I.
Melon şapkalı bir takım adamlarGördüler görülecek yerlerini kentinSelâmladılar halkı saygıylaKavisler çizerek şapkalarıylaİşte ilk o sırada gördüm seniCamlarına sinekler üşüşmüş bir kahvedenOldukça uzun bir ekmek kuyruğundaSırtında yorgun bir yağmurlukVe bomboş gözlerle.Geçerek aralarındanÜç aşağı beş yukarı dolaşanHavai bahriyelilerinSana geldim.Ekmekle makyaj arasındaki farkı düşündük seninleVe çok eskiyi.Birlikte çiçek falına baktıkÇitlenbik kokulu bir yatakta.
Kente giren ilk muhacirAltın ışıklarıyla donanmış güneşinGöğsünde iri bir gülBilinmez serüvenlere işaret.Garson bir çay acele olsunCevap bekleyen biri var çünküHangi sur taşının altında kimbilirEmniyete alınmış yalnızlığıyla.8u kente bir tek kapıdan girilirSürünerek otlar boyuÖlüm sularından içilir.
II.
Haydi muharir kalkÖnce gider susuzluğunuSonra sevgiyle uyandır çocuklarıYüzlerinde yeni haberler uçuşanVe öğret onlaraKelimelerin nasıl dizildiğiniUsta askerler gibi