Tarikata yeni girmiş Uluırmaklı Ahmet'e şeyhi, zikrin usullerini öğretmeye çalışır. Şeyh sekiz on arkadaşını ve Âhmedi her gün karşısına alıp zikir talimleri yaptırır:- Yandın Hocam! Yanalım Hocam!.. Yandım Hocam!.. Yanalım Hocam!..Diye öne ve arkaya sallanırken Hoca da teşvik eder:- Yan Ahmedim! Yanalım Ahmet!Bu sırada Uluırmaklının muzip arkadaşlarından biri Ahmet'in açık ensesinden yanar bir sigarayı bırakıverir.Ahmet, yandım..., yanalım..., derken birden fırlar:- Essahtan yandım, Hocam, Essahtan yandım!..