Taşıma gereksiniminin ortadan kaldırılması.<BR>2. Otomasyon veya mekanizasyon.<BR>3. Yükün azaltılması.<BR><BR>1. Taşıma Gereksinimini Ortadan Kaldırmak<BR><BR>İşverenler için, uygun yöntemlerle, elle taşımayı büsbütün ortadan kaldırmak (veya kendi çalışanlarınca) mümkün olabilir.<BR><BR>İşlemleri veya faaliyetleri yeniden tasarlamak<BR><BR>Örn. talaş kaldırma veya paketleme gibi faaliyetler, ürünün elle faaliyetin yapıldığı yere taşınması ile değil de yerinde yapıldığında, (doktor hastanın ayağına gider, tersi olmaz (bunun hastaya başka faydası olabilir).<BR><BR>Nakliye olanaklarını daha etkin kullanmak<BR><BR>Örneğin; bakım personelinin aletleri veya donanımı elle taşımaktansa; bunları taşıyan taşıtları, iş yaptıkları yere kadar sürmelerine izin vermek.<BR><BR>Direk sevkiyat talep etmek<BR><BR>Örnek: Tedarikçilerden, sevkiyatları mal kabul alanına değil de doğrudan deponun içine yapmalarını talep etmek. Çünkü; tedarikçiler taşıma gereçleri anlamında daha donanımlı olabilirler ve personelleri de elle taşıma konusunda daha iyi eğitilmiş olabilirler.<BR><BR>2. Otomasyon Veya Mekanizasyon<BR><BR>Otomasyon veya mekanizasyon, en iyi tasarım aşamasında yapılabilir. Ancak bu tür değişiklikler; örn. bir risk değerlendirmesi sonucunda da yapılabilir. Değişiklikler yaparken, ilave riskler yaratılmasını önlemek önemlidir.<BR><BR>Örn. zaten sıkışık olan bir çalışma alanında forklift kullanmak en iyi çözüm olmayabilir.<BR><BR>Mekanik kaldırma cihazları<BR><BR>Yüklerin elle taşınması gereksinimini ortadan kaldırmak veya önemli ölçüde azaltmak için; forkliftler, gezer vinçler, kamyona monte vinçler, vakum cihazları ve diğer motorlu taşıma donanımı yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.<BR><BR>Elle kumanda edilen kaldırma cihazları<BR><BR>Paletler ve transpaletler, elle kumanda edilen zincir palangaları veya kollu kaldırma araçları da, çok sınırlı bedensel güçle ağır yükleri hareket ettirmek için kullanılabilirler.<BR><BR>Motorlu konveyörler<BR><BR>Sabit konveyörlerle birlikte, mobil konveyörler de, özellikle araçların yüklenmesi ve boşaltılmasında giderek daha fazla kullanılmaktadır.<BR><BR>Örneğin, gazete balyalarının nakliye kamyonlarına istiflenmesinde.<BR><BR>Motorsuz konveyörler, kaydırma oluklar, vs.<BR><BR>Serbest çalışan rulolu konveyörler, boşaltma olukları veya tabana monte yük taşıma arabaları, yükün yerçekimi etkisiyle veya daha az kol gücüyle hareket ettirilmesine olanak sağlar. Bu tür cihazlar farklı düzlemler arasında çalıştırılabilir veya zemine kurulabilir.<BR><BR>Yük taşıma arabaları ve tablalı yük vagonları<BR><BR>Bunlar, elle taşıma faaliyetini önemli ölçüde azaltmak üzere kullanılabilir. Bazı tipleri, elle veya mekanik olarak çalıştırılan motorlu kaldırma mekanizmaları içerir.<BR><BR>Bazı taşıma arabalarına basamakları çıkarken veya inerken yardımcı olması için marifetli bir üçlü tekerlek sistemi takılabilirken; fıçıları veya başka kapları taşımak için özel el arabaları tasarlanmıştır.