Üzgün olduğu her halinden belli olan Mottel Blaustein, hahama gelir.
- "Sormayın, haham efendi, başıma gelenleri bir bilseniz!. Dün akşam, iş seyahatinden dönerken şirkete uğradım; herkes gitmişti - ancak kapı aralığından ne göreyim: Eşim, odamdaki kanapede ortağımla aşk yapıyor. Görünmeden eve döndüm ve şimdi kara kara düşünüyorum, ne yapsam ?"
- "Ortağından derhal ayrılacaksın, Mottel kardeşim!"
- "Olmaz ki, haham efendi! Bu durumda ortak hemen en büyük rakibime gidip bütün meslek sırlarımı ifşa eder. Mahvolurum..."
- "O halde hemen eşini boşa, Mottel evladım!"
- "O da olmaz, haham efendi! Şirketin yarı sermayesini babası verdi - boşanırsam, eşim - parayı da alır gider. Mali sıkıntıdan batarız."
- "O haldeee - sana çarem yok, oğlum. Gözünü yumacaksın." Bir hafta geçemeden, bakkalda karşılaşırlar. Mottel hahamı neşe ile selamlarken, tüm üzüntüsü gitmiş gibi görünüyor...
- "Eee, Mottel, keyfin yerinde anlaşılan - nasıl kurtuldun bu büyük derdinden?"
- "Kanapeyi sattım, haham efendi!"