küçük şehirler gibi büyük yalnızlığım şiirlerin gözle yazıldığı çizgili duvar kâğıtları gibi
benim hatam değil duvarlarımda kabarmış şiir ölüleri var ki sanırım nemrut dağı bu yüzden tepelerinde tanımadığım insanların kırılmış kandan heykellerimize baktığı bir dağ
acele kan aranıyor dediğim bundan bir de ellerime pullar yapıştırıp başka şehirlere gönderdiğimden
küçük odalar gibi büyük yalnızlığım örüyor ağını ve binbir renkli çiçekler ekiyor
binbir renkli çiçeklere bakıyorum aklımdan vagonları voltaladığım uzun tren yolculukları geçiyor
sonra bir kadın geliyor hiçbir şey demeden çekip gidiyor ağzının kenarında bir gül gülün yanında bir suç demeti
küçük şehirler gibi büyük yalnızlığım