<BR><BR>Kaldırma gereçleri<BR><BR>Örneğin kompaktörlerin; rögar kapakları, büyük fıçılar ve tomruklar gibi belli yükleri kaldırmayı veya indirmeyi kolaylaştırmak için kullanılabilecek özel kaldırma gereçleri mevcuttur.<BR><BR>3. Yükün Azaltılması<BR><BR>Yaralanma riski, taşınması gereken yüklerin boyutlarını azaltarak önlenebilir. Müşteriler, tedarikçilerden kabul edecekleri maksimum koli ağırlıklarını belirtebilir. Örneğin matbaalardan gelen reklam broşürlerinin ağırlıkları.<BR><BR>Donanımlar, bileşenlerine ayrılıp kullanıldığı yerde monte edilebilir. Örneğin yangın söndürmede kullanılan acil durum donanımı.<BR><BR>İşe Özgü Önlemler<BR><BR>Mekanik destek<BR><BR>Daha önce tarif edilen mekanik destek tipleri, riskler tümüyle önlenemese de, yaralanma riskini azaltmak için kullanılabilir. Rulolu konveyörler, yük taşıma arabaları, makaralar veya manivelaların kullanımı, elle taşıma işlerinde gerekli kuvveti önemli ölçüde azaltabilir.<BR><BR>İş yerleşim planı ve tasarımı<BR><BR>1. İşler, depolama alanları, vs. yerleşimi, vücudun en verimli kullanılabileceği şekilde tasarlanmalıdır. Örneğin; daha ağır şeylerin omuz ile alt bacak ortası yüksekliği arasında depolanması ve hareket ettirilmesi.<BR>2. Yüklerin vücuda yakın tutulmasının sağlanması.<BR>3. Uzanma hareketlerinin engellenmesi. Örn. engellerin üzerine veya derin kaplara;<BR>4. Bükülme hareketlerinin veya öne eğilerek taşıma pozisyonlarının engellenmesi. Örn. çalışma yüzeyleri, depolama alanları veya makineleri yeniden konumlandırarak;<BR>5. Taşıma sırasında el değiştirmeye yardımcı olmak için, dayanma yerleri sağlanması;<BR>6. Yüklerin kaldırılması ve bir yerden başka bir yere taşınması gereksinimin azaltılması.<BR>Örn. itme, çekme, kaydırma veya yuvarlama teknikleri;<BR>7. Kollar veya omuzlar yerine, daha güçlü bacak kaslarından yararlanılması;<BR>8. Sabit vücut pozisyonlarında kalınmasının önlenmesi; Örn. bir yükü tutarken veya desteklerken;<BR>9. Otururken taşıma gereksiniminin önlenmesi;</P><P align=justify>İş Rutinlerinde değişiklik yapmak</P><UL><LI><P align=justify>Yük taşıma sıklığını sınırlamak (özellikle daha ağır veya hacimli olanlar);</P></LI><LI><P align=justify>İşçilerin dinlenme molaları alabilmesini sağlamak (resmi molalar veya nerede ve ne zaman ihtiyaç duyarlarsa);</P></LI><LI><P align=justify>Çalışma ekipleri arasında iş rotasyonu sağlamak (bazı kaslar kullanılırken; diğer kas gruplarının toparlanmasına olanak tanıyan veya daha hafif işlerin yapılacağı).</P></LI></UL><P align=justify>Ekiple taşıma</P><UL><LI><P align=justify>Bir kişi için emniyetli olmayan bir iş, iki veya daha fazla kişi tarafından başarıyla yapılabilir.</P></LI><LI><P align=justify>İki kişilik bir ekibin kapasitesi, ekipteki kişilerin tek tek kapasitelerinin toplamının yaklaşık üçte ikisi,</P></LI><LI><P align=justify>Üç kişilik bir ekip için toplamlarının yaklaşık yarısıdır. Ekiple taşımada hesaba katılacak diğer etmenler:</P></LI></UL><P align=justify>1. Tüm ekip için uygun tutma yerlerinin olması;<BR>2. Basamaklardan veya rampalardan geçilip geçilmeyeceği;<BR>3. Ekip üyelerinin birbirlerinin görüş alanlarını veya hareketlerini engelleme olasılığı;<BR>4. Herkesin verimli bir şekilde çalışabileceği yeterli alan olması;<BR>5. Ekip üyelerinin görece cüsseleri ve kapasiteleri.