Ana sayfaya gitmek için tıklayın.
Online flash oyun listesine gitmek için Tıklayın.
Tek Sevgi forumuna gitmek için Tıklayın.
Tek Sevgi e-kitap listesine gitmek için Tıklayın.

  Üye Girişi
Oturum açın 
E-Posta
Şifre
 
 
Üye Olun
Şifremi unuttum
Bu sayfayı online sık kullanılan listenize ekleyin

  Ara - Bul

geri  FIKRA OKU yeniYeni Fıkra Gönderin
font1font2font3font4 İlk Önceki rastgele Sonraki En Son    TümüFıkralar
00000 16-01-2006
YARALADILAR KERTMENİ!

Yerli halktan mı, yoksa başka taraftan mı gelmiş, «Zünbül Arap» denilen, öyle bilinen biri varmış. (Zünbül Arap, eski Konyalılara göre: simsiyah demektir.) Bu adam, aynı zamanda «hovarda geçinen, oturak âlemlerinde fazlaca bulunan», aynı zamanda «azılı» sayılan biri imiş. Ondan dolayı da oturak âlemleri yüzünden çıkan kavgalarda eksik olmaz, dolayısıyla zaman zaman «hakim huzuruna» çıkartılırmış. O günlerde kendisi gibi hovarda geçinen «Kertmen» lâkabiyle anılan biri daha varmış, ki, ikisinin arası pek iyi gitmezmiş. Birgün Kertmeni -nerede ise- yaralamışlar. Yaralayanın kim olduğu ise belli değilmiş. Anlaşılan, gece karanlığında yolda filân olmuş. Bunun üzerine, ötedenberi araları iyi gitmiyen Araptan şüphe edilerek hakkında Kertmen tarafından ilgili makamlara şikâyette bulunulmuş. Polis veya jandarma,  Arabı yakalamış, tanzim edilen evrakla mahkemeye sevketmiş.
Halbuki, Arabın yaralama olayı ile hiç alâkası yokmuş. Ama, kimseye bunu kabul ettirememiş.
Nihayet mahkeme salonuna girip te Hakim:
— Ne o Arap? Yine mi geldin? deyince,
Zavallı, boynunu bükerek şöyle cevap vermiş:
- Yaraladılar Kertmeni
  Gine aldı dert beni!
  Suçum varsa Hakim bey
  Al bıçağı dürt beni!
diyerek, bu işte suçu olmadığını, fakat Kertmenle aralarının açık bulunmasından dolayı iftiraya uğradığını anlatmak istemiş.

İlk Önceki rastgele Sonraki En Son  fıkracı  
gonder 113 kişi okudu. gonder 0 kişi gönderdi. puanla Puan 
Tüm hakları saklıdır. Copyright 2007 © - C.A.O.
eXTReMe Tracker