Ana sayfaya gitmek için tıklayın.
Online flash oyun listesine gitmek için Tıklayın.
Tek Sevgi forumuna gitmek için Tıklayın.
Tek Sevgi e-kitap listesine gitmek için Tıklayın.

  Üye Girişi
Oturum açın 
E-Posta
Şifre
 
 
Üye Olun
Şifremi unuttum
Bu sayfayı online sık kullanılan listenize ekleyin

  Ara - Bul

geri  YAZININ DEVAMI yeniYeni Yazı Gönderin
font1font2font3font4 İlk Önceki rastgele Sonraki En Son   TümüTüm Yazılar  
00000 17-04-2008
SUNNYSIDE MEKTUBU

1 .gündür bugün

Sevgili Ferhat,

Uzun zaman olmuş sana yazmayalı. Ne garip, bu gün ayın birinci günü, birini bekliyorum aklıma sen geliyorsun. Tarih atma isteğiyle saatime bakıyoram ve zamanı fark ediyorum. Garip değil mi; bu gün dünden farklı değil. Muharrem aynı muharrem, günler aynı, mekanlar aynı, yalnızca bir kere gördüğüm insanı ikinci kez göremiyorum. Değişenler; suratlar ve takvimdeki günler. Saatimin rakamlarının her gün, her dakika, her saniye değişmesine rağmen, saatim hep aynı saat. Biliyorum ki bazı değişikliklere ihtiyacım var. Ve tüm bunlar saatimdeki rakamların değişimine bağlı gibi.

Oh be, Ferhat mektubumun ilk sayfasını bitireceğim. Ulan bayağıdır sana yazmamıştım, kendimi kaybettim işte. E para hırsı, ne olabilir başka. Gerçekten seni çok özledim. Bazen insanları sana benzetiyoruz, (san çiyan) uzun menzilli ilerigeri odaklanan gözlerinle işte Ferhat diyoruz.


Bu bölümde gelişen olayları anlatacağım sayın arkadaşım. Hayvan! Buraya gelmeyi hiç düşündün mü? Bu sana ikinci söyleyişim, neyse.

Benzin istasyonundaki yüksek lisansımdan bahsedelim. Oldukça başarılı oldum. Gece çalışmasına adaptasyonum sayesinde, şu anda rahat rahat çalışıyorum. İyi kötü üç ay takıldım.

Pek iyiydi diyemem, bana göre değildi de diyemem; yapmam gerekiyordu, yaptım. Bu arada duymuşsundur; Amerika'nın meşhur "yellovv çap" işine başladım. Kimse inanmıyor, ben de inanamij orum.

OLAY N A S I L GELİŞTİ?

B e n z i n i s t a s y o n u n a g e l m e k t e o l a n müşterilerden, Pakistanlı olduğundan başka hiçbirşey bilmediğim taksici jilet ağbim bana benzini açmamı söyledi ben de ona kaç numara olduğunu sordum, o da bana işaretle onaltı dedi. Ve sonra jilet ağbimi yanıma çağırdım. Ulan herif İngilizcenin i'sini bilmiyor. O ana kadar rivayet, green card'ın olmadı mı taksici de olamazdın. Ama jilet ağbim doğru yolu gösterdi. Zaten benzinciden sıkılmış ve bunalmış durumdaydım. Bir gece kendime hakim olmasam, tüm taksicilere, gelene gidene bedava benzin değıtacaktım. Neyse ki sonradan, bu deliliğe kimse inanmaz, paralan çaldı bu adam iftirasından korktum. Ertesi gün tüm uykuya gebeliğime rağmen San Taksi komisyonuna gidip örgüt üyeliğime kabulümü istedim. Çeşitli sınavlara rağmen başanyla yırttım, artık taksiciyim. Buna kader diyenin ağzına turp suyu sıkayım. Bu arada azimle sı.. .mm, mermerin delinmesine az kaldı. Herkes hayretler içinde, ben de öyle. İlk arabayı aldım garajdan; ne yol bilirim ne iz... Ama titreme krizini atlattıktan sonra ilk müşterime hayırlı bir yolculuk geçirttim. İlk hafta çok heyecanlıydım ama diyorum ya azmin elinden hiç bir mermer kaçamıyor. Bu mesleğin en ince ayrıntılarını bile öğrenmeye başladım. Büyük bir ihtimalle kitap da yazacağım. Adı da: Hayatım ve Ben.