<BR><BR>Yüke Özgü Önlemler<BR><BR>Ağırlık veya boyutu azaltma<BR><BR>Riski tümüyle önlemese de, yaralanma riskini azaltmak için benimsenebilir. Ancak yükün boyutunu azaltmak, toplamda büyük bir yükü taşımak için gerekli hareket sayısını arttırır. Bu farklı tipte bir külfetle ve işin zaman kazanmak adına layıkıyla yapılmamasıyla sonuçlanabilir.<BR><BR>Yüklerin boyutları da; tutulabilmeleri veya vücuda yaklaştırabilmek için azaltılabilir.<BR><BR>Yükü daha kolay kavranabilir hale getirmek<BR><BR>Saplar, kulplar veya girintiler yükleri daha kolay taşınabilir hale getirebilir (ofis arşiv kolilerindeki tutma yerleri gibi). Bir yükü uygun tutma yerleri olan bir kapta taşımak, emniyetli kavrama yerleri olmadan tek başına taşımaktan genellikle daha kolay olacaktır.<BR><BR>Yükteki saplar veya tutma yerlerinin konumları, kullanılan taşıma tekniğini de etkileyebilir. Örn. öne doğru eğilme gereksinimini önlemeye yardımcı olarak. Tutma yerleri, avucu yerleştirebilecek kadar geniş ve parmakları sokabilecek kadar da derin olmalıdır (eldiven varsa, eldivenleri de).<BR><BR>Askı kayışları, koşum takımları veya çantalar; yüklerin emniyetli bir şekilde tutulmasına, daha rahat ve verimli taşınmasına yardımcı olabilir.<BR><BR>Yüklerin daha hareketsiz hale getirilmesi<BR><BR>Kalıbını kendiliğinden kaybeden veya güvenli olmayan paketlerde bulunan yükler sabitlenmelidir.<BR><BR>Örn. 1. Taşıyıcı askı kayışları, destekleyici levhalar veya tablalar kullanılabilir.<BR>Örn. 2. Tam dolu olmayan koli veya kutuların içindeki yükler, taşıma sırasında hareket etmemeleri için sıkıştırılabilir.<BR><BR>Diğer riskleri azaltmak<BR><BR>Yüklerin üzerindeki kir, yağ, su veya aşındırıcı maddelerin temizlenmesi gerekebilir. Keskin köşe, kenar veya pürüzlü yüzeylerin yok edilmesi veya üstlerinin kaplanması gerekebilir. Çok sıcak veya soğuk yüklerde risk oluşturabilir. Bu durumda taşıma kapları (yalıtımlı), taşıma gereçleri veya uygun KKD'ın kullanılmalıdır.</P><P align=justify>Çalışma Ortamını İyileştirmek<BR><BR>Engelsiz taşıma alanları sağlamak<BR><BR>Taşıma faaliyetleri için uygun geçitlerin ve yeterli boşlukların sağlanmalıdır. Baş üstü boşluğunun alçak olması, dar antreler, donanımdan ve depolanmış malzemelerden kaynaklı tıkanıklıklar önlenmelidir. Güvenli taşıma için, ortam derli toplu olmalıdır.<BR><BR>Zemin durumu ve yapısı<BR><BR>Geçici çalışma yerlerinde bile sağlam ve dengeli zeminler için her türlü çaba gösterilmelidir. Suyun boşaltılmasını sağlamak veya kaygan malzemeleri hemen temizlemek gerekebilir. Örn. mutfaklardaki yiyecek döküntüleri).<BR><BR>Riskler daha büyükse; özel kaymaz yüzeyler kullanılmalıdır. Dışarıdaki çalışma yerlerinde, buz ve kardan dolayı kayganlaşmış yüzeylere rutin olarak tuz veya kum dökülmesi gerekebilir.