Ana sayfaya gitmek için tıklayın.
Online flash oyun listesine gitmek için Tıklayın.
Tek Sevgi forumuna gitmek için Tıklayın.
Tek Sevgi e-kitap listesine gitmek için Tıklayın.

  Üye Girişi
Oturum açın 
E-Posta
Şifre
 
 
Üye Olun
Şifremi unuttum
Bu sayfayı online sık kullanılan listenize ekleyin

  Ara - Bul

geri  YAZININ DEVAMI yeniYeni Yazı Gönderin
font1font2font3font4 İlk Önceki rastgele Sonraki En Son   TümüTüm Yazılar  
00000 28-01-2008
PAYLAŞMANIN TEMEL İLKELERİ


"Demokritos'un babası ölünce Demokritos'a bin talant bırakmıştı. O döneme göre bu denli para büyük bir servet idi.  Demokritos meraklı biriydi ve bu para ile oturup keyif çatacak biri de değildi.

Bu para ile uzak ülkeleri; Mısır'ı, Babil'i gezdi. Birçok kişiyle tanıştı, sohbetler etti, tartışmalar yaptı ve gezinin sonunda Demokritos yurduna yoksul bir biçimde döndü.

Demokritos'u, yurduna döndüğünde mirasyedilikle suçladılar ve onu mahkemeye verdiler. Demokritos yargıçların önüne çıktı ve hiçbir şey söylemeden, elinde bulunan büyük bir ruloyu açıp yazdığı eseri okumaya başladı.

Demokritos, kendi yazdığı, evreni ve doğayı anlatan kitabını okuyunca; herkes şaşırdı. Kimse neden bunları okuduğunu anlayamamıştı. Çünkü suçu ile okuduğu kitap arasında bir bağ yoktu.

Kitap bittiğinde yargıçlar anlatılanların güzelliğini sezip, Demokritos'un suçlu olmadığına karar verdiler. Ayrıca, bu denli bilgiyi yurduna getirdiği için de kendisine beş yüz talant verildi.

Gezide, bin talant harcamıştı, ama başka bir servet getirmişti: o da bilgi.

Demokritos'un eline böylece yine para geçmişti ve durmaya niyeti yoktu. Bu defa Atina yollarına düştü."

Demokritos'u bilgiye iten neydi?

Kuşkusuz öz'ü!

Merak, sorgulama, bilinç dolu öz'ü, onu doğru olana itmişti: yani bilgiye.

Araç değerlere tapanlar her süre şunu der: "O işte kar yok ki." "Ne kazandırıyor sana." "Ne yararı var ki"

Düşünemeyenler yarar'ı madde olarak algılar; alçaklıklarını öretmek için. Çünkü beyin hücreleri doğayı anlaması için yeterli yapıda değildir. Bilgi, onlar için, yarar getirmiyorsa boş bir şeydir.

Bunların paylaşmakla ne ilgisi var peki?

Paylaşmak ancak maddeye, araç değerlere tapmayanların, öz'ü olan -bilinçli- insanların eylemidir. Demokritos her yerde ve her koşulda her şeyini paylaşır. Bilgiye yönelmek, öz gerektirir ve öz paylaşımdan yanadır. Öz'ü olmayanlar hiçbir şeyini paylaşmazlar, tersine biriktirdikçe biriktirirler. Ne denli birikirse o denli alçaklıkları örtülür veya öyle sanırlar.

Demokritos, bilgiye yönelmişti ve bilgi onun için yaşamın kaynağıydı. O, bilgi için para harcamıştı; para kazanmak için bilgi edinmemişti. Oysa düşünemeyenler para kazanmak için bilgi edinirler ve bu para ile birilerini mutsuz edip, bundan haz alırlar. Bu yüzden düşünemeyenlerin bilgi edinmesi -toplum açısından- çok tehlikelidir.

Düşünemeyenler paylaşmayı bir yarışın yenilgisi sayarlar. Çünkü bütün yaşamlarını başkalarıyla yarışa adamışlardır. Bu yarış parayı, araç değerleri, maddeyi biriktirme yarışıdır. Ne denli çok birikirse o denli çok başkaları mutsuz olur ve biriktiren bundan o derecede haz alır.

Paylaşımcı olmayanlar aralarında sadece bir şeyi paylaşırlar: o da Allah. Allah ne denli paylaşılırsa paylaşılsın bitmez ve tükenmezdir. Allah onlar için sadece maddeyi, araç değerleri elde etmek için kullanılan bir araçtır. Öz'de Allah'a inanmazlar; inandıkları tek şey araç değerlerdir.

Düşünemeyenler yaşamlarında hiç ölmeyecekmiş gibi yaşarlar. O yüzden biriktirdikçe biriktirirler. Biriktirdikçe paylaşımları azalır. Biriktirdikçe cennet hayali çoğalır.

Düşünemeyenlerin, çıkarcıların oluşturduğu düzensiz sistemde, paylaşım diye bir şey söz konusu olamaz. Düşünen insanların oluşturduğu düzende ancak eşit paylaşıma gidilebilir.

Paylaşım denilince en başta bunlar akla gelmelidir. Paylaşımın temel ilkeleri bunlardır.

İlk Önceki rastgele Sonraki En Son  şairTANSEL SEMİR
gonder 93 kişi okudu. yorum 0 yorum.  gonder 0 kişi gönderdi. yorum Yorum Ekleyin puanla Puan 
Tüm hakları saklıdır. Copyright 2007 © - C.A.O.
eXTReMe Tracker