Adı yağmur olanKara kuru bir gölgeninHışırtısı gibi.
Türbenin önündenKarşı kaldırımdan çocuklarMektepliler işçilerSavaş görmemiş babalarınınDuruşlarından mülhem olarakGeçiyordu günlerYani adı yağmurdu.
Divaneler yolundaAyasofya önündeDikilitaşta falanDolunay surlarınKırmızı ateş çiçeklerininVe at kestanelerininİçinden çıksaydıKalbim şah damarımMihrabımGeçiyordu günler.
İnce belliAdı yağmur olanPıt pıt yürüyen kaldırımlardaSesini derin kuyularda unutanSabahın erken saatlerindeVe akşamDivaneler yolunda kara kuruBir gölgenin hışırtısı gibiTutulmayanAdı yağmur olanGeçiyordu günler.
Yokuş aşağıKesme taşlıKüçük Ayasofya’ya inen caddeninMarmaraya sevdalanmış pencerelerindenTüllerin arasındanMavi deniz ve yıldızlı gökyüzününİnsanı kışkırtan baştan çıkartanMelankolisiyleYokuş aşağıKesme taşlı caddeden başlayarak.