Tanrı düşünmüş taşınmış, ölüp de öbür dünyada sıkıntı çekmemeleri için kullarının ölürlerken hayatlarında alıştıkları, ya da çok sevdikleri üç şeyi beraberlerinde götürmelerine izin vermişti. Yalnız her milletten birer temsilcinin gelerek, öbür dünya işleri ile meşgul olan meleğe bu üç şeyi bildirip kabul ettirmesi gerekiyordu.ilk olarak meleğin huzuruna Fransız geldi. Beraberinde götürmek istediği şeyler gerçekten birer ihtiyaç maddesiydi: Şarabı, beresi ve metresi.Melek, - Peki, kabul ediyorum, dedi. - Sıra kimdeyse o gelsin!İkinci gelen İngiliz oldu. O da piposunu, viskisini ve kıraliçesini istiyordu.Melek onun isteklerini de yerinde bulup kabul etti.Üçüncü gelen İtalyan'dı. İtalyan dokuz çocuklu karısını, makarnasını ve mandolinini istedi.Onun isteği de yerine getirildi.Sonra sırasıyla içeri giren Amerikalı otomobilini, çek defterini, televizyonunu; Alman da Birinci Dünya Savaşı'ndan kalan madalyalarını, birasını ve patatesini istedi, bunlar da hemen kabul olundu.Sıra Türk'e gelmişti. Öbür Dünya İşlerine bakan melek Türk'e döndü. - Buyur, sen de söyle, dedi. - Götürmek istediğin üç şey nedir?Türk'ün cevabı şöyle oldu:- Nüfus kâğıdı suretim, altı adet vesikalık fotoğrafım ve aşı kâğıdım melâike hazretleri.