Vaktin omuz başında saat yokluğunu vuruyordu
Bir yabancı karanlıktı
Vurdular gözlerime, vurdular
Ölüm en pahalıydı, dört defa öldüm
Sana en sonuncusunu duyurdular
Soğuk bir kuşku saplandı alın yazıma
Bir efkâr bastı sınır karakollarını
Tam tezek evlerden geçiyordu
Haydut bir gece
Korkuttular
Ucundan mı yaşıyorsun günleri, eyvallah
Bir yabancı karanlık vurdular gözlerime
Vurdular
Son kilometre taşında makas bekçisini vuracağım
Sen bu tirene binme
Kan görürsün, uyuyamazsın, korkuturlar
Zehir-zemberek üşümüş ayakların
Yalnız mısın ne
Mezar toprağı mı serptiler üzerimize
Ben utanır oldum da mesafelerden
Onlar utanmadılar
Bir yabancı karanlıktı
Vurdular gözlerime vurdular
Gözlerime lâf geçiremiyorum, deliriyorlar
Aklıma sarı denizin kayıkları geldikçe
Katran akıyordu kürek uçlarından katran
Kırık-dökük bir karanlık
İyot kokan balıklar
Bir de ben
Gözlerine doğru akıyorduk yan geceden
Durdurdular
Bir avuç kurşun tükürdü
Rabbiyesirsiz eller
Bir yabancı karanlık vurdular gözlerime
Vurdular
Söker gibi aldılar
— en bana ait günlerimi
Günaydınlık sabahlara cehennemi kurdular
Bir bıçağın ağzında saklandım oysa
Durdum, sekize katladım kendimi, evrenimi
Buldular
Gel gör ki ben artık büsbütün ölüyüm
Bir yabancı karanlık vurdular gözlerime
Vurdular
Herşeyden habersiz
Mutlu ve kumral
Öteden saçların geçiyordular