Bu arada New York'ta sıfırdan başlayan ya da feleğe tokat atan bir çok kişi ilk basamak olarak taksiciliği seçmiş. Şu an Harward üniversitesinde iki profesör'ün daha önce taksici olduğu haberini, beş altı tane zengin işadamının hatta daha önce çalıştığım benzin istasyonunun yanı sıra elliye yakın istasyonu olan patronumun da eski taksici olduğunu hatırlatırım.

Ulan adi Ferhat dalga geçiyorsundur allahbilir! Ama ben yine de sana güzel sunmaya çabaladığım mesleğim hakkında yazımı burada bitirmek zorundayım. Geçen zamanda ilginç hiç bir şey olmadı. Zaten herkes sana yazdı.Yıldız 330 kilo olacağım diye tutturdu, bir hafta önce giydiği eşofman bir hafta sonra küçük geliyor. Ama hâlâ yiyor. İsmail bir televizyon manyağı oldu. Tabii bu arada Meltem'in de olmadığını söyleyemem. Ayrıca Broadway'e gidiyoruz, inanılmaz ucuzlukta bilet satıyorlar. Yani 35-40 $lık biletler 3$a satılıyor. Her hafta bir oyun seyrediyoruz. Tabii partiler veriliyor. Bir çok Türk'le tanıştık, hepsini koy çuvala, bağla ağzını, at okyanusa. Bir tane insan yok aralannda,

Bazen gece yansı müzik dinliyorum taksinin içinde, koca Manhattan bomboş, taksiciler pusuda, gece yansına on var. En az gece yansını 25 geçmeli ki insanlar bir yerlerden çıkmaya başlasın, pusuya yatmış avcı taksiciler müşteri avlayıp para için ölümü göze alsınlar. Ve ben sakin, sigaramı yakmış müziği dinliyorum, dalmışım, uzaklardayım. Aklım hep aynı yerde. Tık tık tık, taksi boş mu? İyi giyimli bir kadın ve bir adam. Nereye gittiklerini soruyorum, 78th street 9th Avenue diyorlar. Hala hayallerimle gidiyorum, yolda arkamdan bağırıyorlar, niye sola sapmadın, niye dönmedin diye. Bir bakıyorum taksimetrede 15 dolar yazmış. Ulan ayıp be, 5 dolarlık yer. Yani orayı düşünüyorum, sizleri. Gece yarısına on kaladan yirmibeş geçene dek hayaller kuruyorum, bir ordan bir burdan. Kısacası beni unutmayın, bizleri. Ben sizleri unutmuyorum. Sen ve diğerlerini. Selam söyle, onlara da yazacak bir kaç satırım var. Ulan mektubumun altıncı sayfasına geldim hâlâ yazmak istiyorum. Biliyorum daha yazarsam gelecekte bana delil olarak gösterecek materyalin de artacak. S. .tir! Ben sana o kapıyı açmayacağım.

Kendinden, İstanbul'dan, bir ordan, bir sizlerden haberlerinizi gönder bana.

Bak işte yanımdaki koltuğa oturdun bir an. Sanki Samsun sigaran ve gülen Ferhat

Hoşçakal,

Muharrem A. Irmak

İlk Önceki rastgele Sonraki En Son  şairMUHARREM A. IRMAK
gonder 396 kişi okudu. yorum 0 yorum.  gonder 0 kişi gönderdi. yorum Yorum Ekleyin puanla Puan 
Tüm hakları saklıdır. Copyright 2007 © - C.A.O.
eXTReMe Tracker