<BR><BR>Farklılaşan çalışma düzlemleri<BR><BR>Eğimlerin biraz düzleştirilmesi, basamaklar konulması veya elle taşıma faaliyetlerine yer sağlamak için var olan basamakların veya merdivenlerin genişletilmesi gerekebilir. İş tezgahları da, eş düzlemli ve kullanışlı bir yükseklik kazandırmak üzere modifiye edilmelidir.<BR><BR>Isıl ortam ve havalandırma<BR><BR>İyileştirilmiş kontrol önlemleriyle veya işi daha uygun bir yere taşıyarak, yüksek sıcaklık veya soğuğun, nemin veya kötü havalandırmanın üstesinden gelinebilir. Sıcak işlemlere veya donanıma yakın, soğuk ortamlarda (örneğin soğuk hava depolarında) veya dışarıda yapılan işler için uygun KKD kullanılması gerekebilir.<BR><BR>Kuvvetli rüzgarlar<BR><BR>Kuvvetli rüzgarlar veya güçlü havalandırmanın geniş yükleri etkileyebileceği yerlerde, ekstra tedbirler alınması gerekebilir, Örneğin:</P><UL><LI><P align=justify>Taşımaya yardımcı araçlar kullanmak (örn. Tekerlekli yük arabaları);</P></LI><LI><P align=justify>Ekiple taşıma teknikleri kullanmak;</P></LI><LI><P align=justify>Farklı bir çalışma pozisyonunu benimsemek;</P></LI><LI><P align=justify>Alternatif bir nakliye rotası izlemek.</P></LI></UL><P align=justify>Aydınlatma<BR><BR>Taşıyıcıların; yükü ve çalışma yerinin yerleşimini görmesine, mesafe, konum ve yükün koşulları hakkında doğru yargılara varmasına olanak vermek için, uygun aydınlatma sağlanmalıdır.<BR><BR>Bireysel Kapasite<BR><BR>Bu konuda hem bireysel hem de faaliyetlerle ilgili etmenler dikkate alınmalıdır. Uygun yöntemler:<BR><BR>Tıbbi Gözetim<BR><BR>İşçiler, hem işe kabul edilmeden önce hem de işe başladıktan sonra periyodik olarak; işyerindeki elle taşıma işlerinin tamamını yapabilmek için gerekli fiziksel kapasiteye sahip olup olmadıklarını kontrol etmek için tıbbi gözetimden geçirilebilirler.<BR><BR>Uzun Süreli Kısıtlamalar<BR><BR>Gözetim programlarıyla; işçilerin fazla riski olmayan elle taşıma işlerini yapma kapasiteleri olmadığı veya uzun süren yaralanma veya yaşlanma etkileriyle yapabilirliklerini kaybettiği belirlenirse; genç işçilere de, kapasitelerinin tekrar değerlendirilebileceği uygun bir yaşa girene kadar, uzun süreli kısıtlamalar getirmek gerekebilir.<BR><BR>Kısa Süreli Kısıtlamalar<BR><BR>Aşağıdaki nedenlerle elle taşıma faaliyetlerine görece kısa süreli kısıtlamalar getirilebilir:</P><UL><LI><P align=justify>Hamilelik (veya hamileliğin belli bir dönemi);</P></LI><LI><P align=justify>Son zamanlarda doğum yapma;</P></LI><LI><P align=justify>Kısa süreli yaralanma veya sağlık bozukluğu.</P></LI></UL><P align=justify>Sağlıklı Yaşam Programları<BR><BR>Çalışanlar, fiziksel olarak formda olmaları için aktif olarak teşvik edilmelidir. Böylece elle taşıma faaliyetleri sırasında yaralanma risklerini azaltılır.<BR><BR>Genel Elle Taşıma Eğitimi<BR><BR>Ya tüm çalışanlara veya ciddi elle taşıma işlerine katılan çalışanlara, elle taşıma genel eğitimi verilmelidir. Bu tür bir eğitimde kapsanacak konular şunları içerir:<BR><BR>1. Potansiyel olarak tehlikeli işlemlerin teşhis edilmesi;<BR>2. Elle taşıma tehlikelerinin önlenmesi;<BR>3. Aşina olunmayan taşıma işlemlerinin üstesinden gelinmesi;<BR>4. Taşıma gereçlerinin doğru kullanımı;<BR>5. KKD'nin olması gerektiği gibi kullanılması;<BR>6. Çalışma ortamı etmenleri;<BR>7. Derli toplu olunmasının önemi;<BR>8. Bireysel kapasiteyi etkileyen etmenler (kişinin sınırlarını bilmesi);<BR>9. İyi taşıma tekniği.