Iuyandırmak için seniayışığı sonatından geceyi çaldımıssız bir şehre gittim hiç gitmediğinsessizliğe bilmediğin şiirler fısıldadım
rüzgarların dindiği kıyılardaöykünü dinledim ıslak kumlardandeniz uyuyordu ayak ucundaaramızda tüy gibi uçarken zaman
aralık perdelerden yüzüne düşenayın tenha seslerini okşadımaçıklarda yitmiş bir yelkenlideneğilip yıldızlara gölgeni öptüm
IIkimsesiz çocukların ince parmaklarıyladokundum düşlerinin kırılmış aynasınaeski resimlerin soluk çizgilerindenellerini seyrettim mağaralarda
uyandırmak için senibütün geçmişini yeniden yazdımbir gülü iliştirip yalnızlığınaunuttum ne varsa unutmadığın
uçucu bir kokuyla sardım çıplaklığınıbir dağ gecesi gibi ürperdi teninsoluğundan soluğuma uzananuzun bir yol diledim
uyandırmak için senialnına solgun düşen saçlarını seyrettimsonsuzluğu çağırdım avuçlarındanyalnız bir yıldız gibi ölürken kalbim