Ulaşınca yolculuk, “Sidre-i Müntehâ’ya”
Yaklaşmıştı kavuşmak, zât-ı kurb-i Hudâ’ya.
Cibrîl dedi: “Ey Resûl, Hakk’ı hamdle anarım,
Burdan bir parmak ucu ilerlesem yanarım!...”
Geldi hemen O anda “Refref” adlı bir füze:
Sevgiliyi götürdü, uçarak Rabb’imize.
Aldı Rabb-i zül Celâl Rasûlünü tenhâya,
Vâsıl oldu sevgili, a’lâlardan a’lâya.
Mekânlardan münezzeh, lütf’u Cemâl eyledi,
Âşıkınâ mâşûku, bilinmez ne söyledi?
Habîbine o gece neler ettiyse ihsân.
Öyle mahrem bir sır ki; âciz idrâkten insân.
Efendimiz huzûrda duâ etmişti şöyle:
“Yâ Rabbî ümmetimden mücrimleri affeyle!...”