Ana Sayfa
Şiirler
Yazılar
Fıkralar
Sözlük
E-Kitap
Galeri
Oyunlar
Test-Bulmaca
Forum
Profilim
Ana sayfaya gitmek için
tıklayın.
Şiir Listesi
Şair Listesi
Haftanın Şiiri
Yeni Şiirler
Çok Okunan Şiirler
Şiir Gönderin
Yazı Listesi
Yazar Listesi
Haftanın Yazısı
Yeni Yazılar
Çok Okunan Yazılar
Yazı Gönderin
Fıkra Listesi
Haftanın Fıkrası
Yeni Fıkralar
Çok Okunan Fıkralar
Fıkra Gönderin
Resim Listesi
Foto Galeri
Video Galerisi
Haftanın Resmi
Yeni Resimler
Çok Bakılan Resimler
Resim Gönderin
Online flash oyun listesine gitmek için
Tıklayın.
Test Listesi
Bulmaca Listesi
Tek Sevgi forumuna gitmek için
Tıklayın.
Yeni Mesaj Yaz
Mesajlarım
Arkadaşlarım
Fotoğraflı Üye Listesi
Fotoğrafsız Üye Listesi
Tek Sevgi e-kitap listesine gitmek için
Tıklayın.
Rüya Tabirleri
İngilizce - Türkçe
Türkçe - İngilizce
Anlam - Kavram
Tek Sevgi
Ana Sayfa
Dost Kapısı
Bulmacalar
Testler
Oyunlar
Forum
Şiirler
Şiirler
Şairler
Haftanın Şiiri
Yeni Şiirler
Çok Okunan Şiirler
Yeni Şiir Gönderin
Yazılar
Yazı Listesi
Yazı Özetleri
Yazar Listesi
Haftanın Yazısı
Yeni Yazılar
Çok Okunan Yazılar
Yazı Gönderin
Fıkralar
Fıkra Listesi
Haftanın Fıkrası
Yeni Fıkralar
Çok Okunan Fıkralar
Fıkra Gönderin
Galeri
Resim Listesi
Foto Galeri
Video Galerisi
Haftanın Resmi
Yeni Resimler
Çok Bakılan Resimler
Resim Gönderin
Üye Girişi
Oturum açın
E-Posta
Şifre
Hatırla
Üye Olun
Şifremi unuttum
Ara - Bul
Gelişmiş Arama
ŞİİR OKU
Yeni Şiir Gönderin
Tüm Şiirler
21-01-2005
ŞEHRE GİREN ADAM
nerede olanı görüyorum
nerede olan tanrıların yumulduğu suları
sular ki köprülerden öncedir
şimdi beni her şeylerden sonra kılan
köprülerden geçiyorum
köprüler ki sular kuruduğu zaman
hiçlik krallığının elçisidir
kapıldığımız hiçlik duygusudur
tanrıları gözler önüne sunan
demek ki ben
suları kurutan
birtakım kımıltılar ve bir garip yara olarak
köprülerden geçiyorum
adımlarım yok
dudaklarla coşsun anlatılsın
lehimsizim
vakitlerin ve bir zamanların kirini
sildim sesimden
sesimi de sildim
herkesler denilen cümbüşten
kimsesizim
ben şehre girerken
şehir çatlar kimsesizliğimden
bir şehir nasıl tarumar edilir
iyi bilirim
bunu iyi bilirsiniz siz leş yiyiciler
iyi bilirim çünkü
saçlarımın rengi bozuk teli kalındır
çünkü saçlarım taranmaz
şehrin etrafını dolanan yollarda
geceleyin
ben şehrin delisi olurum
şehir girilmez olur
aya adamlardan ve kadınlardan uzakta ne varsa
onun kahkahası vurur
şehre giden yolları
aya bakarak tıkarım
kimseler geçer yanımdan
kimileyin
kimse kim bu diye sormaz
tanıyorlardır onlar beni yüzyıllardır
değil mi ki biri vardır her zaman
sorular dağıtan
gölgesi cevaplarla tıkalı
bir serseridir bu çoğu zaman
gülerler bana
gülümserim bencileyin
kirli bir doğrulmadır gülümsemem
bana biçilen ağrı
omuzlarımı başka bir gövde kılar
kirli bir gülümsemedir doğrulmam
ah ne garip
kendi omuzlarımla savaşmam
sabahlar olur
gövdemi dayayacak bir yer bulamam
saçlarımı tarayabilsem
dinecek olan bir şey
akar yakamdan
yakama dik durabilmek
hevesini işleyen gök
erinç içinde orasını burasını açar
sokaklar mağlup adamlarla
şaşar bana
ve ben azgın
şehre girerim
şehre girişim
bir ihtilal dahadır
bir karanfil dahadır
şehre bir karanfili gizlice sızdıranım ben
sövmeye hakkım vardır
söverim
suskun soğuk tenli maşrapalar aydınlanır
ve o maşrapalar
bir köşebaşında bir adamı bulandırır
bir çocuğu bir adammış gibi
düşüncelere daldırır
şehir dinelsin artık
ve beni birhaller alsın
bekledim şehri dineltecek olan sırlar
bende biriksin diye
ne var ki zaman
beklemek denilen içkiden içtikçe
içimdeki herhangi bir yoldan
herhangi bir uçuruma
gidilir oldu
MEHMET ERTE
134 kişi okudu.
0 yorum.
0 kişi gönderdi.
Yorum Ekleyin
Puan
0
1
2
3
4
5
Tüm hakları saklıdır. Copyright 2007 © - C.
A.
O.