Ana sayfaya gitmek için tıklayın.
Online flash oyun listesine gitmek için Tıklayın.
Tek Sevgi forumuna gitmek için Tıklayın.
Tek Sevgi e-kitap listesine gitmek için Tıklayın.

  Üye Girişi
Oturum açın 
E-Posta
Şifre
 
 
Üye Olun
Şifremi unuttum
Bu sayfayı online sık kullanılan listenize ekleyin

  Ara - Bul

geri  YAZININ DEVAMI yeniYeni Yazı Gönderin
font1font2font3font4 İlk Önceki rastgele Sonraki En Son   TümüTüm Yazılar  
00000 28-07-2007
SON MUTLU İNSAN ÖLDÜĞÜ ZAMAN

Eskimoları dine davet etmek isteyen Hıristiyan misyonerler çok ciddi bir sorunla karşılaşmıştı. Hıristiyanlık doktrinine göre, insanın kovulmasına yol açan “ilk günah” bütün insanlığın ortak günahıydı. Hz. İsa, insanları bu günahtan arındırmak için kanını vermişti. Ama bu genel aftan yararlanmanın bir koşulu vardı. İsa’ya inanmak, Hıristiyan olmak.

 

Bu mantık zincirine göre, Hıristiyan olmanın ilk koşulu, kişinin kendini günahkar olarak görmesidir. Günahkar olduğuna inanmayan bir insanın Hıristiyan olması için de pek mantıklı bir neden kalmaz.


Eskimolar, günaha inanmayan mutlu insanların oluşturduğu bir topluluktu. O nedenle de ilk başta Hıristiyanlığa soğuk baktılar. Ama böyle zorlukları aşmayı iyi bilen misyonerler sonunda başardı: Eskimolara önce günah kavramını öğrettiler, sonra da bu günahlardan kurtulmak için İsa’ya ve Hıristiyanlığa bağlanmaları gerektiğini anlattılar. Eskimolar, böylece mutluluğa ulaşmak için önce mutsuz olmak gerektiğini kavradı.


Uygarlık, durmadan daha çok üretmeye ve tüketmeye dayanan bir düzen. Daha çok araba, ev, giysi, daha çok ve korkunç silahlar, daha çok kirlilik, insanlara ayıracak daha az zaman...


Bütün bunlar insanları mutlu ediyor mu? Galiba, hayır! Dünya Değerleri Anketi’ne göre dünyada insanların en mutlu oldukları ülke, Afrika’da Nijerya imiş? Son derece fakir, geri, kötü yönetilen bir ülke, ama insanları inadına mutlu!


Dünkü habere göre Meksika,Venezüella, El Salvador, Porto Riko gibi ülkeler insan mutluluğunda Nijerya’yı izliyor. Rusya, Romanya, Ermenistan gibi eski sosyalist ülkelerin insanları ise en mutsuzlar arasında.


O zaman ister istemez akla şu soru geliyor. İnsanları mutlu etmeyen bir “kalkınmanın”, “ilerlemenin”, “çağdaşlaşmanın” ne gereği var? İnsanlar, toplumlar ve devletler, kimseye hayır getirmeyen bir yarışın peşinde yuvarlanıp gidiyorlar.

İlerlemenin, daha çok üretmenin, daha güçlü olmanın “nedeni”, “amacı” konusunda pek net bir fikirleri yok. Sanki bütün bu fare kapanını içgüdüleriyle oluşturmuş gibiler.

Durup düşünecek, dünyaya ve kendilerine bakacak zamanları yok. Sevgiye zamanları yok.


Ama insanların çoğu mutlu olmayı pek umursamıyor belki de. Başarıyı mutluluğa, gücü sevgiye tercih ediyorlar. Para ve tüketim malları, insanların yerini alıyor. Anne sevgisini özleyenlerin tesellisi süpermarketler oluyor.


Belki de hak ettiğimiz düzen budur.


Ama şurası muhakkak ki, bu düzen mutlu insanların aleyhine çalışıyor. Mutluların sayısı azalırken, mutsuzların sayısı artıyor. Bu eğilim böyle sürerse, bir gün son insan da ölüp gittiği zaman, “Babaa, mutluluk nasıl bir şey” diyen çocuğumuza, “Bilmem ki yavrum, son mutlu insan da geçenlerde öldü. Şimdi hepimiz çok zenginiz ve uygarız. Arabalarımız, toplarımız, uçaklarımız ve bombalarımız var. Ama mutluluk nasıl bir şeydi, anımsamıyorum. Zaten bizi de pek ilgilendirmiyor” mu diyeceğiz?


Gidişat onu gösteriyor.

İlk Önceki rastgele Sonraki En Son  şairTÜRKER ALKAN
gonder 256 kişi okudu. yorum 0 yorum.  gonder 0 kişi gönderdi. yorum Yorum Ekleyin puanla Puan 
Tüm hakları saklıdır. Copyright 2007 © - C.A.O.
eXTReMe Tracker