İstiklâl savaşının kritik zamanları. 0rdunun yiyecek ambarı Konya Vilâyeti. Konya hadisesi geceli iki aya yakın zaman olmuş. Vilâyete Askeri bir vali olan Galip Paşa tayin olmuş. Cepheden ordu için istenilen erzakı eşit parçalara ayırarak mahallelerden on gün zarfında hazırlattırılıp getirilmesi emredilmiş. Bu arada Sedirler Mahallesi'ne de on teneke sade yağ teslimi düşmüş. Mahalleli düşünceli bu kadar miktar yağı toplayıp getirmek oldukça bir mesele. İhtiyarlar aralarında toplanıp bir karara varıyorlar. Hacı Hasan Ağa'nın başkanlığında altı kişi valiye giderek yağ teneke miktarını biraz indirilmesini isteyecekler.Ertesi günü topluca Vilâyete gidiliyor. Altı kişi valinin kapısı önünde toplanıp sen gir, hayır sen daha evvel gir münakaşası yapılırken Hacı Hasan Ağa'nın önden girmesi kararlaştırılıyor. Kapıyı vurup içeriden "–giriniz" cevabı alınınca Hasan Ağa girip arkasından kapı kapanınca şaşırıyor. Fakat işi bozuntuya vermeyerek Galip Paşa'nın yüzüne bakıyor. Vali gür ve sert bir sesle:– Bel buraya, baba ne istiyorsun çabuk söyle ? Hacı Hasan Ağa zaten arkadaşlarının kendisini yalnız bırakmasından merali bozulmuş olduğundan valinin sert sorusu karşısında bu sefer yürüyüşü de unutup her tarafını bir titreme alıyor cevap veremiyor. Bu durumu karşısında Galip Paşa sorusuna aynı ses tonuyla tekrarlaması üzerine Zavallı Hacı Hasan Ağamız:– Paşa hazretleri bizim mahalleye on teneke sade yağ verilmesi emir buyurmuş sözünü söylemesiyle Galip Paşa durunu derhal kavrayıp her hangi bir tenzil teklifinde bulunulmaması için daha yüksek sesle; – Evet ne var, ne istiyorsun ? sözüne cevaben.– Paşam bu yağları Sızdıralım da mı verelim ?, yoksa sızdırmadan mı? demesi üzerine vali daha fazla yağ elde etmek amacı ile: – Tabii sızdırılarak verilirse daha fazla makbule geçer cevabını verir. Hacı Hasan Ağa – Baş üstüne, deyip odadan koridora çıkınca merdiven başında heyecanla bekleyen arkadaşları koşup etrafını alır.Onlara hitaben:– Ulan gidiler beni içeri sokup da neye arkamdan gelmediniz ?. Şimdi on teneke yağı sızdırarak teslim edin de aklınız başınıza gelsin, der.