<BR><BR>İşe Özgü Eğitim Ve Talimat<BR><BR>Eğitimin ve talimatın genellikle özel elle taşıma işlerinin emniyetiyle ilişkilendirilmesi gerekir:</P><UL><LI><P align=justify>Özel taşıma gereçleri nasıl kullanılacak;</P></LI><LI><P align=justify>Özel KKD gereklilikleri;</P></LI><LI><P align=justify>Özel taşıma teknikleri.</P></LI></UL><P align=justify>Risk değerlendirmede çalışanların bilgi ve eğitim düzeyleri de göz önüne alınmalıdır..</P><P align=justify>Risk Değerlendirmelerini Kim/Kimler Yapacak?<BR><BR>Değerlendirmeleri yapan birey veya ekip, aşağıdaki bilgi ve deneyime sahip olmalıdır:</P><UL><LI><P align=justify>Yasal gereklilikler;</P></LI><LI><P align=justify>Taşıma işlemlerinin mahiyeti;</P></LI><LI><P align=justify>İnsan yetenekleri;</P></LI><LI><P align=justify>Yüksek riskli faaliyetler;</P></LI><LI><P align=justify>Riski azaltmanın pratik araçları.</P></LI><LI><P align=justify>Dış yardımın gerekebileceği durumlar:</P></LI><LI><P align=justify>Olağanüstü riskleri değerlendirme;</P></LI><LI><P align=justify>Donanım/yerleşim planlarını, riskleri azaltmak için tekrar tasarlamak;</P></LI><LI><P align=justify>Personelin taşıma teknikleri konusunda eğitilmesi.</P></LI></UL><P align=justify>Değerlendirmeler Nasıl Planlanacak?<BR><BR>İşyeri veya faaliyetler yönetilebilir değerlendirme birimlerine bölünmelidir. Bu birimler:</P><UL><LI><P align=justify>Bölümler veya kısımlar.</P></LI><LI><P align=justify>Binalar veya odalar.</P></LI><LI><P align=justify>İşlemlerin bölümleri.</P></LI><LI><P align=justify>Üretim hatları.</P></LI><LI><P align=justify>İş istasyonları.</P></LI><LI><P align=justify>Verilen hizmetler.</P></LI></UL><P align=justify>Bilgi Toplamak<BR><BR>Faydalı bilgi kaynakları:</P><UL><LI><P align=justify>Kaza inceleme raporları </P></LI><LI><P align=justify>Sağlık bozukluğu kayıtları </P></LI><LI><P align=justify>Kaza tedavi kayıtları </P></LI><LI><P align=justify>Çalıştırma prosedürleri vs. </P></LI><LI><P align=justify>Sektör bilgisi </P></LI></UL><P align=justify>Değerlendirmeyi yapmak için;</P><UL><LI><P align=justify>Çalışma yerleri ziyaret edilmeli,</P></LI><LI><P align=justify>Elle taşıma işlemleri gözlemlenmen (bazen ayrıntılı olarak) ve</P></LI><LI><P align=justify>Elle taşıma işlerini yapanlar ve yetkililerle müzakereler yapılmalıdır.</P></LI></UL><P align=justify>Kontrol listesi dört ana etmeni kullanabilir: 1$, yük, çalışma ortamı ve bireysel kapasite.<BR><BR>Gözlemler<BR><BR>Özellikle göz önüne alınması gerekenler:</P><UL><LI><P align=justify>Kullanılan yöntemlerle, çalıştırma prosedürleri, sektör standartlarını vs. karşılaştırmak;</P></LI><LI><P align=justify>Taşıma gereçlerinin kullanılma düzeyi, kullanım şekilleri ve etkinlikleri;</P></LI><LI><P align=justify>Benimsenen taşıma teknikleri;</P></LI><LI><P align=justify>Fiziksel koşullar; örn. erişim, ortalığın düzeni, zemin yüzeyleri, aydınlatma;</P></LI><LI><P align=justify>Çalışanlar arasındaki değişkenlikler; örn. boy pos, kuvvet, benimsenen teknik.