Eyvah ne yer ne yâr kaldı Gönlüm dolu ah-u zâr kaldı Şimdi buradaydı gitti elden Gitti ebede gelip ezelden Ben gittim o haksar kaldı Bir köşede tarumar kaldı Baki o enisi dilden eyvah Beyrutta bir mezar kaldı
Bildir bana nerde nerde Yarab Kim attı beni bu derde YarabNerde arayayım o dil rübayı Kimden sorayım bi-nevayı Derlerki unut o aşnayı Gitti tutarak reh-i bekayı
Sığsın mı hayale bu hakikat? Görsün mü gözüm bu macerayı? Sür'atle nasılda değişti halim Almaz bunu havsalam hayalim.
Çık Fatıma! lahteden kıyam et Yanımdaki haline devam et Ketn etme bu razı öyle bir söz Ben isterim ah öyle birsöz Güller gibi meyl-i ibtisam et Dağı dile çare bul meram et Bir tatlı bakışla bir gülüşle Eyyamı hayatımı temam et
Makber mi nedir şu gördüğüm yer? Ya böyle reva mı ey cay-ı dilber
(Bu şiiri ilk eşi Fatma Hanım'ın Beyrut'ta ölümü üzerine yazdı)