Sıçanlı Ahmet Efendi bir gün bir memur ahbabıyla yiyecek, içecek hususunda konuşuyordu:- Ne o öyle, bir bulamaç reçel, beş zeytin, bir çitlem peynir, bir bardak çay, az da ekmek yersiniz. Adına da kahvaltı (Kahve-altı) dersiniz. Ben, kuşluk vakti bir lenger bulgur pilâvı, üstüne de iki tavuk oturtur, zımbadak mideme indirir, üstüne de birdesti suyu yuvarlar, sualtı yaparım..