Kanuni Sultan Süleyman, kızı Mihrimah Sultanı; zekî, hırslı, geleceği parlak bir devlet adamı olan Rüstem Paşa’ya vermek istiyormuş. Rüstem Pasa bu sırada Diyarbakır valisiymiş. Saraya damat olacağı duyulunca hakkında bir sürü dedikodu üretilmiş. Bunların en önemlisi, Rüstem Paşa’da cüzam hastalığı bulunduğu iddiasıymış. Kanuni, sarayın hekimbaşını çağırarak cüzam
hastalığının en çok tanınan belirtisinin ne olduğunu sormuş. Hekimbaşı, cüzamlı bir kimsede bit barınamayacağını söylemiş. Bunun üzerine Diyarbakır’a adamlar gönderilmiş. Bunlar gizlice Rüstem Paşa’nın çamaşırlarını kontrol etmişler ve bu sırada bir bite rastlamışlar. Böylece Rüstem Paşa’nın cüzamlı olmadığı anlaşılmış. Bu olay üzerine devrin bir şaîri şu iki dizeyi yazmış:
“Olacak bir kimsenin bahtı kavı, talihi yâr
Kehlesi’ dahi mahallinde onun işe yarar.”
(Bir kimsenin bahtı açık, sansı da yaver olursa, onun biti bile yerinde, zamanında ise yarar, yükselmesine yardım eder.) Kehle: Bit.