yerle gök arasında küçücük evlermırıldanan odalar, aralık pencerelerkap kacak, sandalyeler, yorgun bir masaküçük alışkanlıklar, yıpranmış tatlarbir avuç toz, bir ikindi gölgesiköşe minderine kurulmuş zaman
birbirine aşina duvarlar arasındane çok eşya, ne çok kaygı, ne az sevgidenizden koparılmış birazcık tuz, güneştensereserpe bir duygu, bir öpücük, bir kahkahafısıltılar, vazodaki çiçeklerin buğusuve anların telaşınasinmiş ölüm kokusu
yerle gök arasında bir öbek canbir tas öfke, denizler dolusu gamçığlıklar, yakarışlar ve derin suskuve küçücük evlerin damarlarınaçarpa çarpa akıp duranakıp duranbu yaşama arzusu