Gönül yüzüne hayran, görmez bahçeyi bağı
Lâle gibi yanmakta, ama bağlı ayağı
Başımız eğilmemiş hiç kimsenin önünde
Köşesine çekilen önemsemez dünyayı
Çöl ve karanlık gece... nereye gideceğim?
Aydınlatsın yolumu ak yüzünün çırağı
Saçlarına benzeyen menekşe acı verir
Köle almış başına bu kapkara sevdayı
Seherde yanan mumla beraberce inledik
Yandık yakıldık ama, duymaz yârin kulağı
Bulut gibi ağlamak yaraşır ancak bana
Kuzgunlara yurt olmuş bülbüllerin otağı
Hâfız'ın dertli gönlü aşk dersi sevdasında
Hatırında ne bahçe, ne de gül sığınağı
Çardaklara sarılan şu güllere bir bakın:
Lâlelerin elinde yanar şarap bardağı!
(Çeviri: Kenan Sarıalioğlu)