Sultan Abdülmecid bir gün Boğaziçi'nde büyük bir dağın tam ortasındaki köşkünde oturan bir Bektaşi babasını ziyarete gitmiş. Bektaşi, o gün komşu bağdaki bir arkadaşım ziyarete gitmişmiş. O dönünceye kadar padişah bağın her tarafını dolaşmış.Bektaşi dönünce karşılıklı konuşmaya başlamışlar:- Erenler bağın maşallah çok büyük. Üzümünü ne yapıyorsunuz?- Müritlerle ve canlarla birlikte yeriz Sultanım.- Buradaki üzüm yemekle biter mi?- Yediğimiz kadarını yeriz, kalanını da, sıkıp fıçılara basar suyunu içeriz!- Peki ama, sıkılmış üzüm şarap olmaz mı?- Vallahi sultanım, biz üzümü sıkıp fıçılara basarız. Allah ne isterse o olur. Üst tarafına karışmak haddimize mi?