Seçimler sırasında Adil GÜCÜYENER Milletvekili aday adayı olarak köy kaza dolaşıyordu. Vatandaş seçeceği adayı gözünün altından öylesine inceliyor, öylesine tetkik ediyor ki, siz farkına bile varamazsınız. Sıcak yaz gününde, toz toprak seçim bölgelerini gezerken hatta bir seferinde Adil GÜCÜYENER'in ayağında yazlık, etrafı, burnu, ökçesi açık sandalet vardı. Kadınhanın'da sonradan öğrendik ki. «Böyle sandaletle aday olmaz» demişler, ardından..Ümit yiğit'i kaçışı, «seçiliriz» gayreti ile Adil, Ermenek'e yakın bir bölgede, yolun kenarında mola verdiğimiz, uçurumun köşesinde, bucağında serpiştirilmiş köyleri seyrederek «Yaşam» ne kadar zor, Vatandaşlarımız buralarda nasıl yaşayabiliyorlar diye konuştuğumuz bir sıra da etrafımızda da yavaş yavaş toplananlar olmuştu. Bu sırada bir ara bizim Adil GÜCÜYENER, vadinin derinliklerindeki bu köylere bakarak göğüs geçirdi ve «vatandaşlar beni seçerlerse, ben İtalya'da gördüğüm gibi, bu köyleri teleferikle ana yola bağlatırım» diyordu. Teleferiği bilmeyen köylüler önce biri birlerine bakışıp, sonra içlerinden bir tanesi bütün saflığı ile:- Tilifirik de neymiş laann?. diye yanındakine soruyordu.Soru sorulan köylü vatandaş daha bilinçli:- Bilmeyecek ne var lan, teller üstünde yürüyen vagonlara denir.Bir müddet sonra «Tilifirik» dilden dile dolaştı. «Tilifirik aday» oldu ve enteresan bulunan proje sadece lafta kaldı.