</P></LI></UL><P align=justify>Müzakereler<BR><BR>Mümkün olduğunca açık uçlu sorular sorulmalıdır. Müzakere edilebilecek konular:</P><UL><LI><P align=justify>Normal koşulların devam ettirilip ettirilmediği;</P></LI><LI><P align=justify>Prosedürlerin, kuralların farkında olup olmadıkları;</P></LI><LI><P align=justify>Taşıma gereçleri veya tekniklerinin kullanımı eğitimleri;</P></LI><LI><P align=justify>İş faaliyetlerindeki olası değişkenlikler; örneğin ürün değişiklikleri, dönemsel değişkenlikler, gündüz ve gece vardiyası arasındaki farklılıklar;</P></LI><LI><P align=justify>Taşıma donanımı veya taşıma gereçleri bozulursa veya olmazsa ne olur;</P></LI><LI><P align=justify>Gerektiğinde yardımın hazır olup olmadığı;</P></LI><LI><P align=justify>Hangi elle taşıma sorunları yaşanmış;</P></LI><LI><P align=justify>Elle taşımadan dolayı hiç yaralanma olmuş mu;</P></LI><LI><P align=justify>Önlemlerin alınmamasının nedenleri.</P></LI></UL><P align=justify>Gözden Geçirme ve Eğitim<BR><BR>Değerlendirmenin gözden geçirilmesi<BR><BR>Değerlendirme; Artık geçerli olmadığından şüphe varsa veya ilgili olduğu elle taşımalarda ciddi bir değişiklik olmuşsa, gözden geçirilmelidir.<BR><BR>Eğitim<BR><BR>Özel elle taşıma tekniği eğitimi; işe başlatma programının bir parçası veya bir elle taşıma değerlendirmesinin sonucu tavsiyelerden biri olabilir.<BR><BR>Elle Taşımada Yapılması Gerekenler Taşıma Öncesi Dikkat Edilecekler</P><UL><LI><P align=justify>Kaldırılacak / taşınacak olan nedir?</P></LI><LI><P align=justify>Ağırlığı nedir?</P></LI><LI><P align=justify>Bir kişi tarafından emniyetle taşınabilir mi ? Yardım gerekli mi?</P></LI><LI><P align=justify>Yükün / cismin ağırlık merkezi belli midir?</P></LI><LI><P align=justify>Taşınması gerekli midir?</P></LI><LI><P align=justify>Ne kadar uzağa taşınacaktır?</P></LI><LI><P align=justify>Başka bir yöntem veya ekipman yardımı ile daha emniyetli taşınabilir mi?</P></LI><LI><P align=justify>Yükün taşınacağı yol / zemin uygun, emniyetli ve engelden arındırılmış mıdır?</P></LI></UL><P align=justify>Yapılması Gerekenler</P><UL><LI><P align=justify>Yükü tek başınıza ve emniyetle taşıyabileceğinize emin olun. Aksi taktirde mutlaka yardım isteyin.</P></LI><LI><P align=justify>Yükü nasıl kavrayıp, kaldırıp, taşıyacağınıza daha önce karar verin.</P></LI><LI><P align=justify>Kaba yüzeyler, keskin ve çentikli kenarlar, kıymık ve benzeri çıkıntıların ellere zarar vermemesi için uygun eldiven kullanın.</P></LI><LI><P align=justify>Ayağınızı sağlamca / emniyetle basacağınız bir yer yoksa, zemin koşulları elverişli / emniyetli değilse yükü kaldırmayın, yardım isteyin.</P></LI><LI><P align=justify>Kaldırma sırasında belinizi / sırtınızı dik tutun. Baş hafifçe yukarıya kalkık ve gözler yük yerine karşıya bakıyor olsun.</P></LI><LI><P align=justify>Yükü kaldırmak için dizlerinizi kırın, asla belinizi bükmeyin.</P></LI><LI><P align=justify>Yükün indirmede yukarıdaki işlemleri tersinden yapın.