Başını bir gayeye satmış kahraman gibi,Etinle, kemiğinle, sokakların malısın!Kurulup sitesine bir tahtaravan gibi,Sonsuz mesafelerin üstünden aşmalısın!
Fahişe yataklardan kaçtığın günden beri,Erimiş ruhlarımız bir derdin potasında.Senin gölgeni içmiş, onun gözbebekleri;Onun taşı erimiş senin kafatasında.
İkinizinde ne eş ne arkadaşınız var;Sükût gibi münzevi , çığlık gibi hürsünüz.Dünyada taşınacak bir kuru başınız var;Onu da, hangi diyar olsa götürürsünüz.
Yağız atlı süvari, koştur atını, koştur!Sonunda kabre çıkar bu yolun kıvrımları.Ne kaldırımlar kadar seni anlayan olur,Ne senin anladığın kadar kaldırımları...