Kütahyalı bir vatandaşımız Konya'ya gelmiş, lokantada yemek yiyor. Bakmış yanıbaşındaki masada oturan Konyalı garsona; «Garam, bana bi tirit ver» demiş. Tirit gelmiş, bol ekmekli, bol etli, soğanlı nefis kokuyor. Kütahya'lı yan gözle bizim hemşehrimizi süzerken, Gonya'lı hemşehrimiz garsonu tekrar çağırmış; «Garam accık da ekmek ver» demiş. Garson ekmeği getirmiş, bizim hemşehri afiyetle yemiş. Kütahyalı hayran seyretmiş. Gel zaman, git zaman yine O Kütahyalı vatandaş bir gün trende giderken kompartmanında tanışma faslı esnasında bir Konyalı'ya rastlamış ve arkadaşının Konyalı olduğunu da öğrenince yıllar sonra yine O meşhur Konya seyahati aklına gelmiş ve hemen hayranlığını tekrarlamış:- Ha anladım, ekmeği ekmeğinen yersiniz, adına da tirit dirsiniz, demiş.