Parsanalı Hacı Ömer oğluna bir gelin alır. Üç beş gün iyi, ondan sonra gelinle güvey arasında çıkan dır-dır evi sarar. Kaynanada, kaynatada, görümcede huzur kalmaz. Gelin şamatada herkesi bastırır. Astığı astık, kestiği kestik, dediği dedik, evin içi gayya kuyusuna döner. Bir gün de evde kimse yokken bütün eşyaları bir arabaya yükler, evi tam-takoz bırakır, çeker gider.Parsanalı Hacı Ömer boş eve bakar bakar da, başlar acı acı konuşmaya:- Attığına, üttüğüne, öttüğüne, ettiğine, gittiğine yanmam da şu deli kızın, uğruna pilâv döktüğüme yanarım. Gel kara oğlum benim, gel de ayıtla şimdi pirincin taşını..