Ana sayfaya gitmek için tıklayın.
Online flash oyun listesine gitmek için Tıklayın.
Tek Sevgi forumuna gitmek için Tıklayın.
Tek Sevgi e-kitap listesine gitmek için Tıklayın.

  Üye Girişi
Oturum açın 
E-Posta
Şifre
 
 
Üye Olun
Şifremi unuttum
Bu sayfayı online sık kullanılan listenize ekleyin

  Ara - Bul

geri  YAZININ DEVAMI yeniYeni Yazı Gönderin
font1font2font3font4 İlk Önceki rastgele Sonraki En Son   TümüTüm Yazılar  
00000 18-09-2005
HİÇİMDEN YAZMAK GELİYOR SANA

Vurdukları kumsalda senin ayaklarına serilmediklerini bile bile dalgaları seyretmek, ben yazmadığıma göre sana yazılması imkansız şiirleri dinlemek, sana götürmeyen otobüslere binmek ve istem dışı kaslarımın ciğerlerime doldurduğu oksijenin beni bunlara tanık olmaya zorlaması; beynimi yoksunlaştıran, beni çirkinleştiren, hiçleştiren...

İçlendikçe, yokluğunun beni hiçleştirdiğini fark ettiğimden beri kelimeler dolduruyorum bende içime, hayalinden çaldığım. Her satırda varlığını hissedip her dizede sana ulaşabilmek umuduyla... Ulaşılmazlığından bir saniyeliğine sıyırıp seni, sesini duyabilecek, saçını okşayabilecek miyim diye!

Canım, olmayan canım, atmayan kalbim, alamadığım kokun, hissetmediğim nefesin ve bin defa tekrarlayıp yeniden yeniden beynime kazıdığım kelimelerine hayat veren sesin; ruhumun sessizliğini yırtıp bilmem kaç milyon voltluk elektroşokla bedenimi ebedi çürümekten kurtaran o sesin.

Benim varolmayanım, yaşayıpta yaşatmayanım. Dünyada hala aşkın varolabileceğine dair şeyler yazıyorum son günlerde ,yokluğuna inat. Var olmakla olmamayı, sahiplenmekle tanımamayı, varken yokmuş gibi davranabilmeyi öğreniyorum sayende.

Sana yazmıyorum aslında ben, kağıda yazıyorum, duvara, perdelere, koltuklara, kapılara, kuşlara  ve çimenlere ve bulutlara yazıyorum. Yazdıkça, ne kadar sakınsan kendini benden, ne kadar itsen beni, ne kadar cezalandırsan yokluğunla daha da içimde oluyorsun bilmeyerek.

Sözlerinden, gülüşünden, saçını düzeltişinden yeni senler yaratıyorum her gün beyaz sayfalara. Yazdıkça aklaşıyor aklaştıkça çoğalıyor kağıtlar. Anlam kattıklarını biliyorlar sanki hayatıma. Zaten ben seni duyabilmek, görebilmek, dokunabilmek için sevmedim. Mutlu son da aramadım. Ben seni son-suz sevdim.

Yokluğunla hiçleşirken, seninle büyüyorum. Ve büyüttükçe yarattığım seni, var olan seni hiçleştirmekten korkuyorum. Varlığını sınıyorum, öykülerime başrol yapıyorum rüyalarıma şiir. Ve gölgesini yakalamaya çalışan bir çaresizlikle yeni yokluğundan yarattığım yeni senleri seviyorum.

Kendimi hakketmediğim başka hayatların parçası yapıyorum sonra ve başarıyorum da sana inat, her nasılsa, reddettiğin bedenden, reddettiğin ruhtan yeni bir adam yaratıyor yokluğun. Ve ben o adamı sevmek yerine seni özlüyorum umutsuzca yinede.

Mesela, eski İstanbul resimlerinde ahşap evleri bir hattat sabrıyla detaylandırıp tuvale sıralayışından, anlamlı bir sokak ve dönülecek  köşebaşları yaratmayı amaçladığını çıkarıyorum ressamın. Hiç gelmeyecek olan için aniden dönüp gelinecek köşebaşları. Pencerelerindeki sardunyalar bu yüzden dipdiri ve rengarenktirler resimlerde terkedilmiş gibi duran o evlerin belkide... Yenilgiye mahkum ayaklanmaları, ölümü göze alıp neden başlattıklarını anlıyorum mesela bıyığı terlememiş genç adamların. Feda ettikleri bedenleriyle kalanların ruhlarını mı besliyorlar cesaret ve umutla..? Mesela elimi sürmediğim fahişelere çocukluklarını anlattırıyorum beş mislini ödeyip istediklerinin... Ve bana neden şaşırdıklarını anlıyorum dinledikçe o hayat hikayelerini.

Sonra  o eski İstanbul resmindeki köşelerin birinden, tabutlarını taşıyan kalabalıklar dönüyor isyancı gençlerin, en önlerinde hiç büyümesinler diye çocukluklarında bırakıp, yüz bin kere kaçtığım hayat öykülerinden bir küçük kadın, elinde rengarenk sardunyalarla yürüyor, bembeyaz elbisesiyle.

Beni hiçleştirdiğin yerden gülümsüyorum sonra seni tekrar yaratıp, kendi yokluğuna ağlatıyorum seni.

Eğer okuyorsan canım; ister kız bana, ister nefret et yazdığım için istersen yok say beni.

Hızla düşerken hayat uçurumundan yokluğunun sesine sapladım kalemimi. Kırılana kadar  buradayım. Hiçliğim bitene kadar buradayım.

Yazdığım için kızıyorsun tahmin ediyorum ama  bir gün affetmeye karar verip bir sebep arasan eğer, bunu düşün lütfen; "hiçimden yazmak geliyor sana!" 

İlk Önceki rastgele Sonraki En Son  şairBÜLENT KARA
gonder 52 kişi okudu. yorum 0 yorum.  gonder 0 kişi gönderdi. yorum Yorum Ekleyin puanla Puan 
Tüm hakları saklıdır. Copyright 2007 © - C.A.O.
eXTReMe Tracker