Dört duvar arasında yalnız bir adam Sazının telinden dökülen hüzünlü ezgiler Dokunur yüreğine ta derinden, söylenen sözler Düşünür ve hesaplaşır kendisiyle Anasını düşünür o elleri nasırlaşmış haliyle. Şakaklarına kar yağmış, solmuş bedeniyle Gözü dolar geçmişi düşündükçe Ana kucağında onun hayallerini düşünür Hayattan hiçbir beklentisi olmayan, ölümü bekleyen Yavruları için çırpınır kocamış yüreğiyle. Hiç bitmeyecek evlat sevgisiyle. Ey benim kale gibi sağlam yürekli babam Sen ki yaşadın yaşanabilecekleri İçine dert olup damlayan acılara göğüs geren Yıllanmış şarap gibi değer kazanan Yavrularının gözünde erişilmez güç kaynağı Sığınılacak liman Sarılacak bir omuz Ve geçen bir ömür. Ağlama, sakın ağlama Yakışmaz sana ağlamak Yaşayacaksın. Belki bedbaht, bekli de mesut olacaksın Yaşanacak günlerin hayaliyle Sen hep güçlü olacaksın Yalnızlığı kalbine gömüp Yalan da olsa var olan hayata Sımsıkı sarılacaksın.