1
Dün gece fena yutuldum,
Ne aşk kaldı üstümde, ne de sevişecek takat.
Dışarda bıraktım zühre yıldızını,
Nişantaşı'nı,
Nişantaş'lı günahı
Şişli Karakolunun bodrumunda bir başıma,
Bir tek söz etmedik yaşamdan,
Gözlerimiz nemli nemli,
Duvar duvara.
2
Boğazın çapraz vapurlarının birinde,
Bir öpüşmemiz olmuştu Boşnak bir kızla,
Söylene söylene uzaklaşmıştı yanımızdan
tesbihli iki yaşlı
gökten daha çok ölüme.
Suçum yoktu, yemin ederim İstanbul üstüne
En iyi arkadaşım esrik etmişti beni
Kanlıca sırtlarında mandalinalı rakıyla
Öyle ac acına.
3
Ben deli - dolu yıllarımda ne çektimse,
Çirkin olanından çektim tutulduğum kadınların.
Az mı dil dökmüştüm dul ağızlı S...'ye?
Cennet Bahçesi'nin garsonu
kovacaktı bizi az daha.
Şimdi ne anısı var,
Ne de yırtmaçlı bakışı.
Yendim mi, yenildim mi neye yarar,
Onca savaştan sonra?
4
Benli Belkıs'ı tüm İstanbul tanırdı,
Onu ya evine girerken görürdüm,
Ya da eğlenmeye çıkarken,
Gümüşsuyu Yokuşu'nda
Kanatsız bir zümrütüanka.
Zaman zaman bir sıcaklık düşer de kanıma
Vururum kendimi Kabataş'a inen dar yollara,
Bebek mi olur Sirkeci mi,
Kampanası duyulmayan sonsuz tramvaylarda.