</P></LI><LI><P align=justify>Fıçıların / varillerin taşınması veya hareket ettirilmesi I sırasında eldiven ve emniyet ayakkabısı kullanın.</P></LI><LI><P align=justify>25 kg'dan ağır yükler için her zaman yardım isteyin.</P></LI><LI><P align=justify>Yükler kadınlar tarafından kaldırılacaksa, yük ağırlığı I yaklaşık % 30 azaltılmalıdır.</P></LI><LI><P align=justify>Yükleri uzak mesafeye taşırken sık sık dinlenin. Aşırı I yorgunluk, yükün kontrol edilememesi, sendeleme ve I dolayısıyla yaralanmaya neden olur</P></LI></UL><P align=justify>Kaldırma Kapasitesi; yaşa, fiziki yapıya, deneyime bağlı olarak- kişiden kişiye değişmektedir.</P><UL><LI><P align=justify>Ağır yükleri kaldırırken veya taşırken ani ve kontrolsuz hareketlerden sakının.</P></LI><LI><P align=justify>Yükü taşırken asla tutuş/kavrama şeklinizi veya pozisyonunuzu değiştirmeyin. Zorunlu hallerde yükü sağlam bir yüzey üstüne koyarak değiştirin.</P></LI><LI><P align=justify>Yükleri omuz hizasından daha yükseğe kaldırmayın.</P></LI></UL><P align=center><IMG border=0 alt="Yük Kaldırmada Doğru Hareketler" src="http://www.teksevgi.com/edosya/eti2.jpg" width=565 longDesc="file:///C:/Users/rıza/Pictures/eti/Yük Kaldırmada Doğru Hareketler" height=449></P><P align=justify>Uygun İtme ve Çekme Teknikleri</P><P align=justify>Yükleri çekmek yerine arkadan itin. İterken:</P><UL><LI><P align=justify>Yükün gerisinde dik durun.</P></LI><LI><P align=justify>Yükün boyutları uygun ise ellerinizi omuz I yüksekliğine kaldırın.</P></LI><LI><P align=justify>Bir bacağınızı ileri koyun.</P></LI><LI><P align=justify>İlerideki bacağınızı itmek, geridekini I desteklemek için kullanın.</P></LI><LI><P align=justify>Çenenizi ve midenizi içeri çekin.</P></LI><LI><P align=justify>İterken kol ve bacaklarınızı dik tutun.</P></LI><LI><P align=justify>Vücut ağırlığınızı itmek için kullanın.</P></LI><LI><P align=justify>Yükün boyutları küçük ise kollarınız yüke temas ederken bacak kaslarınızdan yararlanın.</P></LI></UL><P align=justify>Eğer mutlaka çekecekseniz şu kuralları uygulayın:</P><UL><LI><P align=justify>Bir bacağınızı geriye koyup desteklemek için kullanın.</P></LI><LI><P align=justify>İlerideki bacağınızı çekmek için kullanın.</P></LI><LI><P align=justify>Bacaklarınızı ve kollarınızı dik tutun.</P></LI><LI><P align=justify>Çekmek için vücut ağırlığınızı kullanın.</P></LI></UL><P align=justify>Sağlıklı Bir Sırt İçin İpuçları</P><OL><LI><P align=justify>Bükülmüş, öne ve yanlara eğilmiş vaziyette durmayın.</P></LI><LI><P align=justify>Uzun süre aynı şekilde durmayın. Eğer uzun süre oturmanız gerekiyorsa, ara sıra kalkın ve gezinin.</P></LI><LI><P align=justify>Otururken sırtınızın alt kısmına mutlaka destek alın.</P></LI><LI><P align=justify>Dizlerinizi gergin tutmayın, ağırlığınızı iki ayağınıza eşit olarak paylaştırın.</P></LI><LI><P align=justify>Hareket ederken sırtınızı bükmektense ayaklarınızı ya da sandalyenizi çevirin.</P></LI><LI><P align=justify>Kaldırma tekniği hakkında bilinçli olun.</P></LI><LI><P align=justify>Yükleri çekmek yerine arkadan itin.