Ne çabuk geçmekte ömür,
Ölüm ansızın gelecek.
Belki baharleyin, kışın,
Belki de yazın gelecek!
Belki bu an, belki şu an;
Belki bugün, belki yarın.
Yolcusuyuz anlaşılan,
Âhiret adlı diyarın.
Ölmek var, kahraman gibi;
Ölmek var, mahçup olarak...
Gel tövbe et, harbî harbî;
Gel, inat etmeyi bırak!
Hayat, ölümle dokunan
Yetmiş yamalı bir aba!
Bu hazin hazin okunan
Salâ kiminmiş acaba?
Ne çetin şey, yaşıyorken
Öteleri koymak rafa!
Eyvallah bile demeden
Taşınmak öbür tarafa!