Ana sayfaya gitmek için tıklayın.
Online flash oyun listesine gitmek için Tıklayın.
Tek Sevgi forumuna gitmek için Tıklayın.
Tek Sevgi e-kitap listesine gitmek için Tıklayın.

  Üye Girişi
Oturum açın 
E-Posta
Şifre
 
 
Üye Olun
Şifremi unuttum
Bu sayfayı online sık kullanılan listenize ekleyin

  Ara - Bul

geri  YAZININ DEVAMI yeniYeni Yazı Gönderin
font1font2font3font4 İlk Önceki rastgele Sonraki En Son   TümüTüm Yazılar  
00000 03-09-2005
ÖYLE BİR AŞK Kİ

Bir an önce sabah olsun istiyordu...Gözlerini kapatıyor, geçmek bilmeyen zamanın bu şekilde daha çabuk ilerleyeceğini düşünerek ferahlık buluyordu. Düşünmeye başladı; şiddetli rüzgârların mum alevlerini söndürüp, büyük yangınları körüklediği gibi, ayrılıkların da küçük sevgileri yok ederken köklü bağlılıkları büsbütün yüceleştirdiğini... Güldü kendi kendine ve 'seni çok özlemişim' diyerek gayriihtiyari bir nefes bıraktı boşluğun orta yerine. O'nu ve kendisini efsanevi aşıklar Baucis ve Philemon'un yerine koydu ve sonra bunun ne kadar aptalca bir düşünce olduğunu düşündü farkında olmadan. Ne kendisi Philemon, ne de o Baucis'ti. Ama olsundu, herkes düşlerinin büyüklüğü ölçüsünde özgürdü nasıl olsa...

Düşünmeye başladı, ayrılalı iki hafta bile olmamıştı daha, yine de mukaddes bir azapla kavrulmuştu yüreğinin en belirsiz köşeleri ona kavuşma ümidiyle... Ancak vuslata beş kala yani şimdiki kadar heyecan dolmamıştı yüreği bu iki hafta müddetince. Sarı bukleli bir kız çocuğuna duyulan sevgi değildi ona duyduğu, genç endamlı bir sevgiliye duyulan cinsten de değil, ya da ne bileyim, baharla birlikte bembeyaz gelinlik giyen kiraz ağacına duyulan hayranlık karışımlı sevda ile de kıyaslanamazdı aşkı... Bu farklıydı, uhrevi havası, ilginçlik ve tezatlarıyla seviyordu onu. Birdenbire belirdi özlediği, buğulu siluetiyle karşısında...Silkindi düşüncelerinden...

Ruhundaki bembeyaz ve serin bahçenin tarifsiz bir heyecan fırtınasıyla güneş yüzlü çiçekler açtığını duydu, eliyle kalbine bastırırken. Evet, acılarını, özlemlerini, hüzünlerini bazen hıçkırıklarını sinesinde dindirdiği, çocuk ruhunun derinliklerinde hasretle aşk arası bir anlam yüklediği hayali sevgiliye kavuşmuştu artık. Evet, İstanbul karşısındaydı, bütün ihtişamı ve olanca heybetiyle...

Üç imparatorluğa hem beşik hem de mezar olan bu şehri seviyordu, alışmıştı ona ve serinliğine bir kere... Ahenksiz sanılan bu şehirde, eski sevgilinin hatıra ve kırıntıları ile yaşamak bile güzeldi... O'nda gördü güzelliği ve daha çok sevdi İstanbul'u...

İlk Önceki rastgele Sonraki En Son  şairÖZLEM ALBAYRAK
gonder 72 kişi okudu. yorum 0 yorum.  gonder 0 kişi gönderdi. yorum Yorum Ekleyin puanla Puan 
Tüm hakları saklıdır. Copyright 2007 © - C.A.O.
eXTReMe Tracker