</P></LI><LI><P align=justify>Taşıma mesafesini en aza indirin</P></LI><LI><P align=justify>Çalışma ve depolama alanını yeniden düzenleyin,</P></LI><LI><P align=justify>Mekanik ekipman kullanın.</P></LI><LI><P align=justify>Yükün ağırlığını azaltın,</P></LI><LI><P align=justify>Bir seferde taşınacak yük miktarını (sayısını) düşürün,</P></LI><LI><P align=justify>Fazla yükler için birden fazla kişiyi görevlendirin.</P></LI><LI><P align=justify>Rahat taşıma için yuvarlanan malzemeler kullanın.</P></LI><LI><P align=justify>Uygun yükseklikte raflar, paletli stantlar kulanın</P></LI></OL><P align=justify>Elle Taşımada Ekipman Kullanma<BR><BR>El arabası ve itme aracı kullanırken:</P><UL><LI><P align=justify>İtmek her zaman çekmekten daha kolaydır.</P></LI><LI><P align=justify>El arabasını veya itme aracını kullanırken her iki elinizi de kullanın.</P></LI><LI><P align=justify>Gerekli olduğu durumda yükü sabitlemek için halat vs. Kullanın.</P></LI></UL><P align=justify>Herhangi bir kişi; nasıl kullanılacağını öğreten bir eğitim almadan ve kullanma yetkisi bulunmadan hiçbir kaldırma ekipmanını kullanmamalıdır.<BR><BR>Makas Tezgahı Güvenlik Talimatı<BR><BR>Makas tezgahları ve kesici, delici ve yarıcı bıçaklı tezgahlar ile yapılan çalışmalarda, aşağıdaki tedbirler alınacaktır:</P><OL><LI><P align=justify>Makas tezgahlarında, kesilen parçanın düştüğü taraf, iş sahasına bakmayacak ve fırlayacak parçalara karşı, uygun koruyucu tedbirler alınacaktır.</P></LI><LI><P align=justify>Madeni levha ve saç kesme makaslarının ağzına, bıçak boyunca devam eden koruyucu bir lama konacak, kesme işinin görülmesi gereken hallerde, lamada delikler açılacak ve kesilen malzemenin kalınlığına göre ayarlanabilecek durumda olacaktır.</P></LI><LI><P align=justify>Çift taraflı çalışan tezgahlarda bıçak koruyucusu, her iki tarafa yapılacaktır.</P></LI><LI><P align=justify>Mukavva ve madeni levha gibi malzeme kesen köşe kesme tezgahlarında, koruyucular köşeli yapılacaktır.</P></LI><LI><P align=justify>Kağıt ve benzeri malzemeyi kesmekte kullanılan ve otomatik olarak malzeme verilen giyotin makaslarda, çift el kumanda tertibatı bulunacak, tezgaha tek el ile malzeme verilmesi gereken hallerde, öteki el, devamlı kumanda tertibatı ile meşgul olacaktır.</P></LI><LI><P align=justify>Ayak pedallı giyotin makaslarda, çift el, malzeme verecek şekilde bıçağın ağzından uzakta tutulacak veya bıçak harekete geçtiği sırada, işçinin elini dışarı itecek bir tertibat veya el tehlikeli bölgede iken, bıçak hareketini durduracak fotosel tertibatı bulunacaktır.</P></LI><LI><P align=justify>Otomatik giyotinli makaslar dışında mekanik güçle çalışan diğer makaslarda, durmayı sağlayacak frenlerden başka, bıçağın hareketsiz anında ani düşmeyi önleyecek ayrı bir emniyet freni veya tertibatı uygulanacaktır.</P></LI></OL>]]>
   </description>
   <pubDate>Wed, 21 Jul 2010 11:01:25 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.teksevgi.com/forum/forum_posts.asp?TID=269&amp;PID=324#324</guid>
  </item> 
 </channel>
</rss>