Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım
  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
İnsan Kaynakları
 Tek Sevgi - Forum :Genel Kültür :İnsan Kaynakları
Mesaj icon Konu: İş ve Biz Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Yazar Mesaj
hrkaripcin
Admin Group
Admin Group


Kayıt Tarihi: 01 Jan 2006
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 349
Alıntı hrkaripcin Cevaplabullet Konu: İş ve Biz
    Gönderim Zamanı: 14 Aug 2010 Saat 6:04pm

Uzm. Psikolog Hakan ÇELİK

Yöneticimiz uyuyor mu?

Gün olur devran döner, bir zamanların çömezi gelir bir gün yönetici olur. Olacak elbet, deneyim, bilgi ve tecrübelerini artık farklı bir pozisyonda değerlendirecek. Yöneticilik, yönetmek, çalışmak, çalıştırmak, emir vermek, büyük, her şeyi bilen, patron,.........vs. Bunlar hep yöneticilik deyince aklımıza ilk gelen unsurlar. Peki bir yöneticiden, bu saydıklarımızın ötesinde neler beklenir. Aslında neler beklendiğini cümle alem biliyor artık. İstenen yöneticiyi oluşturmak için bir sürü eğitim veriliyor. Lider yönetici, yaratıcı yönetici, paylaşan yönetici, stresi olmayan yönetici, pozitif düşünen yönetici, çağdaş yönetici, ........... vs. bunları da saymakla bitiremeyiz.

Yönetici bu kadar şeyi öğrendiği halde bile ekip arkadaşlarını, altında çalışanları tatmin etmeyebilir. Bugün İnsan kaynakları alanında bir kaç yıldır çok iyi çalışmalar yürütüldüğü söylenebilir. İşletmelerin, yöneticilerinden daha iyi verim alabilmek, çalışanların tatminini yükseltmek ve onların verimini arttırarak sistemli hale gelebilmek için maddi ve manevi yatırımlarına şahit olmaktayız. İşletmeler bu başarılı çalışmaların karşılığını da alabilmektedirler. Gelgelelim sadece iş hayatına iyi bakmakla, çalışanları iş yerinde tatmin etmekle yetinilmemesi gerekliliği, geçtiğimiz Ağustos ayında yaşanan depremden sonra iyice ortaya çıkmıştır.

İnsan bir bütündür, sadece iş hayatını göre değerlendirmek yanlış olur. İnsan aynı zamanda sosyal bir varlıktır. Farklı ortamlarda farklı rollere ve isteklere haiz olurlar. Bir kişiye iş yerinde ne kadar çok eğitim verirseniz verin, eğer ailesinde sorun varsa, depremde yıkık altında tanıdığı insanlar ve akrabaları varsa o insandan yetere derecede verim alamazsınız. O sebeptendir ki, deprem sonrası bir çok işletme çalışanlarına ve yakınlarına bu tip eğitimler verdirdi. Bu eğitimlerin psikolojik destek tarafı da önemli bir süreçtir tabiki. Bunlar hep birbirine bağlı olarak devam eden noktalar siz insana karnı açken, pantolon almaya kalkışırsanız, anlamsız bir iyilik yapmış olursunuz.

İnsan kaynakları alanında iyi çalışmalar var demiştik, fakat bu arada da bir takım naralar atılıyor; insan kaynaktır, kaynak insandır, insan değerlidir, gelişen insan iyidir...vs. Ama bu atılan naralar ve sloganlar hep insanın iş yerinde gelişmesine, kaynak olmasına yönelik çalışmaları beraberinde getiriyor. "İnsan kaynaktır ama iş yerinde" hayır tabi ki, bu söze katılmak mümkün değil. Şimdi sorsanız bir çok yönetici de aynı şeyi söyleyecektir. Peki ne yapmalı ? İnsanı bir bütün olarak algılayıp, bütünsel eğitimine ve gelişime önem vermeli.

Çalışanların bütünsel gelişimi için kurumsal olarak herkesin katılacağı, gruplar oluşturarak, farklılıklara göre grupları belirlemek organizasyonunun da yapmak gerekiyor. Bu eğitim veya eğitimlere mutlaka çalışanların ailelerinin de katılması sağlanmalı. Aileye yönelik eğitimler verilmeli. Bu sayede kişilerin belki de konuşmaya bile çekindikleri konularda bilgilenmeleri sorunları aşmada kolaylık getirecektir.

Bilgilenecekler, hayata, ailesine, iş yerine, çevresine bakış açısı değişecek. Neden çalıştığını farkedecek. Bunun gibi daha sayılabilecek bir çok yarar eğitimi alan insan için geçerlidir. Aynı zamanda bu kişilerin çalıştığı kuruma karşı güveni ve bağımlılığı da artacaktır. Kendisine değer verildiğini hissedecek, kurumu algılama şekli farklılaşacaktır.

İnsanların çalışma nedenleri farklı olabildiği gibi o kurumda olma nedenleri de farklı olabilir. Kurum bu farkları bilmek ve ona farklara uygun stratejiler geliştirmek zorundadır. Evet farklılıklar olacak am zıtlıklar asla. Farklılıklarla geçinmesini öğrenmemiz ve öğretmemiz gerekiyor.

Nasıl ki, iki insan tanışırken ilk önce benzer yöneleri konuşurlar (aaa aynı müzikten hoşlanıyoruz, ben de orayı gezdim ve çok zevk aldım, ben de o kitabı okudum). Hatta benzer yönler bulunmaya çalışılır. Fakat bir süre sonra farklılılar ortaya çıkmaya başlayınca, tahmin edebiliyorsunuz sanırım. Bu durumu bir de iş yerine uyarlayın. İşte bahsedilen bu konu insanlar karşıdakinin farklı olabileceğini bilmeli, farklı olabilir ama aynı amaç uğruna orta noktada birleşilebilir, birleşilmeli. Aslında bu paragraf ayrı bir yazı konusu olmalı, sanırım gelecekte olacak da. Peki işletme eğer böyle çalışmalar yaparsa, ne gibi yararlar sağlar. Bunu da siz düşünün bakalım yöneticiler. Düşünmeye değer sanırım.

IP
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.06
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide

Bu Sayfa 0,078 Saniyede Yüklendi.